kaşar
/kʰɑˈʃɑɾ̞̊/
adj
C2 seviye
TR → EN
"kaşar" kelimesinin İngilizcesi: bitch, promiscuous, slutty, kasseri, kasseri. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbitchnoun
Genelpromiscuousnoun
Genelsluttyadj
Genelkasseri
Genelkasseri
Genelslutty womannoun
Genelkasseri cheesenoun
Genelsexually promiscuousadj
Görsel







Çekim Tablosu
Belirtme (-i)kaşarı
Yönelme (-e)kaşara
Bulunma (-de)kaşarda
Çıkma (-den)kaşardan
Tamlayan (-in)kaşarın
Çoğul (-ler)kaşarlar
Tanım
•Aydın ili Çine ilçesine bağlı bir köy.
•kasmak eyleminin bildirme kipi geniş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi
•Koyun sütünden yapılan, genellikle tekerlek biçiminde, sarımtırak, yağlı bir peynir; kaşar peyniri.
•Manisa ili Köprübaşı ilçesine bağlı bir köy.
•sürtük, yollu, hafifmeşrep, azgın (kadın)
•Koyun sütünden yapılan, çoklukla tekerlek biçiminde, sarımtırak, yağlı bir peynir
Diğer Dillerde
AlmancaDorfmatratze, Fähe, Flittchen, Füchsin, Hündin, Kojotin (dişil)
town bicycle (local woman who sleeps with many men)
çekim: çoğul Dorfmatratzen · tamlayan Dorfmatratzen
eş: Matratze, Bitch, Bordsteinschwalbe, Dirne, Fickgrotte, Flitscherl
köken: From Dorf (“village”) + Matratze (“mattress”).
Tweete schlampige Bilder täglich — Her gün kaşarca fotoğraflar tweetliyorum.
to cry · to complain
çekim: geçmiş chialé · ortaç chialé · şimdiki chiale · ulaç chialant
Tu sais comme il peut faire sa salope. — Nasıl bir kaşar olduğunu sen de bilirsin.
"Elle va encore chialer parce qu'on a oublié quelque chose."
harpy · bitch, vixen, shrew, harpy, termagant, harridan
çekim: çoğul arpías
köken: Borrowed from Latin harpyia, from Ancient Greek ἅρπυιᾰ (hárpuiă, literally “snatcher”), from ἁρπάζω (harpázō, “to snatch, to seize”).
Twiteando fotos putonas todo el día. Echa un vistazo a mi pucha. — Her gün kaşarca fotoğraflar tweetliyorum.
female dog; bitch · bitch
çekim: çoğul cagne
eş: bagascia, mignotta, puttana, dorotea, cambiale, strettoio
köken: Inherited from Vulgar Latin *cania.
Sai cose'? Una troia. — Nasıl bir kaşar olduğunu sen de bilirsin.
Rusçaгруб., бран. развратница
сыр из непастеризованного овечьего молока (иногда с незначительным добавлением козьего молока). Средней твёрдости, бледно-жёлтый, традиционный для Турции и Греции.
Ты же знаешь, что Реджи настоящая шлюшка. — Nasıl bir kaşar olduğunu sen de bilirsin.
Arapçaثَعْلَبَة, سَلِيطَة, قَحْبَة, كَلْبَة
على سطح السفينة في الربع يحصل له في الغلاف الجوي من جهة ثانية من البحارة على السلوقية. — Çeyrek güverte onun atmosferinde alır kasarası üzerinde denizciler ikinci el.
Farsçaپتیاره, دریده, سلیطه, غر زدن, لاج, مادهسگ
Felemenkçebitch, kankeren, kankerwijf, kreng, kutwijf, rotwijf (dişil) /bɪtʃ/
bitch (somewhat general term of abuse for a woman; disagreeable, assertive, aggressive or malicious woman) · bitch (person in a submissive or low-placed position)
çekim: çoğul bitches
eş: kreng, secreet
köken: Borrowed from English bitch, from Middle English biche, bicche, from Old English biċċe, from Proto-Germanic *bikjǭ.
Hij belandt uiteindelijk in Kazan. — Sonunda Kaşar'da savaşdılar.
Portekizcebadalhoca, bucica, cabra f vagabunda, cabrão, cachorra, cadela (dişil) /ba.daˈʎɔ.kɐ/
slut (promiscuous woman) · remaining of feces in the hairs near the anus
çekim: çoğul badalhocas
she-wolf
çekim: çoğul λύκαινες · tamlayan λύκαινας
köken: λύκος (lýkos, “wolf”) + -αινα (-aina, “feminising”)
Ξέρεις τι πουτάνα είναι. — Nasıl bir kaşar olduğunu sen de bilirsin.
mean woman
eş: 悪女
ウィンターズ刑事に電話したあとバーで見た? — Nasıl bir kaşar olduğunu sen de bilirsin.
bitch
köken: From 개- (gae-, “worthless”) + 년 (nyeon, “bitch”).
분기 - 갑판에 자신의 분위기에 도착 the 선수루에 the 선원의 초침. — Çeyrek güverte onun atmosferinde alır kasarası üzerinde denizciler ikinci el.
a (sexually attractive) young woman or girl
çekim: çoğul bruttor · tamlayan bruttas
Lehçebladź, cholerstwo, diabelstwo, dupa, dziwka, lisica (dişil) /ˈblat͡ɕ/
bitch, cunt (contemptible woman) · whore, prostitute
çekim: çoğul bladzie · tamlayan bladzi
eş: kurwa, kurwiszon, kurwiszcze, dziwka, ścierka
köken: Borrowed from Russian блядь (bljadʹ), from Old East Slavic блѧдь (blędĭ), from Proto-Slavic *blędь (“error”), from *blęsti (“to talk nonsense, err”).
Hintçeकुतिया, कुत्ती, चुदक्कड़ (dişil) /kʊ.t̪ɪ.jɑː/
bitch, female dog · bitch (term of abuse for a female)
çekim: çoğul कुतियाएँ
Finceakka, ämmä, haukkua, huorahtava, huoramainen, kamu /ˈɑkːɑ/
hag, crone (old woman) · woman; wife; hag, witch · queen, bitch
çekim: çoğul akat · tamlayan akan
köken: From Proto-Finnic *akka. Northern Sami áhkku is possibly an old loan from Finnish, explaining the irregular correspondence of -a- to -á-.
aile: akallinen, akaton, akkamainen, Akkanen, akkautua, akoittua, akankaali, akankanto, akansieni, akantappaja
hertta-akka
tramp, floozie (promiscuous woman)
çekim: çoğul běhny · tamlayan běhny
eş: poběhlice, coura, šlapka, čubka, rajda, děvka
köken: From běhat + -na.
Jsem uplně šílená špehuju tě přes okno — O Michelle kaşarını öldürüp... ...First Lady'liği kapacağım.
Rumencecățea, lupoaică, pizdă, vulpoaică, zdreanță (dişil) /kəˈtse̯a/
female dog; bitch · bitch
çekim: çoğul cățele · tamlayan cățele
köken: Inherited from Latin catella (“female puppy, young bitch”). Compare Portuguese cadela, Aromanian cãtsauã, cãtsau.
O sa o omor pe curva aia de Michelle Si voi lua locul de prima doamna — O Michelle kaşarını öldürüp... ...First Lady'liği kapacağım.
bitch, whore
çekim: çoğul lotyók
Meg fogom ölni azt a ribanc Michellt és én leszek az udvarhölgyed — O Michelle kaşarını öldürüp... ...First Lady'liği kapacağım.
İbraniceזוֹנָה, זנותי, זנותית, כלבה, כַּלְבָּה, שׁוּעָלָה (dişil) /kalˈbaː/
dog (female), bitch · A bitch (a term of abuse for a woman).
çekim: çoğul כְּלָבוֹת
מצייצת תמונות זנותיות כל יום — Her gün kaşarca fotoğraflar tweetliyorum.
bitch (a spiteful woman) · old woman
çekim: çoğul kællinger · tamlayan kællings
köken: From Old Norse kerling, from karl (“man”) (cf. the alternative form: kall). Cognate with Norwegian Bokmål kjerring, Norwegian Nynorsk kjerring, Swedish kärring, käring.
Ung målræv glæder sig til halvår i Kjellerup. — Eski kaşar ise yapıldıktan sonra altı ay buzhanede çuvalda bekletilirek eskitilir.
Hør du det, du kælling, / du est en gammel kvinde : / hvormange konger i Danmark / drages dig til minde ?
Norveççefitte, skjøgete, tispe
Etterpå ble han revet fra hverandre mellom fire hester (Hengning, trekking og kvartering). — Bunların dört tanesi erkek( Temuçin, Hazar Kasar, Kaçiun ve Temüge) bir tanesi ise kızdı(Temulin).
asshole, son of a bitch
çekim: çoğul bangsat-bangsat
köken: From Malay bangsat, from Hokkien 木蝨 /木虱 (ba̍k-sat, “bedbug”).
Tweeting gambar yang menjijikan setiap hari — Her gün kaşarca fotoğraflar tweetliyorum.
Vietnamcađĩ /ʔɗi˦ˀ˥/
whore; prostitute · little girl (of a peasant family); baby girl; girlie; kiddy · Name used to call a close peasant friend who has a first-born baby girl.
aile: bố cu mẹ đĩ, đánh đĩ, đĩ bợm, đĩ điếm, đĩ đượi, đĩ rạc, đĩ thoã, đĩ tính, gái đĩ già mồm
Bánh mì và phô-mai cũng là một bữa tối phổ biến. — Ayrıca çeçil peynir ve eski kaşar peyniri meşhurdur.
đánh đĩ
đĩ thoã
đĩ mẹ mày
cocotte, brood hen · whore, slut (debauched woman)
çekim: çoğul ку́рви
köken: Inherited from Proto-Slavic *kury (v-stem). By surface analysis, кур (kur, “rooster, cock”) + -ва (-va).
Ще убия тази Мишел и ще заема мястото на първата дама — O Michelle kaşarını öldürüp... ...First Lady'liği kapacağım.
Slovakçafrfľať, sťažovať sa, vlčica (dişil) /vl̩t͡ʃit͡sa/
she-wolf
köken: Etymology tree Proto-Slavic *vьlčica Slovak vlčica Inherited from Proto-Slavic *vьlčica.
whore, prostitute · bitch, slut
çekim: çoğul kúrbe · tamlayan kúrbe
köken: Inherited from Proto-Slavic *kùry. First attested in the 16th century.
female dog, bitch
çekim: çoğul kãlės · tamlayan kalė̃s
köken: From Proto-Indo-European *(s)kel- (“to call out, bark, cry”), see also kalbà (“language”), Ancient Greek καλέω (kaléō, “to call”), Proto-Celtic *kalyākos (“rooster”), or alternatively, Ancient Greek σκῠ́λᾰξ (skŭ́lăx, “whelp”).
Daug vėlesnio laikotarpio tapytų freskų. — Taze kaşar yapıldıktan kısa süre sonra tüketilir.
Etimoloji
From Ottoman Turkish قاشر (kaşer).
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
kaşar peyniri
kaşarpeyniri
Örnek Cümlelerkaşar ile daha fazla örnek cümle →
Kaşar gibi giyinmişti.
She was dressed like a bitch.
RMS Queen Elizabeth 2'nin baş kasarası
The forecastle of RMS Queen Elizabeth 2
Baş kasara ve arka kasara yükseltilmişti.
The hull was constructed with iron, incorporated a ram bow, and a raised forecastle and sterncastle.
Kalamar dolması beyaz sos, kaşar ve zeytinyağı ile pişirilir.
The stuffed squid is baked with a white sauce, cheddar and olive oil.
Kasari Nehri, Matsalu Körfezi'ne giren birkaç nehrin en büyüğüdür.
Kasari River is the biggest of several rivers that run into Matsalu Bay.
Duyarsporlu Tom güncel mevzularda daima tarafını belli edip duyarını kasar.
As a wokester, Tom always supports current things.
Matsalu ulusal Parkı'nın en doğu sınırında, Kasari Nehri üzerindeki eski beton köprü.
Old concrete bridge over Kasari River, at the easternmost border of Matsalu National Park.
Poole Harbour, Dorset, İngiltere'de rıhtımda Severn sınıfı No.17-31 filikanın baş kasarası
Foredeck of Severn-class lifeboat No. 17-31 at quay in Poole Harbour, Dorset, England.