cry
/kɹaɪ̯/1 hece
A2 seviye
EN → TR
"cry" kelimesinin Türkçesi: ses, ağlama, feryat, nara, avaz. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelses
Genelağlama
Genelferyat
Genelnara
Genelavaz
Genelyalvarma
Genelağlamak
Genelbağırmak
Genelağlamak
Genelteslim olmak. cry wolf sebepsiz yere imdat istemek.
Genelferyat etmek
Genelnida: bağırma
Genelyalvarmak. cry down kötülemek. cry for arzu etmek
Genelbağırmak. cry out against karşı çıkmak
Genelsesini yükseltmek. cry over spilt milk boşuna üzülmek
Geneliş işten geçtikten sonra dövünmek. cry quits yeter demek
Geneldur demek
Genelistek. a far cry çok farklı. in full cry havlayarak avı kovalayan (av köpeği) war cry savaş narası. within cry of duyulabilecek uzaklıkta.
Genelhayvan sesi
Görsel




Tanım
•bring into a particular state by crying
•the characteristic utterance of an animal
Atasözü & Deyim
“Bir elin nesi var, iki elin sesi var”
“Bir elin sesi çıkmaz: 1”
“Davulun sesi uzaktan hoş gelir”
“Suyun sessizinden, insanın sözsüzünden korkmalı”
“Tek elin nesi var, iki elin sesi var”
Diğer Dillerde
Almancabriegge, brüele, heulen, rufen, Schrei, schreien
Arapçaبچى, بكاء, بَكَى, بِكي, صَاحَ, عَيَّط
Azericeağlamaq
Kazakçaжылау
Özbekçeyigʻlamoq
Tatarcaеларга
Felemenkçehuilen, roepen, schreeuwen, uitroepen
Ukraynacaкрича́ти, пла́кати
Hintçeरोना
İbraniceבָּכָה, בכי, זָעַק, צְעָקָה, קָרָא, קְרִיאָה
Latinceexclāmō, fleō, fletus, lacrimae, lacrimō, ploratus
Kelime Ailesi
all cry and no wool
all over but the crying
battle cry
becry
catchcry
countercry
cry aim
cry all the way to the bank
cry and seethe
cry beef
cry blue murder
cry buckets
cry carrots and turnips
cry craven
cry cupboard
cry down
cry for help
cry foul
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Çeviri :
"Laugh Till You Cry" (feat.
Ey Malik!
And they cry: O master!
O ağlıyor.
He's crying.
Don't cry.
Don't cry.
İyi madem.
Like laughter, crying is an outward emotional display, experienced only by humans.
O, ağlıyor.
She is crying.
O ağlamadı.
She did not cry.
O ağlıyordu.
She was crying.
Onu ağlattı.
He made her cry.
Tom ağlıyor.
Tom is crying.
Tom ağlardı.
Tom would cry.
Ağlama, Tom.
Don't cry, Tom.