Ana içeriğe geç
Sözlük
/
glare

glare

/ɡlɛə/1 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"glare" kelimesinin Türkçesi: düz, parlak, parıltı, yiyecekmiş gibi bakmak, dik dik bakmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldüz
Genelparlak
Genelparıltı
Genelyiyecekmiş gibi bakmak
Geneldik dik bakmak
Genelateş püsküren gözlerle bakmak
Geneldik dik bakış fırlatmak
Genelgöz kamaştırıcı ışık
Genelsahte ihtişam
Genelkeskin ve düşmanca bakış
Genelgöz kamaştıracak surette parlamak
Genelşeffaf. glare ice düz ve parlak buz.
Genelçok parlak olmak (renk)
Genelgöze çarpmak

Görsel

Açık Kitap ve Doğa Manzaralarıyla Huzurlu Çalışma Masası DüzeniABD Tarım Bakanlığı'nda Yüksek Düzeyde Resmi İstişare ToplantısıAçık Mavi Ahşap Saklama Kutusu ve Masa Üstü Düzenleme AksesuarlarıABD Tarım Bakanlığı ve Texas Valiliği Ortak Basın Toplantısı Düzenledi

Tanım

a focus of public attention
shine intensely

Atasözü & Deyim

Danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış
Eğri düzü beğenmez, bu da bizi beğenmez
Gündüzün mum yakan geceleyin bulamaz

Etimoloji

From Middle English glaren, from Old English *glærian, from Proto-West Germanic *glarōn. Cognate with dialectal Middle Dutch glariën (“to glisten; sparkle”), Low German glaren (“to shine brightly; glow; burn”), Middle High German glaren (“to shine brightly”). Related to glower, glass.

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Güneş parıltısı:
Glare of Sun:
Çok parıltı var.
There's a lot of glare.
Tom sadece baktı.
Tom just glared.
Güneş parıldaması
Sun Glare
O ona dik dik baktı.
She glared at him.
Sakar ve dağınıktır.
Glare and disruption.
Kadın bize dik dik baktı.
The woman glared at us.
Tom Mary'ye tekrar baktı.
Tom glared back at Mary.
Tom onlara ters ters baktı.
Tom glared at them.
Güneş bugün güçlü parlıyor.
The sun's glare is strong today.
Sami, Leyla'ya dik dik bakıyordu.
Sami glared at Layla.
Tom kin ve nefretle Mary'ye baktı.
Tom glared at Mary with hatred and disgust.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod