opportune

3 hece
C2 seviye
EN → TR
"opportune" kelimesinin Türkçesi: elverişli uygun, tam zamanında olan, vakitli. opportunely tam zamanında. opportuneness elverişlilik.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelelverişli uygun
Geneltam zamanında olan
Genelvakitli. opportunely tam zamanında. opportuneness elverişlilik.

Tanım

•suitable or at a time that is suitable or advantageous especially for a particular purpose

Diğer Dillerde

İspanyolcaoportuno
Felemenkçegeschikt, gunstig
Japonca適切
İsveççeläglig, lämplig
Ukraynacaдоре́чний, підходя́щий, своєча́сний
Macarcaidőszerű
Latinceopportūnus
Bulgarcaнавременен, подходящ
Katalancaoportú
İzlandacaheppilegur
Esperantoĝusttempa, konvena, oportuna

Etimoloji

From Old French opportun, from Latin opportunus.

Kelime Ailesi

opportuneless
opportunism
opportunist
unopportune

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Uygun bir zamanda geldiniz.
You have come at an opportune time.
Anlık bir pozisyonda denk geldi.
Her work appeared at an opportune moment.
Sempati kazanmak için bir silah.
A weapon to be used opportunely to extract pity.
Ben olsam, geleceğimi düşünüp... ...en doğru zamanda sessizce giderdim.
If I were you, I'd choose an opportune time and leave quietly.
Varolmayı istiyorsan, daha uygun bir zamanda, seninle ilgilenebileceğim bir zamanda gel.
If you really want to exist, come back at a more opportune moment when I can take care of you.
Hükümetin kararı da uygun bir zamanda -yaz başlangıcından hemen önce- yürürlüğe giriyor.
The government's decision is taking effect at an opportune time -- just before the start of summer.