Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tüp

tüp

/typ/
noun
C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"tüp" kelimesinin İngilizcesi: tube, duct, tube, tube, tube. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltubenoun
Genelduct
Geneltube
Geneltube
Geneltube

Görsel

Antika kitap ve cep saati - nostaljik kütüphaneAvusturya tarihî manastır kütüphanesi mimari detaylarıBaharatlı test tüplü baharat karışımı - laboratuvar fotoğrafıBarok Tarzdaki Tarihi Kütüphane Koridorunun Görkemli Mimari Detayları

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)tüpü
Yönelme (-e)tüpe
Bulunma (-de)tüpte
Çıkma (-den)tüpten
Tamlayan (-in)tüpün
Çoğul (-ler)tüpler

Tanım

Akışkan maddelerin konulduğu, genellikle silindir biçiminde, içi boş, ağzı özel tapalı kap.
Bitkilerin tohum veya fide olarak içerisine dikildikleri plastik vb. toprak dolu kap.
Çok sayıda ampulün bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş, televizyonda ekran görüntüsü sağlayan cihaz.
fallop tüpü
İçine krem, diş macunu, ilaç vb. maddeler konulan, bir ucu burgu kapaklı, plastik veya metal boru; tulum.
Laboratuvarlarda türlü işlerde kullanılan, bir ucu kapalı cam boru.
Akışkan maddelerin konulduğu, genellikle silindir biçiminde, içi boş, ağzı özel tapalı kap
İçine krem, diş macunu, ilaç vb. maddeler konulan, bir ucu burgu kapaklı, plastik veya metal boru

Diğer Dillerde

Almancaröhrchen (nötr) /ˈʁøːʁçən/
diminutive of Rohr, Röhre: a small tube, e.g. a tubule, cannula, test tube
çekim: tamlayan Röhrchens
köken: From Rohr and Röhre + -chen. The semantic distinction between these interrelated nouns is vague to begin with and they regularly merge in the diminutive.
MinisterpräsidialbürosKongre Kütüphanesi
pipe · channeling
çekim: çoğul canalisations
köken: From canaliser + -ation.
Une bibliothèque.Kütüphanesi vardır.
İspanyolcacanuto, chisguete, conducto, metro, tubo (eril) /kaˈnuto/
tube · joint, reefer
çekim: çoğul canutos
eş: porro
köken: Borrowed from Mozarabic *qannût, from Vulgar Latin *cannūtus (“resembling sugarcane”), from Latin canna (“cane”).
aile: no saber hacer la o con un canuto
La biblioteca está a la derecha.Kütüphane sağda.
past participle of condurre
çekim: çoğul condotti
eş: accompagnato, portato, scortato, guidato, pilotato, convogliato
köken: From Latin conductus.
Biblioteca del Congresso.Kongre Kütüphanesi.
Rusçaколба, пробирка, тюбик (eril) /ˈtʲʉbʲɪk/
tube (container) · A man with neglectful or manipulative qualities
çekim: çoğul тю́бики · tamlayan тю́бика
eş: туба, додик
zıt: масик
köken: From French tube + -ик (-ik).
Библиотеки ЦБС.TBMM Kütüphanesi.
тю́бик зубно́й па́сты
مكتبة الكونغرس.Kongre Kütüphanesi.
road · path · intellect, mind
çekim: çoğul راهها
köken: From Middle Persian lʾs (/⁠rāh⁠/, “road, way”) from Proto-Iranian *Hrāθáh, from Proto-Indo-Iranian *Hrātʰás, from Proto-Indo-European *Hret-. Compare Old Armenian ռահ (ṙah), borrowed from Middle Iranian.
aile: شاهراه
pipe; tube
çekim: çoğul құбырлар · tamlayan құбырдың
aile: құбырлы
Felemenkçebuis, leiding (dişil) /bœy̯s/
pipe, duct · television
çekim: çoğul buizen
eş: pijp
köken: From Middle Dutch buse, of uncertain origin, plausibly representing an umlauted byform *beusju of Proto-West Germanic *beusu (“rush, bentgrass”) which gives Dutch bies. For the "television" sense, compare English tube.
aile: beeldbuis, buisbloem, buislamp, buiszwam, elektronenbuis, kijkbuis, peilbuis, reageerbuis, rioolbuis, spreekbuis
Muziekbibliotheek van de omroepMüzik kütüphanesi
Portekizcebisnaga, duto, lata, latinha, tubo (dişil) /bizˈna.ɡɐ/
toothpickweed, khella (Visnaga daucoides syn. Ammi visnaga) · squirt gun · tube (often containing paste-like substances)
çekim: çoğul bisnagas
eş: bisnaca, chirúvia, quirúvia
köken: From Old Galician-Portuguese, borrowed from the same Andalusian Arabic source as Spanish biznaga (“toothpickweed”) passed from Latin pastināca (“parsnip”).
Livraria CulturaMüzik kütüphanesi
Yunancaσωλήνας (eril) /soˈli.nas/
pipe, tube, duct
çekim: çoğul σωλήνες · tamlayan σωλήνα
köken: From the accusative plural of Ancient Greek σωλήν (sōlḗn, “channel, pipe”).
Βιβλιοθήκη του Κογκρέσου.Kongre Kütüphanesi.
duct (pipe, tube or canal which carries air or liquid from one place to another)
köken: From English duct.
Korece덕트, 런던 지하철, 튜브 /tʌ̹k̚tʰɯ/
duct
köken: Borrowed from English duct.
İsveççerör (nötr)
a pipe (hollow tube), a tube · a reed, a cane, a straw (of some tall grasses, including sugar canes, rattan and bamboo) · a reed (on some woodwind instruments: clarinet, saxophone, oboe)
çekim: çoğul rörs · tamlayan rörs
köken: From Old Swedish rør, from Old Norse reyrr.
aile: avgasrör, avloppsrör, betongrör, bildrör, dräneringsrör, eldrör, elektronrör, fängrör, grenrör, hockeyrör
Öppna bibliotekZałuski kütüphanesi
italienskt rör
spanskt rör
Lehçemetro w Londynie, puszka, rura, tubka (dişil) /ˈpuʂ.ka/
can, tin · prison, the can
çekim: çoğul puszki · tamlayan puszki
eş: konserwa (puszka z żywnością), reg. śl. biksa, cyborium, więzienie, ciupa, kić
köken: Etymology tree Ancient Greek πῠ́ξος (pŭ́xos) Ancient Greek -ῐς (-ĭs) Ancient Greek πυξίς (puxís)bor. Late Latin buxisbor. Proto-West Germanic *buhsā Old High German buhsabor. Old Czech puška Czech puškabor. Polish puszka Borrowed from Czech puška. Doublet of boks.
Biblioteka Problemów t.TBMM Kütüphanesi.
Ukraynacaту́ба
Музична бібліотекаMüzik kütüphanesi
canal (artificial waterway or artificially improved river used for travel, shipping, or irrigation) · duct, canal (pipe, tube or canal which carries air or liquid from one place to another) · channel (specific radio frequency or band of frequencies for transmitting a radio or television broadcast)
çekim: çoğul kanavat · tamlayan kanavan
köken: Borrowed from Russian кана́ва (kanáva). Doublet of kanaali. Further etymology * Russian кана́ва (kanáva) from Polish kanał, from Italian canale, from Latin canalis, from canna, from Ancient Greek κάννα (kánna), from Akkadian 𒄀 (qanû, “reed”). * According to SSA, the word was first used in the eastern Finnish dialects, and its wider adoption in Standard Finnish may have been inspired by media…
aile: kanavisto, kanavoida, alakanava, anaalikanava, hermokanava, ilmanvaihtokanava, ilmastointikanava, ionikanava, jakelukanava, julkaisukanava
APA kirjasto IBM.TBMM Kütüphanesi.
tuuletuskanava
radiokanava
monikanavainen ääni
Çekçeroura, trubka, tuba (dişil)
pipe, pipeline (computing) (means of interprocess communication)
çekim: çoğul roury · tamlayan roury
eş: trubka, trouba
köken: Related to Polish rura (“pipe, tube”).
aile: anonymní roura, pojmenovaná roura
TBM Tunelovací metodyTBMM Kütüphanesi
Rumencetub (nötr) /tub/
tube
çekim: çoğul tuburi · tamlayan tubului
köken: Borrowed from French tube, Latin tubus (“tube, pipe”).
Biblioteca Congresului.Kongre Kütüphanesi.
canal · channel · river (undesirable visual effect caused by coinciding word spaces in consecutive rows of a text)
çekim: çoğul csatornák
köken: Borrowed from Serbo-Croatian. Compare čatrnja (“cistern”).
aile: csatornás, csatornáz, emésztőcsatorna, lágyékcsatorna, Szuezi-csatorna
Kis Zenei Könyvtár.Müzik kütüphanesi
Latincecanālis
Dancakanal
canal (artificial waterway) · duct (in the body etc.) · channel (radio / TV frequency)
çekim: çoğul kanaler
köken: From Latin canalis
Det virtuelle MusikbibliotekMüzik kütüphanesi
den Engelske Kanal
Endonezcekaleng, tabung /ˈkalɛŋ/
tin (metal, element) · tin-plate
çekim: çoğul kaleng-kaleng
köken: From Malay kaleng, from Portuguese calaim, from Arabic قَلَعِيّ (qalaʕiyy, “tin”).
aile: kaleng-kalengan, kalengan, mengalengkan, pengalengan
Vietnamcalọ, lon, lon thiếc, ống /lɔ˧˨ʔ/
small jar or vase that can be held in one hand; compare chai (“bottle”) and hũ (“larger pot or jar”)
köken: From Proto-Vietic *m-lɔːʔ. See nhọ for more.
aile: chai lọ, làm quả lọ
lọ mứt
lọ hoa
một lọ sốt cà chua
Bulgarcaтръба́
Slovakçatrubica
Slovencecev (dişil) /t͡séːʋ/
tube, pipe
çekim: çoğul ceví · tamlayan ceví
köken: Inherited from Proto-Slavic *cěvь (“tube, spool”). First attested in the 16th century.

Etimoloji

Fransızca tube (fr)

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Tüpler tıkalı.
The tubes are clogged.
Kütüphane nerede?
Where is the library?
Kütüphaneye gitti.
He has gone to the library.
Biz kütüphanedeyiz.
We are in a library.
Ben kütüphanedeyim.
I'm at the library.
Bir kütüphanedeyiz.
We're in a library.
Kütüphane kapanıyor.
The library is closing.
O, kütüphaneye gitti.
She went to the library.
O, kütüphanesindedir.
He is in his library.
Kütüphane kapatılıyor.
The library is closing.
Kütüphane 4. kattadır.
The library is on the 4th floor.
Kütüphane 80 yıllıktır.
The library is eighty years old.
tüp ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelprocellariiformes
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod