conceive
/kənˈsiːv/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"conceive" kelimesinin Türkçesi: tasarlamak, anlamak, kavramak, yaratmak, tasavvur etmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltasarlamak
Genelanlamak
Genelkavramak
Genelyaratmak
Geneltasavvur etmek
Genelidrak etmek
Genelaklına gelmek
Genelizah etmek. conceive of kavramak
Geneltasarlamak. (I.) have conceived a dislike for him. Ona karşı içimde bir nefret uyandı.
Genelgebe kalmak
Tanım
•become pregnant; undergo conception
Diğer Dillerde
Almancaempfangen, erdenken, ersinnen, konzipieren, schwanger werden, verstehen
Fransızcaconcevoir, tomber enceinte
İspanyolcaconcebir
İtalyancaconcepire, ideare, sviluppare
Rusçaбере́менеть, забере́менеть, замышлять, зача́ть, понима́ть
Arapçaحَبِلَ, خَرَجَ بِ
Portekizcecompreender, conceber
Yunancaαντιλαμβάνομαι, διανοούμαι, εννοώ, καταλαβαίνω, μένω έγκυος, συλλαμβάνω
Ukraynacaзавагі́тніти, заду́мувати, розумі́ти
Fincekehitellä, suunnitella, tulla raskaaksi, ymmärtää
Macarcaelgondol, elképzel, kiagyal, kieszel, kigondol, kitalál
Latinceconcipiō, imaginor, teneo
Dancaforstå, undfange
Norveççeunnfange
Bulgarcaзабремене́я, забременя́вам, замислям, разбирам, схващам
Slovencezanositi
Estoncakäsitama, rasestuma
Katalancaconcebre
Galiçyacaargallar
Galcebeichiogi
Tagalogcamaglihi
Esperantogravediĝi, koncepti, koncipi
Etimoloji
From Middle English conceyven, from Old French concevoir, conceveir, from Latin concipiō, concipere (“to devise, to conceive”).
Kelime Ailesi
conceivability
conceivable
conceiver
foreconceive
malconceived
misconceive
nonconceiving
preconceive
reconceive
unconceived
unconceiving
Örnek Cümleler
Uçağı kavrardım.
I conceived the kind of airplane.
Onlardan bir korku duydu.
Then he conceived a fear of them.
Parley isminin tasarlanması
Conceived the name Parley
(Ölümlü adam inanmamalı...).
"Man cannot conceive...")
Tiflis ve Şirvan fethedildi.
Nicely conceived and beautifully executed.
Onsuz yaşamayı düşünemiyorum.
I can't conceive of living without him.
Daha fazlasını idrak edemezsin.
You cannot conceive more than that.
Sigara içerken planı tasarladım.
I conceived of the plan while I was smoking.
Böylece Persil Power tasarlandı.
Thus, Persil Power was conceived.
Bulan, bulunan, bulucu demektir.
The moon (Ayyur) was conceived as being masculine.
Ben bunu bu şekilde düşünmüyorum.
I don't conceive of it that way.
Derken onlardan korkmaya başladı.
Then he conceived a fear of them.