Onu umursamadım.
I disregarded it.
Tamam bunu boţverelim...
Okay, we'll disregard this one.
"Yusuf, sen bu olayı unut.
“O Yusuf! Disregard this – and O woman!
Son açıklamamı dikkate alma.
Disregard my last statement.
Bugün de sen unutuluyorsun."
So shall We disregard you this day."
Tom tavsiyemi dikkate almadı.
Tom disregarded my advice.
Son açıklamamı dikkate almayın.
Disregard my last statement.
Ancak bu tavsiyeye uyulmamıştır.
This time his advice was disregarded.
Sakın sen bundan bahsetme! Kadın!
Disregard this – and O woman!
O benim tavsiyemi görmezden geldi.
He disregarded my advice.
Tom Mary'nin tavsiyesini umursamadı.
Tom disregarded Mary's advice.
Kadın, sen de günahının affını dile!
Disregard this – and O woman!