blaze

/bleɪz/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"blaze" kelimesinin Türkçesi: aydınlık, alevlendirmek, alevlenme, ateş, akıtma. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelaydınlık
Genelalevlendirmek
Genelalevlenme
Genelateş
Genelakıtma
Genelparlaklık
Genelalev
Genelherhangi bir işi hararetle devam ettirmek. Go to blazes! Cehenneme git ! Defol !
Genelyolun kolayca bulunması için ağaçların gövdelerine kazılan işaret
Genelatın alnındaki beyaz işaret
Genelbüyük alev
Genel(argo) cehennem
Genelsaçmak (ışık)
Genelilân etmek
Genelağaçların gövdesine işaret koymak suretiyle yol göstermek.blaze away ateş etmeye devam etmek

Görsel

Stadyumda aydınlık sahada beyzbol turnuvasıAy'ın yüzeyi, yarım aydınlıkKütüphane rafları içinde aydınlık kitap düzeniBonsai süslemeli restoran iç mekanı - aydınlık

Tanım

•a light-colored marking
•indicate by marking trees with blazes

Diğer Dillerde

Rusçaого́нь, пла́мя, полыха́ть, пыла́ть, сверка́ть, сия́ть
Arapçaسَعِيرَا
Portekizcebrilhar, labareda
Japonca火炎
İsveççe(ljusan) låga, bläs, brinna, eld, skina, stråla
Ukraynacaпо́лум'я
Macarcacsillag, hóka, lángol
Endonezcekobaran
Bulgarcaбуен огън, пламтя, пробивам път, светя, сияя, ярък пламък
Letoncaliesmot
Galiçyacaalfa, lapa, laparada
İrlandacalas
İzlandacabál, eldsvoði
Esperantobrulego, incendio
Pencapçaਫੁੱਲੀ
Marathiceआगीचा डोंब, प्रखर उजेड
Oksitancaafogament, embrasament, flambada

Etimoloji

] A 1639 borrowing, perhaps from Dutch bles or Middle Low German blesse, bles, ultimately from Proto-West Germanic *blasī, from Proto-Germanic *blasį̄, from *blasaz (“white, pale (of animals)”) + *-į̄ (forming nouns), from Proto-Indo-European *bʰel- (“shiny, white”). Cognate with German Blesse, Swedish bläs. The verb is from the noun.

Kelime Ailesi

ablaze
blazar
blaze of glory
blaze orange
blaze-up
blazeless
blazen
blazer
blazy
emblaze
imblaze
outblaze
reblaze
rekern
upblaze

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom yangında yandı.
Tom died in the blaze.
Max Blazejak@ info: credit
Max Blazejak
Yangında yaralanan olmadı.
The blaze caused no injuries.
Yangında yirmi kişi can verdi.
Twenty people perished in the blaze.
Tom'un öfkesi aniden alevlendi.
Tom's anger blazed out suddenly.
Tom'un gözleri öfke ile parlıyordu.
Tom's eyes blazed with anger.
Güneş vahşi bir renk aleviyle batıyor.
The sun goes down in a wild blaze of color.
İtfaiyeciler yangını hemen söndürdüler.
The firemen quickly extinguished the blaze.
Miroslav "Ciro" Blazeviç. [Getty Images]
Miroslav "Ciro" Blazevic. [Getty Images]
Herkes bir kahramanın yaptığını yapabilir.
We're heroes too Everyone can blaze a hero's trail
Ţimdi tam zamaný Ţimdi elini taţýn altýna koy,
So I take my time, grind it up and break it, roll it up so fine, light it up and blaze it.
İsrail Blazer ERA ile kaplı M60A1 Patton tankı.
M60A1 Patton tank with Israeli Blazer ERA.