scarcity
3 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•a small and inadequate amount
Diğer Dillerde
İtalyancascarsità
Rusçaдефици́т, недоста́ток, нехва́тка, ску́дость
Portekizcecarestia, escassez
Yunancaέλλειψη, σπάνις, στενότητα
Lehçeniedostatek
Ukraynacaнеста́ча
Hintçeअल्पता, दुर्लभता
Çekçenedostatek
Latinceinopia, paucitās
Bulgarcaлипса, недостиг, оскъдица
Katalancaescassedat, escassesa, escassetat
Galiçyacaescaseza
Tagalogcakauyakan
Telugucaకొరత
Esperantomalabundo
Makedoncaнедостаток, о́скудност, ску́дност
Etimoloji
Inherited from Middle English scarsite, from Old Northern French escarsete; by surface analysis, scarce + -ity.
Kelime Ailesi
artificial scarcity
digital scarcity
postscarcity
root of scarcity
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
- Peki ya kıtlık?
- What about scarcity?
Kıtlık şiddeti doğurur.
Scarcity breeds violence.
O kıtlığa karşılık bolluk.
It is abundance, as opposed to scarcity.
Enerji sıkıntısını düşünüyoruz.
We think about energy scarcity.
En büyük sıkıntı su sıkıntısıdır.
The major issue is scarcity of water.
Gitgel ve yerel istihdamın azlığı
Commuting and the scarcity of local employment
Hayır, onların amacı yokluğu yönetmek.
No, it's to manage scarcity.
Fakirliğin çok açık olduğu zamanlardı.
There was a clear state of material scarcity.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.
Let's discuss scarcity as a system.
Tankların kıtlığı sürecin çökmesine neden oldu.
Scarcity of tanks led to the collapse of work.
Yapay maddi yokluğun ötesinde bir ekonomi yaratabiliriz.
We can create an economy that is beyond artificial material scarcity.
Ulusların diğer ulusları işgal etmesinin sebebi kıtlıktır.
The reason nations invade other nations is because of scarcity.