squeak

/skwiːk/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"squeak" kelimesinin Türkçesi: cırlamak, cırlama, cırlatmak, gıcırdatmak, cırlama. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcırlamak
Genelcırlama
Genelcırlatmak
Genelgıcırdatmak
Genelcırlama
Genelcıyaklama
Genelgıcırdama
Genelciyak ciyak bağırma
Genelgıcırdamak (kapı
Genelmenteşe veya ayakkabı)
Genel(argo) sırrı açıklayarak ihanet etmek
Genelciyak ciyak bağırmak
Genelgıcırdama. squeak through zar zor başarabilmek. narrow squeak (k. dili) tehlikeyi güçbela atlatma
Genel(colloq.) paçayı sıyırma.

Tanım

•make a high-pitched, screeching noise
•something achieved (or escaped) by a narrow margin

Diğer Dillerde

AlmancaGequieke, Gequietsche, knarren, Knarren, piepsen, Piepsen
İtalyancasquittio, squittire
Rusçaписк, пища́ть, скрип
Arapçaصَرَّ, صَرِير
Felemenkçepiepen
Portekizceguinchar, guincho
Japoncaチューチュー
İsveççegola, pip, pipa
Lehçepisk, piszczeć
Macarcabeköp, köp
Latincedēsticō
Vietnamcachít chít
Bulgarcaдоноснича, пискам, писък, скърцам
Katalancaxerric
Galiçyacacantar (an axletree), chirlar, rechiar, renxer
Galcegwichian
İrlandacagíog
Tagalogcairit
Tamilceகீச்சிடு, கீச்சு, சொல்
Yidişקװיטשען

Etimoloji

An allusion to the newspaper cartoon strip Pip, Squeak and Wilfred.

Kelime Ailesi

batsqueak
bubble and squeak
pip-squeak
squeak by
squeak out
squeak through
squeaker
squeakery
squeakingly
squeakish
squeakless
squeakproof
squeakquel
squeaky
unsqueaking
until the pips squeak

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Fare ciyaklar.
The mouse squeaks.
Şunlara bak.....
(Video) Diver 1: (In squeaky voice) Look at those ...
[Gitarlar tizleşiyor]
[Guitars squeakier]
Ayakkabılarım gıcırdıyor.
My shoes squeak.
Yeni ayakkabılarım gıcırdıyor.
My new shoes squeak.
Ağlamayan çocuğa meme verilmez.
The squeaky wheel gets the grease.
Tom'un ayakkabıları gıcırdıyor.
Tom has squeaky shoes.
Çıt çıkarmadan burada bekleyin!
Not a squeak out of you. Just stand there!
Kapının gıcırdaması sinirimi bozuyor.
The squeaking of the door gets on my nerves.
Köpekler gıcırtılı oyuncakları sever.
Dogs like squeaky toys.
Sesimin cırlama sesi olduğunu söylüyor.
Now he says I make squeaking sounds.
Jüri üyelerinden biri squeaked bir kalem vardı.
One of the jurors had a pencil that squeaked.