Ana içeriğe geç
Sözlük
/
eşek şakası

eşek şakası

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"eşek şakası" kelimesinin İngilizcesi: prank. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelprank

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)eşek şakasını
Yönelme (-e)eşek şakasına
Bulunma (-de)eşek şakasında
Çıkma (-den)eşek şakasından
Tamlayan (-in)eşek şakasının
Çoğul (-ler)eşek şakaları

Tanım

ağır el şakası
Başka birine yapılan ağır şaka

Diğer Dillerde

AlmancaSchabernack, Streich, veralbern, veräppeln (eril) /ˈʃaːbɐnak/
hoax, prank, shenanigans
çekim: çoğul Schabernacke · tamlayan Schabernackes
köken: From Middle High German schabirnack, from Middle Low German schavernak (14th c.). Further etymology unknown.
Entschuldigung, ich dachte das wäre ein Telefonscherz.Özür dilerim, bunun bir eşek şakası olduğu sandım.
Fransızcafarce, tour (dişil) /faʁs/
stuffing · farce · prank, joke
çekim: çoğul farces
köken: Inherited from Old French farse, from Medieval Latin farsa, from the feminine perfect passive participle from Latin farciō (“to stuff”). Doublet of far. The theatre sense alludes to the pleasant and varied character of certain stuffed food items.
aile: dindon de la farce, farce ou friandise, farceur, histoire farce
Tout ça, c'est pour une caméra cachée, n'est-ce pas ?Bana eşek şakası yapıyorsun, değil mi?
C'est des farces ?
İspanyolcabroma, cabulear, cabuleo, chacota, chafa, chancear (dişil) /ˈbɾoma/
joke, prank, practical joke · banter (plural) · shipworm
çekim: çoğul bromas
eş: chanza, coña, guachafita, joda, talla
köken: Borrowed from Ancient Greek βρῶμα (brôma, “food, shipworm, cavity”). Semantic connection is uncertain. Compare Sicilian bromu.
aile: bromas las justas, bromear, bromista, de broma, en broma, entre bromas y veras, estar de broma, ni de broma
Es una broma, pero una broma que le da a alguien una gran historia para contar.Bu bir eşek şakası, ama insanlara anlatacak harika bir hikaye veren bir şaka.
Hizo una broma y todos se rieron.
İtalyancabeffa, burla, scherzo meschino, vigliaccata (dişil) /ˈbɛf.fa/
joke, prank
çekim: çoğul beffe
eş: burla, canzonatura, celia, corbellatura, derisione, dileggio
köken: Probably of onomatopoeic origin.
aile: beffare
Scusi, pensavo che fosse uno scherzo.Özür dilerim, bunun bir eşek şakası olduğu sandım.
prank (practical joke or mischievous trick)
çekim: çoğul пра́нки · tamlayan пра́нка
köken: Borrowed from English prank.
Простите, я думала, это розыгрыш.Özür dilerim, bunun bir eşek şakası olduğu sandım.
Arapçaمَقْلَب
انت تمزح معي اليس كذلك؟Bana eşek şakası yapıyorsun, değil mi?
Felemenkçegrap, streek (dişil) /ɣrɑp/
joke · an adverse event or unnecessary item that incurs a considerable cost
çekim: çoğul grappen
eş: mop, kwinkslag
köken: Related to grijpen. First attested in the 18th century.
aile: grapjas, grappen, grappenmaakster, grappenmaker, grappig
Is dit een of andere stomme grap?Ne bu, eşek şakası mı?
Portekizcepegadinha, travessura, trote (dişil) /pe.ɡaˈd͡ʒĩ.ɲɐ/
diminutive of pegada · prank, practical joke; especially one filmed by a candid camera for entertainment
çekim: çoğul pegadinhas
É uma partida, que dá a alguém uma ótima história para contar.Bu bir eşek şakası, ama insanlara anlatacak harika bir hikaye veren bir şaka.
Yunancaφάρσα (dişil) /ˈfaɾ.sa/
prank, practical joke · farce · hoax
çekim: çoğul φάρσες · tamlayan φάρσας
eş: αστείο, πλάκα
köken: From Italian farsa (“farce”), from French farce (“farce”).
Ναι, Νεαρέ Κύριε.Bana eşek şakası yapıyorsun, değil mi?
Japoncaどっきり, 悪ふざけ, 悪戯 /do̞k̚ʲkʲiɾʲi/
feeling surprised, shocked, startled
çekim: geçmiş どっきりした
köken: From どきり (dokiri) by gemination.
aile: どっきりカメラ
今 他の合格者が辞退したのでÖzür dilerim, bunun bir eşek şakası olduğu sandım.
Korece농담, 장난 /ˈno̞(ː)ŋda̠m/
joke, jest
eş: 명암
zıt: 진담
köken: Sino-Korean word from 弄談, from 弄 (“prank, joke”) + 談 (“conversation”)
aile: 농담하다
다른 사람에게 말할 만한 굉장한 이야기를 주는 장난이었죠Bu bir eşek şakası, ama insanlara anlatacak harika bir hikaye veren bir şaka.
농담이였어.
İsveççebus, busa med, busstreck, hyss, spratt, streck (nötr) /bʉːs/
mischief (by children), pranking · criminals (on the lower rungs of the social ladder)
çekim: tamlayan busets
köken: From the verb busa (“make mischief, prank”).
aile: busig, buslur, busunge, busvissla, NetBus
Förlåt, jag trodde det var ett spratt samtal.Özür dilerim, bunun bir eşek şakası olduğu sandım.
bus eller godis
att ta fast buset
Lehçefigiel, kawał (eril) /ˈfi.ɡjɛl/
trick, prank, joke, fooling around · amusing, clever, or facetious work of art
çekim: çoğul figle · tamlayan figla
eş: psota, psikus, żart, dowcip, igraszka
köken: Brückner (1927) states that this term is derived from Latin figūra via the dialectal form figuły. Alternatively, borrowed from Middle High German vigilje, from Medieval Latin vigiliae. If so, then a doublet of wigilia (“eve”) and Wigilia (“Christmas Eve”).
aile: figlarny, figlarnie, figlarka, figlarstwo, figlarz, figlas, figlasek, figlować, nafiglować, pofiglować
To kawał dostarczający ludziom świetnej historii.Bu bir eşek şakası, ama insanlara anlatacak harika bir hikaye veren bir şaka.
płatać/spłatać figle
joke
çekim: çoğul жа́рти · tamlayan жа́рту
köken: Borrowed from Polish żart.
Це жарт. Але цей жарт є чудовою історією, яку можна розповідати іншим.Bu bir eşek şakası, ama insanlara anlatacak harika bir hikaye veren bir şaka.
Hintçeलंगराई /ləŋ.ɡɾɑː.iː/
prank
çekim: çoğul लंगराइयाँ
mischief (vexatious or annoying conduct) · prank, a practical joke · ellipsis of teekkarijäynä
çekim: çoğul jäynät · tamlayan jäynän
köken: Back-formation from jäynätä.
aile: teekkarijäynä
Çekçefígl, kanadský žert, špás, šprým (eril) /ˈfiːɡl̩/
trick
çekim: çoğul fígly · tamlayan fíglu
köken: Borrowed from Polish figiel. Compare Slovak fígeľ, Ukrainian фі́гель (fíhelʹ).
Je to vtip, vtip o kterém budou lidé vyprávět.Bu bir eşek şakası, ama insanlara anlatacak harika bir hikaye veren bir şaka.
practical joke, farce
çekim: çoğul farse · tamlayan farse
köken: Borrowed from French farce.
Ma scuzati, am crezut ca a fost o farsa.Özür dilerim, bunun bir eşek şakası olduğu sandım.
prank, mischief, trick, practical joke
çekim: çoğul csínyek
köken: Split from csín (“order, way, trick”).
aile: államcsíny, csínytevés, csínytevő
Nagyon utálja Hókuszpókot.Eşek şakasına bayılır.
İbraniceמְתִיחָה
.מצטערת, חשבתי שזו היתה מתיחה בטלפוןÖzür dilerim, bunun bir eşek şakası olduğu sandım.
Norveççeablegøyer
Vietnamcachơi khăm, trò chơi khăm /t͡ɕəːj˧˧ xam˧˧/
to prank; to play a trick; to use a practical joke
köken: chơi (“to play”) + khăm (“stinky”).
Em xin lỗi, vì em tưởng là mình đang bị trêu chọc.Özür dilerim, bunun bir eşek şakası olduğu sandım.
Trò chơi khăm
to carry, to take · to pull someone's leg, to kid
çekim: geçmiş none · ortaç зана́сян · şimdiki зана́ся · ulaç зана́сящ
Извинете ме. Мислех,че е шега.Özür dilerim, bunun bir eşek şakası olduğu sandım.
Slovakçafígeľ, huncútstvo, žart (eril)
trick, prank, joke, fooling around · trick, ruse, scam, deception, subterfuge, cunning, sleight · cunning, keenness, shrewdness, quick-wittedness
köken: Etymology tree Polish figielbor. Slovak fígeľ Borrowed from Polish figiel. Compare Czech fígl, Ukrainian фі́гель (fíhelʹ).
Prepáčte, myslela som si, že si zo mňa niekto uťahuje.Özür dilerim, bunun bir eşek şakası olduğu sandım.
vystrájať fígľe
Slovencehec, šala
Letoncadraiskulība, nerātnība (dişil)
playfulness (quality of one, especially a child, who is playful, mischievous, who likes to joke) · playful, mischievous, feisty action; prank, joke; naughty behavior
çekim: çoğul draiskulības · tamlayan draiskulības
eş: draiskums, nebēdnība, nebēdnīgums, nerātnība
köken: From draiskulis (“playful, mischievous one”) + -ība.
Zenta nosvieda zīmuli un jaunības draiskulībā pārlēca pāri galdam, lai apskautu savu bērnības draudzeni
ar jaunības neizsīkstošajiem jokiem un draiskulībām kursanti soļo pa ceļu
komandieris ļoti labi saprata savus padotos un par nevainīgām draiskulībām viņus tikai labsirdīgi norāja
Estoncatemp, vemp
Ülo armastab aga Jutat.Eşek şakasına bayılır.

Etimoloji

By surface analysis, eşek (“donkey”) + şaka (“joke”).

Örnek Cümleler

Bu sadece bir eşek şakası!
It is just a prank!
Tom bize eşek şakası yaptı.
Tom played a prank on us.
O sadece bir eşek şakasıydı.
It was just a prank.
Bu ne biçim bir eşek şakası?
What kind of a sick joke is this?
Tüm bunlar eşek şakası gibi.
It's all a big joke.
Tom'un şakası eşek şakasına döndü.
Tom went too far with his prank.
O sadece aptalca bir eşek şakasıydı.
That was just a stupid prank.
Bana eşek şakası yapıyorsun, değil mi?
This is like Candid Camera, isn't it? Huh?
Bu bir tür eşek şakası olmasa iyi olur.
This had better not be some kind of prank.
Tom bunun bir eşek şakası olduğunu düşünüyor.
Tom thinks it was a prank.
Tom bunun sadece bir eşek şakası olduğunu söyledi.
Tom said it was simply a prank.
Özür dilerim, bunun bir eşek şakası olduğu sandım.
I'm sorry, I thought it was a prank call.
eşek şakası ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod