По этой же причине никто из вас не должен ходить на встречи выпускников. — Ki sırası gelmişken, hiçbirinizin asla bir mezunlar gününe gitmemenizin nedenidir.
otherwise, anyway · by the way, for that matter, incidentally
köken: From am- + úgy.
Már csak ezért sem ajánlom senkinek, hogy osztálytalálkozóra menjen. — Ki sırası gelmişken, hiçbirinizin asla bir mezunlar gününe gitmemenizin nedenidir.
Csak ki kell festeni, de amúgy jó állapotban van.
Vietnamcaà này
Nhân đây, chúng tôi có 1 người khác để giết chết. — Sırası gelmişken, öldürmemiz gereken biri daha var.
Bulgarcaмежду́ дру́гото
Между другото, трябва да убием още един човек. — Sırası gelmişken, öldürmemiz gereken biri daha var.
köken: Borrowed from Hebrew אגב (agáv), itself a borrowing from Jewish Babylonian Aramaic אגב (ʾaggaḇ, literally “on the back [of]”), from earlier Aramaic עַל גַּב (ʿal gaḇ).
aile: אַגבֿדיק
Örnek Cümleler
Sırası gelmişken, nerelisiniz?
By the way, where are you from?
Sırası gelmişken, adresin nedir?
By the way, what's your address?
Sırası gelmişken, kaç yaşındasın?
How old are you, anyway?
Sırası gelmişken, kaç yaşındasınız?
How old are you, anyway?
Oh, sırası gelmişken bu en iyi site.
Oh, this is the best site, by the way!
Sırası gelmişken, dün gece neredeydin?
By the way, where were you last night?
Oh, sırası gelmişken: başarın için tebrikler!
Oh, by the way: Congratulations on your success!
Sırası gelmişken, öldürmemiz gereken biri daha var.
By the way we have another person to slay
Sırası gelmişken, annemi görmek için gelmek ister misin?
By the way, would you like to come and see my mother?