sevinçle
C2 seviye
TR → EN
"sevinçle" kelimesinin İngilizcesi: happily. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelhappily
Görsel




Tanım
•İstenen veya hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşkuyla, böyle bir biçimde
Diğer Dillerde
Almancabereitwillig, fröhlich, gerne, glücklich, glücklicherweise /bəˈʁaɪ̯tˌvɪlɪç/
willing, eager
çekim: karşılaştırma bereitwilliger · üstünlük am bereitwilligsten
köken: From bereit (“ready”) + willig (“willing”).
In grausamer Freude schrien des Feindes Heere. — Düşman sevinçle uğuldadı
Fransızcagaiement, heureusement, joyeusement, par bonheur, volontiers /ɡɛ.mɑ̃/
gaily (in a happy, jovial way)
köken: From gaie + -ment.
L'ennemi hurla avec une terrible hilarité — Düşman sevinçle uğuldadı
İspanyolcaa solaz, afortunadamente, alegremente, de buena gana, dichosamente, felizmente /a soˈlaθ/
willingly; happily
El enemigo terrible gritó de alegría — Düşman sevinçle uğuldadı
İtalyancafelicemente, fortunatamente, volentieri /fe.li.t͡ʃeˈmen.te/
happily, gladly · safely
eş: allegramente, lietamente, bene, convenientemente, opportunamente
köken: From felice + -mente.
Il nemico lanciò un terribile grido di gioia — Düşman sevinçle uğuldadı
Rusçaк сча́стью, охо́тно, с ра́достью, с удово́льствием, счастли́во, сча́стливо
Враг в жуткой радости возликовал, — Düşman sevinçle uğuldadı
Arapçaبِسَعَادَة
كانت نوعا من النشوة التي أرادت. — O'nun istediği sevinçlerdi.
Portekizcede bom grado
happily; gladly; willingly
O inimigo urrou de felicidade — Düşman sevinçle uğuldadı
İsveççegladeligen, glatt
gladly, happily
köken: From Old Swedish glaþlika, equivalent to gladelig + -en.
Senta jublar av glädje. — Alzerathea sevinçle fısıldadı.
Det gör jag gladeligen
Lehçeszczęśliwie /ʂt͡ʂɛw̃ɕˈli.vjɛ/
luckily · happily
eş: korzystnie, pomyślnie, trafnie, na szczęście, błogo, radośnie
zıt: niestety
köken: Etymology tree Polish szczęśliwy Polish -ie Polish szczęśliwie From szczęśliwy + -ie.
The enemy howled in terrible mirth Zawyło z uciechy wroga złe plemię — Düşman sevinçle uğuldadı
Ukraynacaз ра́дістю, із задово́ленням, на ща́стя, ра́до, щасли́во
Львівська обласна рада. — Alzerathea sevinçle fısıldadı.
Hintçeख़ुशी से, प्रसन्नतापूर्वक, सुखपूर्वक /xʊ.ʃiː seː/
with pleasure, gladly, willingly, readily · at (one's, अपनी (apnī)) own convenience
Fincehalukkaasti, onneksi, onnellisesti /ˈhɑlukːɑːstiˣ/
eagerly
köken: halukas + -sti
- Alack, lapseni on kuollut; Ja lapseni kanssa minun ilot ovat haudattu! — Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!
blissfully, happily
eş: blaženě, štastně, mile, blaho
köken: From blahý + -e.
A s mým dítětem jsou pohřbeny mé radosti! — Ve benim çocuğum benim sevinçleri gömülü!
Pak budu zas tiše, blaze žíti, zapomenuv na to, co mne hnětlo; mír a pokoj budu v duši míti.
Macarcaboldogan, örömmel, szerencsére, szívesen /ˈboldoɡɒn/
happily
köken: From boldog (“happy”) + -an (“-ly”, deadjectival adverb-forming suffix).
aile: és boldogan éltek, míg meg nem haltak
És amikor elérte a házat, valóban üdvözölték. — Ve eve vardığında da sevinçle karşılandı.
Latincefeliciter, grate, laetē, libenter, prolixe, propense /feːˈliː.kɪ.tɛr/
happily · favorably, fortunately · abundantly
köken: Etymology tree Latin fēlīx Proto-Indo-European *-teros? Latin -ter Latin fēlīciter From fēlīx (“fruitful, happy”) + -ter.
Bulgarcaза щастие, с удоволствие, щастливо /ʃtɐˈslivo/
indefinite neuter singular of щастли́в (štastlív)
köken: See the etymology of the corresponding lemma form.
Настойниците приеха с радост мира. — Dağdaki cüceler sevinçle karşılamıştır.
Slovakçarád, rada, šťastne /raːt/
glad
köken: Etymology tree Proto-Slavic *radъ Slovak rád Inherited from Proto-Slavic *radъ.
Nepriateľ jasá v strašnom veselí — Düşman sevinçle uğuldadı
To som rád, že si prišiel.
Katalancaafortunadament, alegrement, feliçment /ə.for.tuˌna.ðəˈment/
fortunately
köken: From afortunat + -ment.
happily · felicitously, fortunately
zıt: malfeliĉe
köken: Etymology tree Esperanto feliĉa Esperanto -e Esperanto feliĉe From feliĉa + -e.
Sanskritçeस्वस्ति (dişil) /su.ʋɐs.tí/
blessing · welfare
çekim: çoğul स्व॒स्तयः॑ · tamlayan स्व॒स्तेः
köken: Possibly from Proto-Indo-European *h₁su-h₁es-ti-s, from *h₁su- + *h₁es- (“to be”) + *-tis, compare Younger Avestan 𐬞𐬀𐬭𐬋⸱𐬀𐬯𐬙𐬌 (parō.asti, “afterlife”). Alternatively from Proto-Indo-European *h₁su-n̥s-tí-s, from the root *nes- (“to return home”).
aile: स्वस्तिक
स्वस्ति अस्तु
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
O sevinçle bağırdı.
He cried with joy.
Tom sevinçle haykırdı.
Tom cried out with delight.
Yüzü sevinçle ışıldadı.
His face lighted up with joy.
Herkes sevinçle bağırdı.
Everybody shouted for joy.
Düşman sevinçle uğuldadı
The enemy howled in terrible mirth
Ben sevinçle cevap verdim.
I answered with joy.
Hepimiz sevinçle bağırdık.
We all cheered.
Çocuklar sevinçle bağırdı.
The children squealed with joy.
Gözleri sevinçle parlıyor.
Their eyes glitter with joy.
Ve Crick sevinçle kükredi.
And Crick gave a roar of delight.
Onun kalbi sevinçle doluydu.
Her heart was filled with joy.
Gözleri sevinçle parıldıyor.
Her eyes are scintillating with joy.
İlgili Sorular
Demokratlar, terör örgütlerinin zaferinizi sevinçle karşılamasının arkasındaki nedeni açıklar mısınız?
Orta dönem anketi sonrasında dünya, Bush yönetimine büyük bir darbe için sevinçle mi kutlama yapıyor?
AP sınavına hazırlanıyorum, bu seçeneği analiz etmemde bana yardımcı olabilir misiniz? "Yoksulluk ve açlık içinde Felix, karla örtülü yerden çıkan ilk beyaz çiçeği kız kardeşine sevinçle taşıdı. Mary Shelley, Frankenstein" Bu cümledeki imgelerden Felix hakkında ne anlıyorsunuz? Felix'in kız kardeşine büyük bir bahar çiçeği buketi getirmesi durumunda etki nasıl değişirdi?