Ana içeriğe geç
Sözlük
/
brighten

brighten

/ˈbɹaɪtən/2 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"brighten" kelimesinin Türkçesi: parlatmak, aydınlatmak, canlandırmak, parlamak neşeli ve canlı olmak, neşelendirmek. Bright' disease (tıb.) bir çeşit böbrek hastalığı.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelparlatmak
Genelaydınlatmak
Genelcanlandırmak
Genelparlamak neşeli ve canlı olmak
Genelneşelendirmek. Bright' disease (tıb.) bir çeşit böbrek hastalığı.

Tanım

become clear

Etimoloji

Etymology tree English bright English -en English brighten From bright + -en.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Gökyüzü aydınlandı.
The sky has brightened.
Günüme neşe kattın.
You've brightened my day.
Onun yüzü aydınlandı.
His face brightened.
Çiçekler odayı aydınlattı.
The flowers brightened the room.
Çiçekler odayı canlandırdı.
The flowers brightened the room.
Müzik hayatımızı aydınlatır.
Music brightens our lives.
Doğu doğan güneşle aydınlandı.
The east was brightened by the rising sun.
Ben onu görünce biraz canlandı.
I brightened up a little when I saw it.
Güneş ışığı odayı aydınlatıyor.
Sunlight brightens the room.
Beyaz boya odaya ışık katacaktır.
White paint will brighten the room.
BH'de bayramları STK'lar şenlendiriyor
NGOs brighten up the holidays in BiH
Sami'nin gülümsemesi günümü parlatıyor.
Sami's smile brightens my day.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod