neck
/nɛk/1 hece
A2 seviye
EN → TR
"neck" kelimesinin Türkçesi: boğaz, boyun, (A.B.D.), kıstak, boyun. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelboğaz
Genelboyun
Genel(A.B.D.)
Genelkıstak
Genelboyun
Genel(müz.) keman sapı
Genelelbise yakası
Geneliki kara parçasını birleştiren dil
Genel(argo) sevişirken kucaklaşıp öpüşmek. neck and neck yarışta at başı beraber. break ones neck boynu kırılmak
Genelazami gayreti sarfetmek. fall on one' neck birinin boynuna sarılmak. get it in the neck ağır darbe yemek. risk one' neck hayatını tehlikeye koymak. stiff neck tutulmuş boyun. wry neck eğri boyun.
Genelboyun gibi şey
Görsel




Tanım
•an opening in a garment for the neck of the wearer; a part of the garment near the wearer's neck
•kiss, embrace, or fondle with sexual passion
Atasözü & Deyim
“Boğaz dokuz boğumdur”
“Can boğazdan gelir (geçer)”
“Malın iyisi boğazdan geçer”
“Miri malı balık kılçığıdır, yutulmaz (balık kılçığı gibi boğazda kalır)”
“Sanatını hor gören boğazına torba takar”
Diğer Dillerde
İspanyolcaapercollar, apergollar, cuello, gollete, mástil, pescuezo
İtalyancaappendere per il collo, collo, fare l'amore, impiccare, limonare, pomiciare
Rusçaво́рот, вы́я, го́рлышко, гриф, переше́ек, ше́я
Farsçaگَرْدَن, گَری, مُل
Azericeboyun
Kazakçaмойын
Özbekçebo'yin, gardan
Tatarcaмуен, муйын
Felemenkçeflessenhals, kraag, nek, nekken, wurgen
Yunancaλαιμός
Çince脖子, 脰項 /脰项, 頷 /颔, 頷仔頸 /颔仔颈, 頷胿 /颔胿, 頷頸 /颔颈
Ukraynacaши́я
Çekçecucat se, hrdlo, krk, mazlit se, muchlat se, muchlovat se
İbraniceצַוָּאר, צוואר
Latincecervīx, collum
Endonezceleher
Vietnamcacổ
Etimoloji
From Danish nøkke, Swedish näck.
Kelime Ailesi
above the neck rule
albatross around one's neck
albatross round one's neck
boatneck
bootneck
bottleneck
brass neck
brass-neck
break one's neck
breakneck
breathe down someone's neck
bullneck
bust one's neck
catch it in the neck
checkup from the neck up
chicken-neck
Codd-neck bottle
cowlneck
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Hoş bir kolye.
That's a pretty necklace.
Boynu kısadır.
The neck is short.
O boynumu öptü.
He kissed my neck.
Boynum ağrıyor.
My neck hurts.
Sükut altındır.
Neckties are loud.
Boynum tutulmuş.
I have a stiff neck.
Köle azat etmek,
To free a neck (from the burden of debt or slavery),
(February 2016).
Otolaryngology–Head and Neck Surgery.
Tom boynumu öptü.
Tom kissed my neck.
Bu bir baş belası.
It's a pain in the neck.
İki aday başa baş.
The two candidates are neck and neck.
O güzel bir kolye.
That's a beautiful necklace.