deceit

/dɪˈsiːt/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"deceit" kelimesinin Türkçesi: hile, yalan, hilekarlık, dolandırıcılık, yalancılık.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhile
Genelyalan
Genelhilekarlık
Geneldolandırıcılık
Genelyalancılık.
Genelaldatıcı. deceitfully hilekarlıkla
Genelyalancılıkla. deceitfulness hilekarlık
Geneldüzenbazlık. deceitful hilekar

Tanım

•the act of deceiving

Atasözü & Deyim

“Avcı ne kadar hile (al) bilse ayı o kadar yol bilir”

Diğer Dillerde

Fransızcaruse, tromperie
Rusçaлжи́вость, обма́н, обма́нчивость
Arapçaخِدَاع, خَدْع
Farsçaفریب, گول
Azericealdatma, hiylə
Kazakçaалдау
Özbekçealdash, firib
Tatarcaалдак
Felemenkçebedriegerij, bedrog
Portekizcelogro, velhacaria
Yunancaαπάτη
Japonca欺瞞, 詐欺
Korece기만, 사기, 속임, 속임수
Çekçepodvod
İbraniceרַמָּאוּת
Latincedolus, fraus
Bulgarcaизма́ма, лъжа́
Slovenceprevara
Litvancaapgavystė

Etimoloji

From Middle English deceyte, from Old French deceite, deçoite, from decevoir (“to deceive”), from Latin dēcipere (“to cheat, mislead”).

Kelime Ailesi

deceited
deceiteous
deceitful
deceitless
self-deceit

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Sami hilekardı.
Sami was deceitful.
Tom dolandırıcıdır.
Tom is deceitful.
Sen dolandırıcısın.
You're deceitful.
Tom düzenbaz, değil mi?
Tom is deceitful, isn't he?
Onları böylece aldattı.
And led them (to the tree) by deceit.
Hepsi aldatıcı ve musibettir.
It is all deceitful and evil.
Aldatıcı reklamlara kanmayın.
Don't fall for deceitful ads.
Tom düzenbaz oluyor, değil mi?
Tom is being deceitful, isn't he?
Bundan sonra bu hile ve foolery?
After this--this deceit and foolery?
Böylece onları hile ile aldattı.
And led them (to the tree) by deceit.
Böylece onları aldatarak düşürdü.
And led them (to the tree) by deceit.
Böylece onları yalanlarla aldattı.
And led them (to the tree) by deceit.