examine
/ɪɡˈzæmɪn/3 hece
B2 seviye
EN → TR
"examine" kelimesinin Türkçesi: bakmak, yoklamak, mümeyyiz, ayırtman, müfettiş.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbakmak
Genelyoklamak
Genelmümeyyiz
Genelayırtman
Genelmüfettiş.
Genelimtihan etmek
Genelsorgu hakimi
Genelsorguya çekmek. examinee' imtihana giren kimse
Genelimtihan olan kimse. exam'iner imtihan eden kimse
Genelmuayene eden kimse
Geneldikkatle gözden geçirmek
Genelmuayene etmek
Genelteftiş etmek
Genelsınava tabi tutmak
Görsel




Tanım
•put to the test, as for its quality, or give experimental use to
Atasözü & Deyim
“Güzele bakmak sevaptır”
“Bakmakla usta olunsa (öğrense), köpekler (kediler) kasap olurdu (kasaplığı öğrenirdi)”
“Hastaya bakmaktan hasta olması yeğdir”
Diğer Dillerde
Fransızcaexaminer
İspanyolcaanalizar, auscultar, examinar
İtalyancaesaminare
Rusçaдопра́шивать, допроси́ть, испыта́ть, испы́тывать, осма́тривать, осмотре́ть
Arapçaاِمْتَحَنَ, فَحَصَ
Farsçaبازجستن, بازجویی کردن, معاینه کردن
Felemenkçeexamineren, onderzoeken
Portekizceanalisar, interrogar, testar
Japonca尋問する, 検査する, 診察する, 調べる
İsveççeförhöra, fråga ut, observera, undersöka
Ukraynacaвипро́бувати, ви́пробувати, допита́ти, допи́тувати, обсте́жити, обсте́жувати
Macarcaátvizsgál, bevizsgál, ellenőriz, górcső alá vesz, kihallgat, kivizsgál
Latinceaspiciō, dispectō, īnspiciō, scīscitor, scrūtor, speculor
Dancaundersøge
Norveççeeksaminere, undersøke
Bulgarcaизпи́твам, изсле́двам, прегле́дам, прегле́ждам, проу́ча, проу́чвам
Slovakçapreskúmať, skúmať, skúšať, vypočuť, vypočúvať, vyšetriť
Litvancaapklausti, apžiūrėti
Taycaไต่สวน
Gürcüceგამოიკვლევს, დაკითხავს, იკვლევს, ცდის
Svahili-hoji, -kagua, -tahini
Etimoloji
From Middle English examinen, examenen, from Old French examiner, from Latin exāmināre.
Kelime Ailesi
cross-examine
examinability
examinable
examinee
examiner
examinership
examiningly
overexamined
preexamine
re-examine
reexamine
underexamined
unexamined
Örnek Cümleler
Onu inceleyin.
Examine it.
Bunu inceleyin.
Examine this.
Onları inceleyin.
Examine them.
O, tüyü inceledi.
He examined the feather.
Dosya incelenecek.
The case will be examined.
O, raporu inceledi.
She examined a report.
Tom kanıtı inceledi.
Tom examined the evidence.
Sayıları inceleyelim.
Let's examine the numbers.
Siz adli tabip misiniz?
Are you the medical examiner?
O iyice muayene edildi.
She was examined thoroughly.
Tom onu dikkatle izledi.
Tom examined it carefully.
Sizi bir muayene edelim.
Let me examine you.