close call
/kləʊskɔːl/
EN → TR
Tanım
•something achieved (or escaped) by a narrow margin
Diğer Dillerde
Almancabrenzlige Lage, brenzlige Situation, knapp davongekommen
İspanyolcaescapada de milagro, escapatoria que estuvo demasiado cerca, escape por los pelos, salvada de milagro, salvamiento después de estar a punto de perder a
Rusçaна волосок от
Portekizceescapar por um triz
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Yanından geçtik.
It was a close call.
Kıl payı kurtuldu.
That was a close call.
O yakın bir çağrıydı.
It was a close call.
Kıl payı kurtulmuşsunuz.
That must have been a close call.
Kıl payıyla atlatılmıştı.
It was a pretty close call.
O oldukça zor bir karardı.
It was a pretty close call.
Kıl payı kurtuldun. Neredeyse ölüyordun.
You had a close call. You nearly died.
Seni ve uçakta yanında bulunan arkadaşlarını görüyorum.
No, we're on the third -- Okay. Close call. Sorry about that.
Küçük kız gölde boğulmaktan neredeyse kıl payı kurtuldu.
It was a close call when the little girl almost drowned in the lake.
Sürücü kediye çarpmamak için yoldan çıktığında, kıl payı kurtuldu dedi.
When the bus swerved to miss a cat, the driver said, "That was a close call."