acme

/ˈæk.mi/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"acme" kelimesinin Türkçesi: doruk, zirve, kriz., olgunluk zirvesi, (Tıb) buhran. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldoruk
Genelzirve
Genelkriz.
Genelolgunluk zirvesi
Genel(Tıb) buhran

Görsel

Buzul Çatlakları ve Karlı Dorukların Buluştuğu Sulu Boya Dağ ManzarasıGüneşin Doruklardan Süzüldüğü Yemyeşil Dağların Büyüleyici ManzarasıKayalık dorukta dağ manzarası - alp zirvesi

Tanım

•the highest point (of something)

Diğer Dillerde

AlmancaBlüte des Lebens, Gipfel, Höhepunkt
Fransızcaforce de l'âge
Felemenkçehoogtepunt
Yunancaαπόγειο
İsveççehöjdpunkt, kulm, kulmen
Ukraynacaапоге́й, кульмінація, пік
Çekçešpička, vrchol
Bulgarcaвръхна точка, разцвет
İzlandacahápunktur
Sanskritçeशिरस्

Etimoloji

Directly borrowed from Ancient Greek ἀκμή (akmḗ, “point, high point”).

Kelime Ailesi

acmatic
acmic
synacme

Örnek Cümleler

Acme Co.
Acme Co.
Acme Sundry Products Company
Acme Sundry Products Company
ACME v2 ve wildcard sertifika desteği bulunmaktadır.
"ACME v2 and Wildcard Certificate Support is Live".
Ünlü bir Akmeist şair olan Vladimir Narbut'un erkek kardeşiydi.
He was a brother of a noted Acmeist poet Vladimir Narbut.
Kariyerinin zirvesindeyken, bir skandal onun çöküşüne neden oldu.
When he was at the acme of his career, a scandal brought about his downfall.
28 Ocak 2015'te ACME protokolü resmi olarak standartlaştırılması için IETF'ye gönderilmiştir.
On January 28, 2015, the ACME protocol was officially submitted to the IETF for standardisation.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.
It's where the coyote sat his ass down in a slingshot and he strapped himself to an Acme rocket.