Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bilinmez

bilinmez

verb
C2 seviye
TR → EN
"bilinmez" kelimesinin İngilizcesi: occult, unknown, unknown. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneloccult
Genelunknown
Genelunknown

Görsel

Gizemli Kristal Mağarada Bilinmeze Açılan Efsanevi Yol ve Unutulmuş KeşifBilinmezliğe Açılan Gizemli Portalın Eşiğinde Yalnız Bir Siluet

Tanım

•sıfat, matematik: bilinmeyen

Atasözü & Deyim

“Başa gelmeyince bilinmez”
“Doğru bilinmeyince eğri bilinmez”
“Kader olmayınca kadir bilinmez”
“Para ile imanın kimde olduğu bilinmez”

Diğer Dillerde

occult
çekim: karşılaştırma okkulter · üstünlük am okkultesten
eş: dunkel, geheimnisvoll, magisch, mysteriös
köken: From Latin occultus.
Das ist ein echtes Mysterium. — İşte burası en bilinmez kısmı.
unknown, obscure, unfamiliar, strange
çekim: çoğul inconnus
eş: anonyme, étranger, ignoré, incognito, indéterminé, inexploré
köken: From in- + connu.
Âge non précisé. — Yaşı bilinmez.
Le hurling est un sport inconnu en dehors de l'Irlande.
unknown, undisclosed, unbeknownst · unfamiliar · uncharted, undiscovered
çekim: çoğul desconocidos
eş: ignorar, cambiar, irreconocible
zıt: conocido
köken: From desconocer + -ido.
Su edad es desconocida. — Yaşı bilinmez.
unknown (person)
çekim: çoğul carneadi
La sua età non è nota. — Yaşı bilinmez.
Rusçaнеизвестный, неведомый
Значение имени «Том Бомбадил» неизвестно. — Tom Bombadil’in ırkı bilinmez.
Arapçaتَنْجِيمِيَّة, غَامِض, غَوَامِض, مُبْهَم, مُتَغَيِّر, مَجْهُول
دون علم آنذاك، — O sırada benim için bilinmezdi,
Farsçaپنهان, رازآمیز, علوم خفیه, علوم غریبه, مجهول, مخفی /pin.ˈhaːn/
hidden, unseen, secret · covered, shrouded · occult
çekim: karşılaştırma پنهانتَر · üstünlük پنهانتَرین
zıt: پیدا
köken: From Middle Persian [Book Pahlavi needed] (PWN /⁠pad⁠/, “to, at, in, on”) + Middle Persian [Book Pahlavi needed] (nyhʾn' /⁠nihān⁠/, “concealment, secrecy”). originally a contraction of elements equivalent to New Persian به (be, “in”) + نهان (nehân, “hiding”), i.e. "in hiding".
aile: پنهان کردن, پنهان شدن
سالها این راز پنهان بود در قلب زمین[…]
زمین پنهان شد اندر موج باران، که از هر سو درآمد بی محابا.
Azericebilinməyən, məchul, naməlum
unknown · passive
çekim: karşılaştırma daha məchul · üstünlük ən məchul
köken: From Arabic مَجْهُول (majhūl).
aile: məchulluq
Kazakçaбеймәлім, белгісіз, мәлімсіз, оккультизм, оккульттық
unknown, obscure
köken: бей- (bei-) + мәлім (mälım).
Özbekçemajhul, nomaʼlum
unknown
çekim: karşılaştırma majhulroq · üstünlük eng majhul
köken: Borrowed from Arabic مَجْهُول (majhūl).
to cover, bedeck
çekim: geçmiş bedekten · ortaç bedekt · şimdiki bedekt · ulaç bedekkend
eş: afdekken
köken: From Middle Dutch bedecken, from Old Dutch bithekken, from Proto-West Germanic *biþakkjan, equivalent to be- + dekken. Cognate with English bethatch and English bedeck, German bedecken, Swedish betäcka.
aile: bedekking
Dat is een echt mysterie. — İşte burası en bilinmez kısmı.
Portekizcedesconhecido, ocultado, ocultar /des.kõ.ɲeˈsi.du/
unknown, strange · unfamiliar
çekim: çoğul desconhecidos
eş: incógnito
köken: From des- + conhecido.
Idade: Desconhecida. — Yaşı bilinmez.
Yunancaάγνωστος (eril) /ˈa.ɣno.stos/
unknown, strange
çekim: çoğul άγνωστοι · tamlayan αγνώστου
eş: ανέγνωρος
zıt: γνωστός
köken: Ιnherited from Ancient Greek ἄγνωστος (ágnōstos).
Αυτό είναι ένα πραγματικό μυστήριο. — İşte burası en bilinmez kısmı.
μνημείο του άγνωστου στρατιώτη
Japoncaオカルト, 不明な, 名無し, 掩蔽する, 未知, 未知の /o̞ka̠ɾɯ̟to̞/
occult · superstition
köken: From English occult.
編著者は不明。 — Bilinmezler alemini bilir.
オカルト研究会/オカ研
Korece무명(無名)의, 미지(未知)의, 불명(不明)의, 오컬트
나이는 알려져 있지 않다. — Yaşı bilinmez.
occult
çekim: karşılaştırma ockultare · üstünlük ockultast
köken: Borrowed from Latin occultus (“hidden”). Compare German okkult and French occulte.
aile: ockultism, ockultist
Okänt namn. — Adları bilinmez.
Lehçeniewiadoma, niewiadomy, nieznajomy, nieznany, okultyzm (dişil) /ɲɛ.vjaˈdɔ.ma/
if, unknown (uncertainty, possibility, condition, doubt, etc.) · unknown (variable (usually x, y, or z) whose value is to be found)
çekim: çoğul niewiadome · tamlayan niewiadomej
zıt: wiadoma
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *né Proto-Balto-Slavic *ne Proto-Slavic *ne Old Polish nie Old Polish nie- Polish nie- Proto-Indo-European *weyd- Proto-Indo-European *wóyde Proto-Balto-Slavic *waistei Proto-Slavic *vě̀děti Proto-Slavic *-omъ Proto-Slavic *vědomъ Old Polish wiadomy Polish wiadomy Polish niewiadomy Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Balto-Slavic *-āˀ…
To prawdziwa zagadka. — İşte burası en bilinmez kısmı.
Ukraynacaневідома, невідо́мий, незнайо́мий, незна́ний, оку́льтний
Це справжня загадка. — İşte burası en bilinmez kısmı.
Hintçeअख्यात, अजाना, अज्ञात, अनजान, अनजाना, तंत्र-मंत्र /əɡ.jɑːt̪/
anonymous, unrevealed, undisclosed, unidentified
köken: Borrowed from Sanskrit अज्ञात (ajñāta).
esoteric
çekim: karşılaştırma esoteerisempi · üstünlük esoteerisin
köken: Internationalism (see English esoteric), ultimately from Ancient Greek ἐσωτερικός (esōterikós) and adapted with the adjectival suffix + -inen.
aile: esoteerisesti, esoteerisuus
En tiedä itkisinkö vai nauraisinko. — Korosunun olup olmadığı bilinmez.
Çekçeesoterický, neznámá, neznámý, okultní, skrytý /ˈɛsotɛrɪt͡skiː/
esoteric
eş: esoterní, okultní, okultistický, esoterní, okultní, okultistický
To je skutečně záhada. — İşte burası en bilinmez kısmı.
Rumencenecunoscut, necunoscută, neștiut, obscur /ˌne.ku.nosˈkut/
unknown
köken: From ne- (“not”) + cunoscut, past participle of cunoaște (“to know”).
Vechimea ei este necunoscută. — Yaşı bilinmez.
Macarcaidegen, ismeretlen /ˈidɛɡɛn/
unknown, strange · foreign, alien · extraneous
çekim: karşılaştırma idegenebb · üstünlük legidegenebb
köken: Of unknown origin. First attested in 1295.
aile: idegenedik → elidegenedik, idegenít → elidegenít, idegenkedik, idegenség, idegen nyelv
Nevük ismeretlen. — Adları bilinmez.
İbraniceאוקולטיזם, לא נודע
על קורותיו לא ידוע הרבה. — Haklarında fazla şey bilinmez.
unknown, unacquainted, having been unknown. · ignored, having been ignored.
köken: Perfect passive participle of ignōrō (“not know”).
Dancaesoterisk, okkult, okkultisme, ubekendt, ukendt /esoteːrisk/
esoteric
zıt: eksoterisk
köken: From Ancient Greek ἐσωτερικός (esōterikós, “belonging to an inner circle”).
Alder ukendt. — Yaşı bilinmez.
Norveççeokkultere, skjult, ukjent
Den regnes ikke blant de mest kjente. — Bilinmezler alemini bilir.
Endonezceokultisme, tak diketahui
Tidak diketahui nasibnya sampai akhir cerita. — Kitabın sonuna kadar anlatıcının kimliği bilinmez.

Örnek Cümleler

Onun orijini bilinmez.
Its origin is unknown.
O çok önceden bilinmez.
She's very unpredictable.
Ne olabileceği bilinmez.
There is no knowing what may happen.
Yarın ne olacağı bilinmez.
There is no knowing what will happen tomorrow.
O, bilinmezlik içinde yaşadı.
He lived in obscurity.
Ölüm bilinmezlik ve gizemdir.
Sin is misery and death.
İşte burası en bilinmez kısmı.
This is a real mystery.
Korosunun olup olmadığı bilinmez.
It is not known whether he had a chorus.
Korosunun olup olmadığı bilinmez.
It is not known whether he had a chorus.
O gün bilinmez ama geri dönecek miyim?
Don't even know the day I'll ever return.
Lejyonun sembol ve cognomen'i bilinmez.
The legion's symbol and cognomen are unknown.
Bu klipte... ...bilinmez bir şey vardı.
Within that clip itself there was something unknown.
bilinmez ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod