glimpse

/ɡlɪmps/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"glimpse" kelimesinin Türkçesi: bir an için görme, gözüne ilişme, çok az bir zaman için görebilmek.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbir an için görme
Genelgözüne ilişme
Genelçok az bir zaman için görebilmek.

Tanım

•a vague indication
•catch a glimpse of or see briefly

Diğer Dillerde

Fransızcaaperçu, entrevoir
Rusçaбе́гло взгляну́ть, бе́глый взгляд, гля́нуть, проблеск, уви́деть ме́льком
Farsçaلمز
Felemenkçeeen glimp opvangen, glimp
Portekizceolhadela, relance
Yunancaβλέπω φευγαλέα
Çekçezahlédnout
İbraniceהצצה
Bulgarcaбегъл поглед, зървам, проблясък, съзирам
Katalancacop d'ull, ullada
Galiçyacaalbiscar, asexo, ateibo, ollada
Galcecip
İrlandacaspléachadh
Esperantoekvidi, ekvido
Makedoncaпроблесок
Oksitancaentrevéser, ulhada

Kelime Ailesi

foreglimpse
glemish
glimpsable
glimpseable
glimpsed
glimpselike
glimpser
glimpsing
unglimpsed

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Onu bir an için gördüm.
I caught a glimpse of her.
Onun yüzünü bir an gördüm.
I caught a glimpse of her face.
Ben onu bir an için gördüm.
I caught a glimpse of him.
BG: Gerçekten, bu muhteşem.
I think you just got a glimpse of the future of education.
Tom bir anlık Mary'yi gördü.
Tom caught a glimpse of Mary.
Kalabalıkta bir an onu gördüm.
I caught a glimpse of him in the crowd.
Bu yıllarla ilgili kısa bir bakış.
Here's a short glimpse from those years.
Ahmetabad enfeksiyonuna göz atalım;
A glimpse of infection in Ahmedabad.
Hırsızı sadece kısa bir süre gördüm.
I only got a glimpse of the thief.
O güzellikten bir kuple görebilecektim.
I'll get a glimpse of the real thing.
Yeni Bangladeş düğün menüsüne bir bakış
A glimpse inside the new Bangladeshi wedding menu
Bazı rüyalar geleceğin bir belirtisidir.
Some dreams are a glimpse of the future.