Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yenik

yenik

adj
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"yenik" kelimesinin İngilizcesi: defeated, defeated, loser. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldefeatedadj
Geneldefeated
Genelloser

Tanım

•sıfat: Yenmiş, aşınmış
•isim: Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek o şeyde bıraktığı iz
•sıfat: Savaş veya yarışmada yenilmiş; mağlup

Atasözü & Deyim

“Yenik pehlivan güreşten bıkmaz”

Diğer Dillerde

past participle of besiegen
eş: bezwungen, erledigt, geschlagen, knockout, schachmatt, unterlegen
1927 bestand Brandel das zweite juristische Staatsexamen. — 1972 - Tarihi Yeniköy Adliyesi yandı.
Fransızcabon à rien, minable, perdant, perdante, raté, tocard (eril) /bɔ̃ a ʁjɛ̃/
a good-for-nothing person
çekim: çoğul bons à rien
La ville est divisée en huit arrondissements. — Yeniköy mahallesi sekiz mahalleden ibarettir.
ragged · devastated; overwhelmed
La Plaza Nueva. — Yenikapı Meydanı
İtalyancafallito, perdente, sconfitto, sfigato (eril) /falˈli.to/
past participle of fallire
çekim: çoğul falliti
eş: mancato, venuto meno, andato in fallimento, deluso, frustrato, bancarottiere
Saurau scorse un disobbediente. — Sauron yenik düştü.
rubbish, trash · rotter, skunk, dirty dog
çekim: çoğul дря́ни · tamlayan дря́ни
eş: дрязг, барахло, дребедень, кака, хлам, пустяки
köken: First attested in 1731. From дрань (dranʹ), from Proto-Slavic *dьranь, from *dьranъ, past passive participle of *dьrati (“to tear, flay”).
aile: дрянно́й, дря́нский, дрянцо́
Похоронен по завещанию в Ужгороде. — Cenazesi Yenikapı'da defnolunmuştur.
ابن أخ: شم هُن (심흔 - 沈忻). — Belde Zir (Yenikent) kazasına bağlı olarak kalmıştır.
Farsçaبازنده /baː.zan.ˈda/
loser (a person who loses; one who fails to win)
çekim: çoğul بازندگان
Azericeməğlub /mæɣˈɫub/
defeated
çekim: karşılaştırma daha məğlub · üstünlük ən məğlub
köken: From Arabic مَغْلُوب (maḡlūb).
aile: məğlub etmək
Felemenkçeverliezer (eril) /vərˈli.zər/
loser (person who loses; one who fails to win)
çekim: çoğul verliezers
zıt: winnaar
köken: From verliezen + -er.
Raadhuis, Zutphen. — Yönetim merkezi — Yeniköy.
Portekizcefalhado, fracassado
past participle of falhar
eş: eivado, estalado, falho, fendido, rachado
O assassino ganhou alma. — Bir katil vicdanýna yenik düţmüţ.
Yunancaχαμένος /xaˈme.nos/
lost, missing · lost, defeated · wasted
köken: Perfect participle of χάνομαι (chánomai), passive voice of χάνω (cháno, “vanish, perish”).
Το 1974 κατασκευάστηκε το σημερινό εργοστάσιο ΦΑΓΕ. — 1974 Yenikent Asaş Stadyumu inşa edildi.
είναι χαμένος στις σκέψεις
loser
köken: From English loser.
サウロンが敗れたのだ。 — Sauron yenik düştü.
loser
köken: From English loser.
후드는 겨우 3분만에 침몰했다. — Kudüs 3 ay içinde yenik düştü.
İsveççeförlorare
loser, person who loses · loser; person of unhappy circumstances
çekim: çoğul förlorares · tamlayan förlorares
zıt: vinnare
köken: förlora + -are
Han avled 14 maj 2004 i cancer. — 4 Mayıs 1997'de kansere yenik düştü.
piece of crud, crap (something of low quality) · pieces of straw, brushwood in a yard, in garbage dump, or on a riverbank washed up by the water
çekim: çoğul badziewia · tamlayan badziewia
eş: badziew, barachło, tandeta, szmelc, szajs, chłam
köken: Of dialectal origin, originally meaning "dry remains or discarded plant material." Perhaps related to badyl. Further etymology uncertain.
aile: badziewiasty, badziewiowaty, badziewny, badziewnie, badziewiak, badziewiara, badziewiarskość, badziewiowatość, badziewność, badziewstwo
I nagle to życzenie się spełnia! — Nitekim bu arzusuna yenik düşer.
Мабуть, не копають власні нори. — Nefislerine yenik düşmezler.
Hintçeपराजित, हारनेवाला /pə.ɾɑː.d͡ʒɪt̪/
defeated, conquered, beaten (in a contest)
köken: Borrowed from Sanskrit पराजित (parājita).
aile: पराजित करना
One who fails; loser.
çekim: çoğul epäonnistujat · tamlayan epäonnistujan
köken: epä- + onnistuja
Tämän jälkeen valitaan 3-13 muuta hallituksen jäsentä. — Ayrıca 3-0 hükmen yenik sayıldı.
Çekçeporažený /ˈporaʒɛniː/
verbal adjective of porazit · defeated
Tímto se zmenší jeho touha po droze. — Nitekim bu arzusuna yenik düşer.
Rumenceratat
failed
köken: Past participle of rata.
Nǎpârlirea dureazǎ în jur de o orǎ. — Yeniköy Bursa ili Orhangazi ilçesine bağlı mahalle.
Macarcavesztes /ˈvɛstɛʃ/
losing, defeated, conquered, beaten
çekim: çoğul vesztesek
köken: veszt + -es
Ezek után ezt a kívánságát meg akarja szüntetni. — Nitekim bu arzusuna yenik düşer.
האחת נקראת מנצח יחיד והשנייה נקראת שני מנצחים. — Biri Yeniköy diğeri Kıble olarak adlandırılır.
Endonezcebedebah, pecundang /bədəˈbah/
fuck it! (expression of anger, contempt, etc.)
köken: From Malay bedebah, from Persian بدبخت (badbaxt).
Pantai Ketapang Baru — Yenikapı Meydanı
Vietnamcabại giả
Blantyre đã trở thành thành phố năm 1966. — Yenikent, 1966 yılında kasaba olmuştur.
Bulgarcaнеудачник, победен (eril) /nɛoˈdat͡ʃnik/
wretch (unlucky and hapless fellow)
çekim: çoğul неуда́чници
köken: By surface analysis, неуда́ча (neudáča, “setback, failure”) + -ник (-nik).
Двамата царе претърпяват две поражения. — Ama iki Yüce Kral bu mücadelede yenik düştüler.
Katalancaderrotat, fracàs, vençut /də.roˈtat/
past participle of derrotar
Galiçyacaperdedora (dişil)
feminine singular of perdedor
çekim: çoğul perdedoras
İzlandacaaumingi /ˈøyːmiɲcɪ/
wimp · loser · poor thing (used to express pity)
çekim: çoğul aumingjar · tamlayan aumingja
aile: aumingjaskapur
Hann er algjör aumingi, getur ekki einusinni lyft borði.
Þegiðu helvítis auminginn þinn!
Æ, aumingja strákurinn.

Etimoloji

From Ottoman Turkish ینیك (yenik). Morphologically yen- + -ik.

Örnek Cümleler

Sauron yenik düştü.
Sauron remained behind.
O merakına yenik düştü.
Curiosity got the better of him.
Kız üzüntüye yenik düştü.
The girl was overcome with grief.
Tom merakına yenik düştü.
Curiosity got the better of Tom.
Kudüs 3 ay içinde yenik düştü.
Jerusalem fell within three months.
Tom aniden korkuya yenik düştü.
Tom was suddenly overcome by fear.
Tom yine nefsine yenik düşmüştü.
Tom literally fell off the wagon.
Nitekim bu arzusuna yenik düşer.
Unfortunately, they have manipulated that desire.
Ayrıca 3-0 hükmen yenik sayıldı.
Republicans maintained their 3-0 majority.
Mary Tom'un etkisine yenik düştü.
Mary succumbed to Tom's influence.
Yerelnet Yeniköy Gençlik Komisyonu
Commissie Geweld Jeugdzorg.
Kırım'ın Kerç şehrindeki Yenikale.
Про статус автономної Республіки Крим.
yenik ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelindulge
Birleşik Kelimeler
bityeniğibit yeniğigüve yeniğikurtyeniğikurt yeniği
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod