linger

/ˈlɪŋɡə/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"linger" kelimesinin Türkçesi: gecikerek., gitmemek, gecikmek, ayrılamamak, oyalanmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgecikerek.
Genelgitmemek
Genelgecikmek
Genelayrılamamak
Geneloyalanmak
Geneloyalanmak
Geneldurmak
Genelkolay kolay geçmemek
Genelyavaş yavaş gitmek. lingeringly ayrılmayarak
Genelkolayca ölmemek
Genelgitme vaktini uzatmak
Geneluzun zaman can çekişmek

Tanım

•to hang about in a place beyond the proper or usual time

Diğer Dillerde

Fransızcaperdurer, persister, rester, s'éteindre, s'incruster, s'installer
Rusçaанализировать, заде́рживаться, обдумывать, протя́гивать, размышлять
Kazakçaкідіру
Portekizceficar
İsveççebestå, dröja kvar, fortleva, leva kvar, släntra, söla
Çekçepřežívat, prodlévat, promýšlet si, uvažovat, zdržovat se
Macarcaidőzik, marad
İbraniceהִתְמַהְמֵהַּ, הִתְעַכֵּב
Latincecunctor, moror, sedeō
Norveççedvele
Bulgarcaзадържам се, заседявам се, обмислям
Katalancadurar, perviure, romandre, rumiar
Esperantoresti
Makedoncaо́бмисли, про́мисли, ра́змисли, се вле́чка, се за́држи, се за́седи

Kelime Ailesi

linger on
linger out
lingerer
lingering
lingerly
lingersome
outlinger
overlinger

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Doğrusal Hareket Ettir
Linger after solving
Fadıl bölgede oyalanmadı.
Fadil didn't linger in the area.
Hadislere (sözlere) dalmayın.
Linger not for conversation.
İçinizde ağır davrananlar var.
There is certainly among you he who would linger behind (from fighting in Allah's Cause).
İddiaların arkası kesilmiyordu.
They lingered behind.
Öyle bir çağrıyı da beklemeyin.
Do not linger until a meal is ready.
Bir şarabın kalıcı bitişi uzar.
The lingering finish of a wine will lengthen.
Fakat çağırıldığınız vakit girin.
Do not linger until a meal is ready.
Çok oyalanma, Seninle başlayacağım.
Don't linger for so long, I shall start to like you.
Korona virüsü havada asılı kalmıyor.
The coronavirus is not lingering in the air.
Ancak davet edildiğiniz vakit girin.
Do not linger in idle talk.
Niçin oyalanıyorsun? Acele et ve git.
What are you lingering for? Hurry up and go.