arouse

/əˈɹaʊz/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"arouse" kelimesinin Türkçesi: uyandırmak, canlandırmak, ayaklandırmak, kaldırmak, uyanmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneluyandırmak
Genelcanlandırmak
Genelayaklandırmak
Genelkaldırmak
Geneluyanmak
Genelcanlanmak
Genelcanlandırma.
Genelgözünü açmak. arousal uyandırma
Geneltahrik etmek
Genelharekete geçirmek
Genelharekete geçmek

Görsel

Uyuyanları uyandırmak, uyanık kalmaya cesaret edemeyenleri rahatsız eder.

Tanım

•to evoke sexual feelings

Diğer Dillerde

Fransızcaémoustiller, exciter
Rusçaвозбуди́ть, возбужда́ть, вы́звать, вызыва́ть, пробуди́ть, пробужда́ть
Felemenkçeopwekken, opwinden
Portekizcearreitar, provocar
Japonca興奮する
Korece자극하다
Macarcaébreszt, felébreszt, felizgat, felkelt, izgalomba hoz, kelt
Norveççetenne
Katalancadesvetllar
İrlandacamúscail, spreag
Ermeniceգրգռել
Gürcüceაღგზნება
Esperantoamorveki
Sanskritçeबोधयति

Etimoloji

Etymology tree English a- English rouse English arouse From a- + rouse.

Kelime Ailesi

arousable
arousement
arouser
arousometer
rearouse

Örnek Cümleler

Merakım uyandırıldı.
My curiosity was aroused.
Bu Mrs wifely tepkiyle.
This aroused Mrs. Hall's wifely opposition.
İnsanlar ise çaresizdir.
The people are aroused.
Öğretmen ilgimizi artırdı.
The teacher aroused our interest.
Fosil çok tartışma yarattı.
The fossil aroused much controversy.
Onu uykusundan uyandırmayın.
Don't arouse him from his sleep!
Sen benim ilgimi uyandırdın.
You've aroused my interest.
Onlara söz verir, ümit verir.
Satan promises them and arouses desire in them.
Kaldırmasını sağlamışsan gurur duy.
If you managed to arouse him, be proud.
Bir gürültü beni uykumdan uyandırdı.
A noise aroused me from my sleep.
Subay askerlerinde cesaret uyandırdı.
The officer aroused courage in his soldiers.
Bu benim korkularımı harekete geçirdi.
This aroused my fears.