pinnacle
/ˈpɪnəkəl/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"pinnacle" kelimesinin Türkçesi: zirve, doruk, tepe, (mim.) bina ve duvar üzerine süs için yapılan sivri tepeli kule, en yüksek nokta veya devir. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelzirve
Geneldoruk
Geneltepe
Genel(mim.) bina ve duvar üzerine süs için yapılan sivri tepeli kule
Genelen yüksek nokta veya devir
Genelsivri tepeli kule yapmak
Genelen yüksek noktaya ulaştırmak.
Görsel




Tanım
•a lofty peak
•raise on or as if on a pinnacle
Diğer Dillerde
AlmancaFelsnadel, Felsturm, Fiale, Gipfel, Höhepunkt, Pinakel
İspanyolcaápice, cumbre, pico, pináculo
Rusçaверши́на, вы́сшая то́чка, остроконе́чная скала́, пик
Arapçaقِمَّة, يضع شيء على قمة عالية
Yunancaκορωνίδα, πτερύγιο
İsveççefial
Finceasettaa huipulle, fiaali, huippu, huippuhetki, huippukohta, kalliopaasi
Çekçe(absolutní) špička, špice, špička, vrchol, vrcholek
Dancafiale
Bulgarcaвръх, връхна точка, шпиц
Galcebrig, copa, crib, pinacl, uchafbwynt
Ermeniceգագաթնակետ
Gürcüceმწვერვალი
Tagalogcakarurukan
Malaycapuncak
Sanskritçeशिरस्
Etimoloji
From Middle English, borrowed from Old French pinacle, pinnacle, from Late Latin pinnāculum (“a peak, pinnacle”), from Latin pinna (“a pinnacle”); see pin. Doublet of panache.
Kelime Ailesi
Pinnacle Swamp
The Pinnacles
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
En yüksek ufukta.
And reached the highest pinnacle.
En yüksek ufuktadır o.
And reached the highest pinnacle.
O, en yüksek ufukta idi.
And reached the highest pinnacle.
Kendisi yüksek ufukta iken.
And reached the highest pinnacle.
O, en yüksek bir ufuktaydı.
And reached the highest pinnacle.
Ve o, en yüce tanyerindeydi.
And reached the highest pinnacle.
Kendisi en yüksek ufukta iken.
And reached the highest pinnacle.
Biz, evrimin doruk noktası değiliz.
We are not the pinnacle of evolution.
Yeni dalın en üstünde T57 ağır tankı bulunur.
The pinnacle of the new branch is the T57 heavy tank.
Eğitimin doruk noktası da üniversiteye girmek.
And probably the pinnacle for education is getting you to college.
Bu rassallık bir kuantum fenomenidir. (bkz: Fonon).
This temple has a gold pinnacle (Gajur).
Astronotlar uzaya çıkarak ayrılığın zirvesini yaşadılar.
And the astronauts went up and experienced the pinnacle of separation.