Ana içeriğe geç
Sözlük
/
carry

carry

/ˈkæ.ɹi/2 hece
A2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"carry" kelimesinin Türkçesi: zaptetmek, götürmek, büyülemek, taşımak, çekmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelzaptetmek
Genelgötürmek
Genelbüyülemek
Geneltaşımak
Genelçekmek
Genelsürüklemek
Geneltamamlamak
Genelkaçırmak
Genelnakletmek
Genelbaşarmak
Geneluzaktan duyulabilir olmak (ses)
Genel(başını) dik tutmak. carry a motion bir teklifi onaylamak. carry away asker olmak
Genelsilâh taşımak. carry away götürmek
Genel(hesabı) yeni sayfaya nakletmek
Genelyeni devre nakletmek. carry off kapıp götürmek
GenelöIümüne sebep olmak
Genelcesurca karşılamak
Genelkazanmak (ödül) carry on devam etmek
Geneldeli gibi davranmak
Genelile meşgul olmak
Genelidare etmek
Genelflört etmek. carry out başarmak
Genelicra etmek. carry over aktarmak
Geneltehir etmek. carry the day yenmek. carry three (mat.) elde var üç (toplama ve çarpmada) carry through bitirmek
Genelsonuçlandırmak. carry weight ağır basmak. carrying charge taksitli satışlarda ödenen faiz.
Genelmeftun kılmak. carry coals to Newcastle Mısıra pirinç götürmek. carry conviction inandırıcı vasıfta olmak. carry forward ilerletmek
Geneldesteğini kazanmak
Genelsatışa arzetmek
Genelelde etmek
Geneldevam ettirmek
Genel(mat.) geçirmek
Genelmenzili olmak
Genel(mecliste) kabul edilmek
Geneltaşıyıcı vazifesi görmek
Genelatıcı veya fırlatıcı kuvveti olmak (top)

Tanım

behave in a certain manner; show a certain behavior; conduct or comport oneself
the act of carrying something

Atasözü & Deyim

Parayı zaptetmek deliyi zaptetmekten zor

Etimoloji

From Middle English carien, from Anglo-Norman carier (modern French charrier); from a derivative of Latin carrus (“four-wheeled baggage wagon”), ultimately of Gaulish origin. Compare also Middle English cairen (“to go, bring carry”), whence Modern English cair, with which it was confused.

Örnek Cümleler

Bunu taşıyın.
Carry this.
Tom ne taşıyor?
What's Tom carrying?
Onu taşıyacağım.
I'll carry it.
Planına devam et.
Carry on with your plan.
Seni taşıyacağım.
I'll carry you.
Onu taşıyabilirim.
I can carry that.
Valizini taşıyayım.
Let me carry your suitcase.
Müzik yeteneğim yok.
I can't carry a tune.
Ona bavulu taşıttım.
I made him carry the suitcase.
Silah taşımak yasak.
It's forbidden to carry arms.
Tom Mary'yi taşıyor.
Tom is carrying Mary.
Fazla bir şey taşıma.
Don't carry anything to excess.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelsürdürmek
Geneldenize su götürmek
Geneldevam etmek
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod