Ana içeriğe geç
Sözlük
/
blatant

blatant

/ˈbleɪtənt/2 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"blatant" kelimesinin Türkçesi: bödüren, kaba, açık, bariz, aşikâr.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbödüren
Genelkaba
Genelaçık
Genelbariz
Genelaşikâr.
Genelyüksek sesle bağıran

Tanım

conspicuously and offensively loud; given to vehement outcry

Örnek Cümleler

Bu bariz bir yalan.
That's a blatant lie.
Çok kaba, çok aşırı.
This is so blatant, so extreme.
Son bir buçuk iki yıldır açıkça yalan söyledik.
"No country in Europe has been so blatant.
Bu halkın parasını çarçur etmekten başka bir şey değil.
It's a blatant misuse of public money.
Tom'u ikna ederek kendi tarafına çekmek bariz bir girişimdi.
It was a blatant attempt to win Tom over.
İşyerinizin kapandığı konusunda nasıl böyle bir yalan söyleyebilirsiniz?
How could you blatantly lie like this when your business has been suspended.
Daha az bariz durumlarda, çoğunlukla devam eden bir uzlaşma şekli vardır.
In less blatant cases, there's still a kind of negotiation that often goes on.
Bana göz göre göre yalan söylemeyi sürdürürken benden doğru sözlü olmamı bekleme.
Don't expect me to be truthful when you keep lying to me so blatantly.
Miloseviç, "açıkça bir yalan" olarak nitelendirdiği Clark'ın ifadesini de yalanladı.
He dismissed Clark's testimony, calling it a "blatant lie".
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod