Ana içeriğe geç
Sözlük
/
zamansal

zamansal

C2 seviye
TR → EN
"zamansal" kelimesinin İngilizcesi: temporal. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltemporal

Görsel

Dumanlı tarihi kadın portresi - zamansal atmosfer

Diğer Dillerde

auf der gleichen Seite
eş: materiell, weltlich, profan, irdisch
Es besteht aus nur einer Raum- und einer Zeitdimension. — Yani bir uzaysal bir de zamansal boyut olarak.
Fransızcatemporaire, temporel /tɑ̃.pɔ.ʁɛʁ/
temporary
eş: provisoire
köken: Borrowed from Latin temporārius.
aile: temporairement
Évolution dans le temps de l’usage problématique d’opiacés — Sorunlu opioid kullanımında zamansal eôilimler
İtalyancatemporale /tem.poˈra.le/
time; temporal · worldly, temporal, secular · of time, temporal
çekim: çoğul temporali
eş: caduco, contingente, effimero, fuggevole, mondano, secolare
köken: From Latin temporālis.
aile: temporalmente
Andamento nel tempo del consumo problematico di oppiacei — Sorunlu opioid kullanımında zamansal eôilimler
Rusçaвисо́чный, временно́й, вре́менный, мирско́й, преходя́щий, све́тский
Гдов в смутное время. — Zamansal ölçeklerde pürüzsüzdür.
Farsçaدنیوی, زمانی /dun.ja.ˈwiː/
mundane
köken: Borrowed from Arabic دُنْيَوِيّ (dunyawiyy).
Felemenkçetijdelijk
temporal · temporary
çekim: karşılaştırma tijdelijker · üstünlük tijdelijkst
zıt: permanent
köken: From tijd + -lijk.
Vervreemding in tijd en plaats is verboden. — Zamansal ve coğrafi yabancılaştırmalar yasaktır.
Portekizcetemporário /tẽ.poˈɾa.ɾi.u/
temporary
köken: Learned borrowing from Latin temporārius.
O medidor é o tempo comum. — Konum, zamansal'dır.
Yunancaχρονικός /xɾo.niˈkos/
time (attributive), temporal (relating to time) · temporal (relating to or denoting time or tense)
köken: Learned borrowing from Koine Greek χρονικός (khronikós).
Ο Επιγένης ήταν γραμματικός πιθανόν του 4ου π.Χ. αιώνα. — Zamansal süreçte tartışmalıdır fakat 4. yüzyıl olabilir.
χρονικό διάστημα
İsveççejordisk, tids-, tidsbunden, tidsmässig, tillfällig, världslig
temporal (pertaining to time)
çekim: karşılaştırma mer tidsmässig · üstünlük mest tidsmässig
köken: From tid + -s- + -mässig.
IF) som är konstant. — "Var olan zamansal olandır."
Lehçeczasowy, świecki, tymczasowy /t͡ʂaˈsɔ.vɘ/
temporary; temporal (lasting fleetingly or not permanently) · temporal; time (of or relating to time) · temporal; tense (of or relating to verb tenses)
çekim: karşılaştırma bardziej czasowy · üstünlük najbardziej czasowy
eş: chwilowy, krótkotrwały, okresowy, przejściowy, sezonowy, tymczasowy
zıt: permanentny, stały, trwały
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *kʷey-der. Proto-Indo-European *k(ʷ)eh₁s- Proto-Balto-Slavic *keˀs-der. Proto-Slavic *čàsъ Old Polish czas Polish czas Proto-Indo-European *-usder. Proto-Indo-European *-osder. Proto-Slavic *-ovъ Old Polish -owy Polish -owy Polish czasowy From czas + -owy. First attested in 1645. Compare Kashubian czasowi, Silesian czasowy, and Slovincian czasôwy.
aile: dług czasowy
Zatem optymalny zestaw perspektyw to twoja pozytywna przeszłość - ona daje ci dobrą podstawę. — Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.
Jeśli będę czasowy, przyjdę do ciebie.
Ukraynacaмирськи́й, сві́тський, скроневий, тимчасо́вий, часови́й /skrɔˈnɛʋei̯/
temporal (of or situated in the temples of the head or the sides of the skull behind the orbits)
köken: From скро́ня (skrónja) + -е́вий (-évyj). Compare Belarusian скро́невы (skrónjevy), Polish skroniowy.
aile: скроне́ва кі́стка, скроне́ва ча́стка, скроне́вий м'яз
Мізоч історичний. — Konum, zamansal'dır.
Finceaika-, ajallinen, hetkellinen, lyhytaikainen, maallinen, ohimo- /ˈɑjɑlːinen/
temporal (relating to time) · temporal, secular
köken: aika (“time”) + -llinen (relational adjective suffix)
aile: ajallisesti, ajallisuus
Massa kaareuttaa aika-avaruutta. — Zamansal bir uzay-zaman eğrisidir.
Çekçečasový, dočasný, spánkový, světský /ˈt͡ʃasoviː/
time; temporal
köken: From čas + -ový.
aile: nadčasový, časová značka, časové razítko
Časový a geografický posun je zakázán. — Zamansal ve coğrafi yabancılaştırmalar yasaktır.
mundane, worldly
köken: From lume + -esc.
Tendin†e ale evolu†iei în timp ale consumului problematic de opiacee — Sorunlu opioid kullanımında zamansal eôilimler
Macarcaátmeneti, e világi, halánték-, ideiglenes, idő-, időbeli /ˈaːtmɛnɛti/
temporary, interim, transient
köken: átmenet + -i (adjective-forming suffix)
aile: átmenetileg, átmenetiség
A helyi előfordulási arányok nagyfokú változatossága megnehezíti az általánosítást. — Sorunlu opioid kullanımında zamansal eôilimler
İbraniceזמני (eril)
temporal · temporary
çekim: çoğul זְמַנֵּי־
aile: בּוֹ־זְמַנִּי
אז ערבוב הזמנים האופטימלי הוא מה שמקבלים מהעבר -- — Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.
Latincetemplaris, temporālis, temporārius /tɛmˈpɫaː.rɪs/
of or belonging to a temple
köken: Etymology tree Latin templum Proto-Italic *-ālis Latin -ālis Latin -āris Latin templāris From templum (“temple, shrine”) + -āris.
Dancaverdslig /ˈʋaɐ̯d̥sli/
temporal, secular, worldly (of or relating to the material world)
köken: From verden (“world”) + -lig. Compare Swedish världslig, English worldly, German weltlich. Calque of Latin saeculāris, from saeculum (“generation, age, this world”) + -āris.
Så den optimale tidsmæssige blanding er det, man får fra fortiden -- positiv fortid giver en rødder. — Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.
Norveççeforbigående, midlertidig, temporær, timelig
Bulgarcaвеко́вен, вре́менен, ми́рски, прехо́ден, све́тски, свъ́рзан с вре́мето
Няма налични местни и регионални приблизителни оценки конкретно за проблемната употреба на опиати. — Sorunlu opioid kullanımında zamansal eôilimler
Slovakçasvetský
Časové trendy v problémovom užívaní opiátov vo veku 15 – 64 rokov). — Sorunlu opioid kullanımında zamansal eôilimler
Estoncaaja-, ajaline, ajutine
Mängu saab salvestada suvalisel ajahetkel. — Oyunda anlatım zamansal olarak tersden işliyor.
İrlandacaaimseartha, saolta, teamparálta, tuata
temporal
köken: From aimsir (“time”) + -tha (adjectival suffix).
aile: páirtaimseartha
transitional, transitive
çekim: karşılaştırma უფრო გარდამავალი · üstünlük ყველაზე გარდამავალი
aile: გარდამავალი დროშა, გარდამავალი ზმნა
Belarusçaсве́цкі, тымчасо́вы, ча́савы, часо́вы

Örnek Cümleler

Zamansal Uyumluluk
Temporal coherence
Zamansal uyumluluğun ölçümü
Measurement of temporal coherence
"Var olan zamansal olandır."
"Where the Past Is Ever Present".
Zamansal uyumluluk örnekleri
Examples of temporal coherence
Uzaysal-zamansal akıl yürütme
Spatial–temporal reasoning
Zamansal eşevreliliğin 4 örneği vardır.
We consider four examples of temporal coherence.
Oyunda anlatım zamansal olarak tersden işliyor.
That always sounds stale on playback.
Zamansal ve coğrafi yabancılaştırmalar yasaktır.
Temporal and geographical alienation are forbidden.
Aynı zamanda kapalı zamansal eğrilere yol açacaktır.
It would also give rise to closed timelike curves.
Zamansal farklılıklar haber kipinde tanımlanırlar:[1]
The temporal distinctions only appear in the indicative mood as shown on the table below:[6]
Bir zamansal yanılsama, zaman algısında bir çarpıklıktır.
A temporal illusion is a distortion in the perception of time.
Holografi zamansal ve uzaysal açıdan eşevreli ışık gerektirir.
Holography requires temporally and spatially coherent light.
zamansal ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod