basma

/basˈma/
noun
C2 seviye
TR → EN
"basma" kelimesinin İngilizcesi: calico, chintz, impression, print, printing. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcalico
Genelchintz
Genelimpression
Genelprint
Genelprinting

Görsel

Sanatsal siyah beyaz tonlamada para basma makinesi ve detaylı iç mekanizmaHavuçlu Bezelyeli ve Taze Kişnişli Baharatlı Basmati Pilavı TarifiTavuklu Sebzeli Basmati Pilavı: Besleyici ve Pratik Akşam YemeğiTavuklu Sebzeli Basmati Pilavı: Kişnişli Asya Usulü Sıcak Yemek Tabağı

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)basmayı
Çoğul (-ler)basmalar

Tanım

•isim: Basmak işi; tabetme
•Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler; matbua
•İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun
•Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş
•sıfat: Bu kumaştan yapılan
•jeoloji: Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı

Atasözü & Deyim

“Yerdeki yüze basılmaz (kimse basmaz)”

Diğer Dillerde

imprint, impression (the mark left behind by pressing on or printing something); print (of e.g. a finger)
çekim: çoğul Abdrücke · tamlayan Abdruckes
köken: ab- + Druck
aile: Fingerabdruck, Fußabdruck, Stempelabdruck
Knopf drücken — Basma Düğmesi
Fransızcaempreinte, estampe, impression, imprimé, imprimer (dişil) /ɑ̃.pʁɛ̃t/
imprint (any visible mark caused by pressure)
çekim: çoğul empreintes
köken: See the verb empreindre
aile: empreinte carbonique, empreinte digitale, empreinte écologique
PushButton — Basma Düğmesi
dated form of imprimir
çekim: geçmiş emprimí · ortaç emprimido · şimdiki emprime
Botón — Basma Düğmesi
appearance, look
çekim: çoğul apparenze
eş: aspetto, esteriorità, figura, finzione, forma, immagine
köken: From Latin apparentia. By surface analysis, apparire + -enza
(BG) Al. — (Al basması.
Rusçaнабивной ситец
Не нажимайте не на ту кнопку. — Yanlış düğmeye basmayın.
Arapçaأَثَر, اِنْطِبَاع, تَأْثِير, تَقْلِيد, طَبَعَ
زر دفع — Basma Düğmesi
Farsçaچاپ زدن, چاپ کردن /t͡ʃaːp kar.ˈdan/
to print
çekim: geçmiş چاپ کرد · ortaç چاپ کرده · şimdiki چاپ میکند · ulaç چاپ کننده
to press, push · to defeat · to run over, hit
çekim: geçmiş basmış · ortaç basmış · şimdiki basır
köken: From Proto-Turkic *bas- (“to press”). Cognate with Turkish basmak (“to press, print”).
aile: ayaq basmaq, basabas, basdırılmaq, basdırmaq, basılmaz, basılmaq, basqın, basmaxanaçı, basmaxana, basma
Düyməni bas, işıq yansın.
Yuxu məni basdı.
Müstəqillikdən sonra sələmçi qruplar yağışdan sonra göbələk kimi ölkəni basıb.
Kazakçaәсер, басу, басып шығару, эстамп
effect, influence
çekim: çoğul әсерлер · tamlayan әсердің
köken: From Persian اثر, from Arabic أَثَر (ʔaṯar).
aile: әсерлеу, әсерлі, әсерлілік, әсерсіз, әсершіл
Özbekçeasar, bosmoq, chop etmoq, nashr etmoq, taassurot
work of art
çekim: çoğul asarlar
köken: Borrowed from Arabic أَثَر (ʔaṯar) or its plural آثَار (ʔāṯār).
Tatarcaбастырырга, тәэсир
influence
köken: Ultimately from Arabic تَأْثِير (taʔṯīr).
Felemenkçeafdruk, afdrukken, deuk, drukken, impressie, in drukletters schrijven (eril) /ˈɑvdrʏk/
print (something printed with a printer or printing press) · impression, print (relief or other result from applying pressure)
çekim: çoğul afdrukken
köken: Deverbal from afdrukken and compound of af + druk.
aile: kleurenafdruk, schermafdruk, voetafdruk
Drukknop — Basma Düğmesi
Portekizceimitação, impressão (dişil) /i.mi.taˈsɐ̃w̃/
imitation (act of imitating) · imitation; mock; copy
çekim: çoğul imitações
köken: Learned borrowing from Latin imitātiōnem. By surface analysis, imitar + -ção.
PushButton — Basma Düğmesi
Yunancaεντύπωση (dişil) /enˈdiposi/
impression, feeling about something
çekim: çoğul εντυπώσεις · tamlayan εντύπωσης
köken: From Hellenistic Koine Greek ἐντύπωσις (entúpōsis) + suffix -ση (-si).
aile: εντυπωσιάζω
Κοιμήσεως -- η Κοίμηση Δ.δ. — Evre I- Uyku basması.
Japonca印刷する, 印象 /ĩɰ̃ɕo̞ː/
impression
çekim: geçmiş 印象した
aile: 印象主義, 印象付ける, 印象広告, 印象強い, 印象批評, 印象描写, 印象派, 第一印象, 印象深い, 印象的
この時はボタンを押さない。 — Ve artık düğmeye basmaz.
印象を与える
Korece인상, 인쇄하다 /insʰa̠ŋ/
impression
köken: Sino-Korean word from 印象.
심장은 더이상 뛰지 않는다. — Ve artık düğmeye basmaz.
an impression, an imprint (in a soft surface, or for example a fingerprint) · an impact (on something) · an impression
çekim: çoğul avtrycks · tamlayan avtrycks
aile: fingeravtryck, fotavtryck, tumavtryck
Tryckknapp — Basma Düğmesi
Lehçedrukować, imitacja, impresja, odbitka, odcisk, pisać drukowanymi literami /druˈkɔ.vat͡ɕ/
to print (to produce one or more copies of a text or image on a surface, especially by machine) · to print (to publish in a book, newspaper, etc.)
çekim: geçmiş drukowano · şimdiki drukuje
köken: Adapted borrowing of German drucken + -ować, from Middle High German drucken, from Old High German drucchen, from Proto-West Germanic *þrukkijan, from Proto-Germanic *þrukkijaną (“to press”). By surface analysis, druk + -ować.
aile: drukowany, drukarka, drukarnia, drukarz, dodrukować, dodrukowywać, nadrukować, nadrukowywać, poddrukować, poddrukowywać
Nie ukrywaj komunikatów diagnostycznych — Hata Ayıklama Çıktısını Basma
Ukraynacaвідби́ток, вра́ження, друк, друкува́ти, надрукува́ти /druk/
print · printing · press
çekim: tamlayan дру́ку
köken: From German Druck.
Кнопка — Basma Düğmesi
effect, influence, impact · sign, trace, vestige
çekim: çoğul असरों
köken: Borrowed from Classical Persian اثر (asar), from Arabic أَثَر (ʔaṯar).
aile: असरदार, बेअसर
उसके पीठ पे लगने से कोई असर नहीं पड़ा।
Finceaistimus, elokuvakopio, imitointi, jälki, käsitys, kopio /ˈɑi̯stimus/
sensation, perception (that which has been perceived through the senses)
çekim: çoğul aistimukset · tamlayan aistimuksen
köken: aistia (“to sense, perceive”) + -mus
aile: hajuaistimus, harha-aistimus, kipuaistimus, kuuloaistimus, lämpöaistimus, makuaistimus, näköaistimus, tasapainoaistimus, tuntoaistimus, väriaistimus
Painike — Basma Düğmesi
Çekçedojem, tisknout (eril) /ˈdojɛm/
impression
çekim: çoğul dojmy · tamlayan dojmu
eş: domněnka, pocit, zdání
köken: Deverbal from dojmout.
Posunul bych čárku doprava. — Basmağı sağa kaydıracağım
udělat dojem na
vyvolat dojem
Dceřin přítel na nás udělal dojem.
appearance
çekim: çoğul aparențe · tamlayan aparențe
köken: Borrowed from French apparence.
Nu suprima ieșirea de depanare — Hata Ayıklama Çıktısını Basma
Macarcabenyomás, benyomat, betű, kiad, kiír, kópia /ˈbɛɲomaːʃ/
verbal noun of benyom: pushing in (the act of forcing something into something else)
çekim: çoğul benyomások
köken: benyom + -ás
Nem szabad semmilyen gombot sem megnyomni. — Ve artık düğmeye basmaz.
a kuplung benyomása nélkül
İbraniceהדפיס, הִדְפִּיס, חִקּוּי, רושם, רֹשֶׁם
to print
çekim: geçmiş הִדְפַּסְתָּ
האם אלחץ על הכפתור? — Ve artık düğmeye basmaz.
Latinceimprimō
Dancaindtryk, printe, udskrive
impression
çekim: çoğul indtrykkene · tamlayan indtryks
köken: ind (“in”) + tryk (“press”)
aile: førstehåndsindtryk
TrykKnap — Basma Düğmesi
Mit indtryk er, at han ikke syntes godt om planen.
Mit hoved er træt af alle de indtryk.
Han, fordi hun var, som hun var, og hun, fordi indtrykkene havde blæst hende omkuld. Aldrig havde hun oplevet noget lignende.
Norveççeavtrykk, inntrykk, trykke
Byene måtte også inn å betale sin del. — Kentin kendi parasını basma hakkı vardı.

Etimoloji

From Ottoman Turkish باصمه (basma), verbal noun of basmak (“to print, press”).

Deyimler

Örnek Cümleler

Basmane Garı
İzmir Basmane Terminal
O tuşa basma!
Do not push that button.
Kafama basma.
Don't step on my head.
Çamura basma.
Don't step in the mud.
Basma Düğmesi
PushButton
Bunu basmayın.
Don't press it.
Basmacı İsyanı
Basmachi revolt
Damarıma basma.
Stop busting my balls.
O düğmeye basma.
Don't push that button.
Kırık cama basma.
Don't step on the broken glass.
Çimlere basmayın.
Keep off the grass.
Çimlere basmayın!
Keep off the grass!
basma ile daha fazla örnek cümle →

Birleşik Kelimeler

basmahanebasma kalıbıbasmakalıpbasmayazıakbasmaalbasmaemme basma tulumbapara basmataban basmadeniz basmasıkırk basmasıtaş basması