lingering
3 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•the act of tarrying
Diğer Dillerde
Etimoloji
Etymology tree English linger Proto-Germanic *-ungō Old English -ung Middle English -ynge English -ing English lingering From linger + -ing.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
tarriance
Örnek Cümleler
Bir şarabın kalıcı bitişi uzar.
The lingering finish of a wine will lengthen.
Korona virüsü havada asılı kalmıyor.
The coronavirus is not lingering in the air.
Niçin oyalanıyorsun? Acele et ve git.
What are you lingering for? Hurry up and go.
Ama sen nasılsa iki türün arasındasın.
But you're lingering in between the two.
Aralarındaki gerginlik artık sona ermiştir.
This did not end the lingering tensions between them.
Fakat bu durumun etkileri halen devam ediyor.
The after affects are still lingering in the country, however.
Çünkü böyle davranmanız Peygamber'i rahatsız eder.
And when you have eaten, disperse, without lingering for conversation.
Ama keşke bugün düşünmek zorunda olmadan biraz dinlenebilseydim.
But today, I want to just rest without any lingering thoughts.
Romanya, Securitate'ın bir türlü silinmeyen gölgesiyle uğraşıyor
Romania confronts Securitate's lingering shadow
BH'de devam eden mayın sorunu güvenliği ve kalkınmayı baltalıyor
Lingering landmine problem hinders safety, development in BiH
Yemeği yedikten sonra ayrılıp dağılın. Hadislere (sözlere) dalmayın.
And when you have eaten, disperse, without lingering for conversation.
Bu haliniz Peygamber'i üzüyor, o da size bir şey söylemeye çekiniyordu.
And when you have eaten, disperse, without lingering for conversation.