Boğmana izin vermeyeceğim 🔊
I won't let you smother it 🔊
Tom kızını öpücüklere boğdu. 🔊
Tom smothered his daughter with kisses. 🔊
Dan yastıkla Linda'yı boğdu. 🔊
Dan smothered Linda with a pillow. 🔊
Sami Leyla'yı yastıkla boğdu. 🔊
Sami used a pillow to smother Layla. 🔊
Cehalet bir kement gibi boğuyor. 🔊
Ignorance smothers like a noose. 🔊
Küçük bir çocuğu öldürmeyeceğim. 🔊
I'm not gonna kill a little kid. Smother an old lady? 🔊
Cletus, Springfield'ın çiftçisidir. 🔊
Smothers was from Springfield, TN. 🔊
Vezir fedası boğmaca matına yol açıyor 🔊
Queen sacrifice leads to smothered mate 🔊
Yaşam, ölümü dumanıyla boğan bir alevdir. 🔊
Life is a flame that smothers death. 🔊
Dan olasılıkla Linda'yı ölene kadar boğdu. 🔊
Dan likely smothered Linda until she died. 🔊
Çeviri: Boğularak Öldürülmüş Kelimeler (1998). 🔊
Trans.: Smothered Words (1998). 🔊
Dan bir çöp poşetiyle Linda'yı boğarak öldürdü. 🔊
Dan smothered Linda with a trash bag. 🔊