grope

/ɡɹəʊp/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"grope" kelimesinin Türkçesi: avuçlamak, ellemek, el yordamı ile yürümek veya aramak, körü körüne araştırmak. gropingly el yordamı ile .. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelavuçlamak
Genelellemek
Genelel yordamı ile yürümek veya aramak
Genelkörü körüne araştırmak. gropingly el yordamı ile .

Tanım

•fondle for sexual pleasure
•the act of groping; and instance of groping

Diğer Dillerde

İspanyolcaagarrar, buscar a tientas, magrear, manosear, meter mano, palpar
Rusçaла́пать, ласка́ть, нащу́пывать, ощу́пывать, щу́пать
Azericeəlləmək, əlləşdirmək
Özbekçepaypaslamoq
Felemenkçebetasten
Portekizceapalpar
Japonca探る, 痴漢する
Çekçehmatat, osahávat, šátrat, šmátrat, tápat
Macarcafogdos, taperol, tapizik, tapogat, tapogatózik
İbraniceחָפַן
Latincedepsō, perdepsō, subigitō
Norveççebeføle, tafse
Bulgarcaопипвам, търся пипнешком
Ermeniceխարխափել
Telugucaతడుము
Esperantopalpi, palpserĉi

Etimoloji

From Middle English gropien, from Old English grāpian, related to grīpan (whence English gripe); compare also grip.

Kelime Ailesi

agrope
gropeable
gropefest
groper
gropery
gropingly
gropy

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

El fenerini el yordamıyla aradım.
I groped for a flashlight.
Karanlıkta kapı kolunu el yordamıyla aradı.
He groped for the doorknob in the dark.
Anahtarları karanlıkta el yordamıyla aradı.
I groped around in the dark for keys.
El fenerim için karanlıkta etrafı yokladım.
I groped around in the dark for my flashlight.
Karanlıkta el yordamıyla ışık anahtarını aradı.
She groped for the light switch in the dark.
Queen Kwong, Marriages, GHOST GROPES (2014-günümüz)
Queen Kwong, Marriages, GHOST GROPES (2014-present)
Eve dönerken bir yabancı, Mary'nin göğüslerini okşadı.
A stranger groped Mary's breasts as she was returning home.
Tom kanepenin arkasına düşen el fenerini el yordamıyla aradı.
Tom groped for the flashlight that had fallen behind the couch.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.
They meet with darkness in the day time, and grope at noonday as in the night.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.
The father groped his way tottering to his chair and let himself fall in it.
Karanlıkta el yordamıyla yürür, ışık yüzü görmezler; Sarhoş gibi dolaştırır onları.
They grope in the dark without light. He makes them stagger like a drunken man.
Kadınlar soyulmuş, dövülmüş, ısırılmış, parmaklarla tacize uğramış ve tecavüze maruz kalmıştı.
Women reported being groped, stripped, beaten, bitten, penetrated with fingers, and raped.