"rarity" kelimesinin Türkçesi: nadirlik, seyreklik, nedret, nadir şey.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelnadirlik
Genelseyreklik
Genelnedret
Genelnadir şey.
Tanım
•something unusual — perhaps worthy of collecting
Diğer Dillerde
Rusçaрарите́т, ре́дкость
Litvancaretenybė, retumas
Esperantokuriozaĵo, maloftaĵo, malofteco, raraĵo, rareco
Belarusçaрарытэ́т, рэ́дкасць
Etimoloji
From rare + -ity, borrowed from Middle French rarité, from Latin rāritās; compare French rareté. See also rare.
Kelime Ailesi
megararity
sharity
zone of rarity
Örnek Cümleler
Rarity, Bişkek, 2004.
Rarity, Bishkek, 2004.
Bulanık görme nadirdir.
Blurred vision is a rarity.
Ben Hindistan'da büyürken, telefonlar cok nadirdi.
You know, when I grew up in India, telephones were a rarity.
Nadir oldukları için, pandalar bir dünya hazinesi oldu.
Because of their rarity, pandas have become a world treasure.
Epileptik nöbetlerin nadirliği yüzünden, az sayıda EEG doğrulaması görülür.
Due to the rarity of epileptic episodes, there are few EEG confirmations of them.
Mor mücevher kutusu şu anda baskısı tükenmiş ve sarı-yeşil baskı artık nadirdir.
The purple jewel case is currently out of print and the yellow-green edition is now a rarity.
S.o. orientalis, batı Alaska ve Britanya Kolumbiyası'nda nadirlik olarak meydana çıkarlar.
S. o. orientalis occurs as a rarity in western Alaska and British Columbia.