yetiştirme
verb
C2 seviye
TR → EN
"yetiştirme" kelimesinin İngilizcesi: breeding, cultivate, edification, education. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbreeding
Genelcultivate
Geneledification
Geneleducation
Görsel




Tanım
•birinin koruyuculuğunda yetişen kişi
•yetiştirmek işi
•Birinin koruyuculuğunda yetişen kimse
Diğer Dillerde
AlmancaAufklärung, Ausbildung, Bildung, Erziehung, Höflichkeit, Schulung (dişil) /ˈaʊ̯fˌklɛːʁuŋ/
the act of enlightening; an instance of enlightening · the Enlightenment · ellipsis of sexuelle Aufklärung or Sexualaufklärung (“sex education”)
çekim: çoğul Aufklärungen · tamlayan Aufklärungen
eş: Auskunft, Aussprache, Bekanntgabe, Belehrung, Dreh, Einblick
köken: From aufklären + -ung.
aile: Luftaufklärung, Zeitalter der Aufklärung
Man benötigt sie, um zu wachsen. — Yetiştirmesi özen ister.
Aufklärung ist der Ausgang des Menschen aus seiner selbst verschuldeten Unmündigkeit.
Fransızcacopulation, éducation, élevage, enseignement, insémination (dişil) /kɔ.py.la.sjɔ̃/
copulation
çekim: çoğul copulations
eş: accouplement, coït, commerce charnel, relation sexuelle
köken: Borrowed from Latin cōpulātiōnem. By surface analysis, copuler + -ation.
Former quelqu'un ? — - Çaylak yetiştirmek?
İspanyolcacópula, educación, preñada (dişil) /ˈkopula/
copula · conjunction · copulation
çekim: çoğul cópulas
köken: Borrowed from Latin cōpula.
Ayuda para educar a los hijos — Çocuk yetiştirme konusunda destek
İtalyancaeducazione, formazione, istruzione (dişil) /e.du.katˈt͡sjo.ne/
manners, etiquette, politeness · upbringing · education, training
çekim: çoğul educazioni
eş: allevamento, ammaestramento, cultura, formazione, istruzione, bon ton
köken: Borrowed from Latin ēducātiōnem.
aile: educativo, educazione artistica, educazione civica, educazione fisica, educazione stradale
Addestrare un debuttante? — - Çaylak yetiştirmek?
mancanza di educazione
Rusçaвоспита́ние, воспи́танность, выра́щивание, ко́итус, копуля́ция, образова́ние
Ее нужно воспитывать. — Yetiştirmesi özen ister.
Arapçaتَرْبِيَة, تَعْلِيم, ثَقَافَة
المساعدة في تربية الأطفال — Çocuk yetiştirme konusunda destek
enlightenment (spread of knowledge and elimination or reducing of backwardness) · education
çekim: çoğul maariflər · tamlayan maarifin
köken: From Arabic مَعَارِف (maʕārif).
aile: maarifçi, maarifçilik, maarifləndirmək, maariflənmək, maarifpərəst, maarifpərəstlik, maarifpərvər, maarifpərvərlik
Kazakçaағарту, білім беру, оқу
curriculum · education
çekim: geçmiş оқыдым · ortaç оқыған
köken: From Proto-Turkic *okï-.
aile: оқулық, оқушы, оқушылық
Özbekçemaʻrifat, maorif, tahsil, taʻlim, tarbiya, tarbiyat
education
çekim: çoğul tahsillar · tamlayan tahsilning
köken: Borrowed from Arabic تَحْصِيل (taḥṣīl).
Tatarcaмәгърифәт
Felemenkçeonderwijs, opvoeding (nötr) /ˈɔndərˌʋɛi̯s/
education
eş: onderricht
köken: From Middle Dutch onderwijs. Deverbal from onderwijzen.
aile: basisonderwijs, onderwijsinnovatie, onderwijsmethode, onderwijspsychologie, onderwijstechnologie, onderwijsvernieuwing, talenonderwijs, thuisonderwijs
Er zijn mogelijkheden om te vissen. — Balık yetiştirmek mümkündür.
education
çekim: çoğul educações
köken: Learned borrowing from Latin ēducātiōnem. By surface analysis, educar + -ção.
aile: reeducação
Cultivo tem quase exterminados-lo. — Yetiştirme hemen hemen yok vardır.
Yunancaεκπαίδευση, μόρφωση (dişil)
education (compare with παιδεία the teaching and training of the child) · instruction · schooling
çekim: çoğul εκπαιδεύσεις · tamlayan εκπαίδευσης
köken: εκπαιδεύω (ekpaidévo) + -ση (-si).
Ανθοκομική θεραπεία — Bitki yetiştirme terapisi.
education
çekim: geçmiş 教育した
eş: 訓練, 調教, 療育, エデュケーション
aile: 教育漢字, 教育学, 再教育, 性教育, 大学教育
それは多くの霜かまれたジャガイモのそれのように、ほのかに甘い味を持っており、私はそれを発見した — Yetiştirme hemen hemen yok vardır.
cultivation, refinement, education · political and ideological education
köken: Sino-Korean word from 敎養
재배 거의 그것을 처형했다. — Yetiştirme hemen hemen yok vardır.
courtesy, politeness
çekim: çoğul hövligheter · tamlayan hövlighets
zıt: ohövlighet
köken: From hövlig + -het.
Viljan att föröka sig. — Yetiştirmesi özen ister.
Lehçeedukacja, kształcenie, oświata, wykształcenie (dişil) /ɛ.duˈka.t͡sja/
education (process or art of imparting knowledge, skill and judgment)
çekim: çoğul edukacje · tamlayan edukacji
köken: Etymology tree Latin ēducō Proto-Indo-European *-tis Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *-tiHō Proto-Italic *-tiō Latin -tiō Latin ēducātiōlbor. Polish edukacja Learned borrowing from Latin ēducātiō.
Terapia florą — Bitki yetiştirme terapisi.
Ukraynacaвихова́ння, осві́та
Вирощування має майже знищили його. — Yetiştirme hemen hemen yok vardır.
education, instruction; teaching
çekim: çoğul तालीमें
köken: Borrowed from Classical Persian تَعْلِیم (ta'līm), borrowed from Arabic تَعْلِيم (taʕlīm), from عَلَّمَ (ʕallama).
aile: तालीमयाफ़्ता
Fincehedelmöittäminen, kasvatus, koulutus, lisääntyminen, opetus, paritteleminen /ˈhedelmøi̯tːæminen/
verbal noun of hedelmöittää · impregnation (act of making pregnant)
çekim: çoğul hedelmöittämiset · tamlayan hedelmöittämisen
köken: hedelmöittä- + -minen
Kalaa on helppo viljellä. — Balık yetiştirmek mümkündür.
Çekçevzdělání, vzdělávání (nötr) /ˈvzɟɛlaːɲiː/
verbal noun of vzdělat · education (facts, skills and ideas that have been learnt)
çekim: çoğul vzděláním
köken: From vzdělat + -ní.
Pěstování téměř vyhubeni to. — Yetiştirme hemen hemen yok vardır.
získat vzdělání
poskytovat vzdělání
Rumenceeducare, educație, învățământ (dişil)
education
çekim: tamlayan educarei
köken: From educa + -re.
TERAPIA PRIN FLORI — Bitki yetiştirme terapisi.
education · civilization
çekim: çoğul műveltségek
köken: művelt + -ség
aile: műveltségi, műveltségű, alapműveltség
Felkészít egy újoncot? — - Çaylak yetiştirmek?
İbraniceחִנּוּךְ \ חינוך
טיפוח יש להשמיד היטב קרוב לזה. — Yetiştirme hemen hemen yok vardır.
Latincecultus, disciplina /ˈkʊɫ.tʊs/
tilled, cultivated, having been cultivated · protected, nurtured, having been protected · worshipped, honored, having been worshipped
çekim: çoğul cultūs · tamlayan cultūs
köken: Perfect passive participle of colō (“till, cultivate; worship”).
cultaque diffūsīs saltat amīca comīs
Dancaopdragelse, uddannelse (nötr)
upbringing · education
çekim: tamlayan opdragelses
köken: From opdrage + -else.
Dyrkningen har vel næsten udryddet den. — Yetiştirme hemen hemen yok vardır.
Norveççeoppdragelse, utdannelse, utdanning
Han maktet å gjøre stillingen arvelig. — Talebe yetiştirmesine önem verirdi.
Endonezcepemuliaan, pendidikan /pəmuˈlia̯an/
ennoblement · breeding
çekim: çoğul pemuliaan-pemuliaan
köken: Affixed mulia + peng- -an, inherited from Malay pemuliaan (“ennomblement”). The sense of breeding is a calque of Dutch veredeling (“breeding”, literally “ennomblement”).
- Melati calon baru? — - Çaylak yetiştirmek?
Örnek Cümleler
Çocuk Yetiştirme
Child-rearing
Yetiştirme dönemi
Cultivation
Ticari yetiştirme
Commercial cultivation
Bana laf yetiştirme.
Don't give me any lip.
- Çaylak yetiştirmek?
Train a rookie?
Suda bitki yetiştirme
Hydroponics
Yetiştirme ve kullanım
Cultivation
Geleneksel Yetiştirme[3]
Traditional Breeding[3]
Gül yetiştirmekte iyiyim.
I am good at raising roses.
Çocuk yetiştirmek zordur.
It's hard to raise a child.
Yetiştirme - istilacı tür
Cultivation — invasive species
Yetiştirmesi ve Kullanımı
Cultivation and uses
İlgili Sorular
Siyah tüylü tavşan yetiştirmek mümkün mü? Bu hayvanları yetiştirme yöntemi nedir?
Siyah tüylü tavşan yetiştiriciliği yapan birileri var mı? Yetiştirme teknikleri nelerdir?
Michigan bölgesinde at yetiştirme çiftlikleri bulunuyor mu? Böyle bir iş arıyorum.
Kültür, değerler, tarih, kurallar ve çocuk yetiştirme yöntemleri çerçevesinde nükleer aile nedir?
Bizi biz yapan şey nedir? Doğa mı, yetiştirme mi, yoksa ikisi birden mi?
İlgili / Bileşik Terimler
Genelfoster care
Genelfoster child