tükenmez

/ty.cenˈmez/
adj
C2 seviye
TR → EN
"tükenmez" kelimesinin İngilizcesi: inexhaustible, unfailing, unending, inexhaustible, infinite. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelinexhaustibleadj
Genelunfailingadj
Genelunendingadj
Genelinexhaustible
Genelinfinite
Genelunfailing
Genelballpoint pennoun

Görsel

Dolma tükenmez kalem ve tüy ucu - şık yazı aracıDekoratif Beyaz Kalemlikte Renkli Kurşun Kalemler ve Siyah Tükenmez Kalemler

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)tükenmezi
Çoğul (-ler)tükenmezler

Tanım

•Ağrı ili Hamur ilçesine bağlı bir köy.
•Bir kapta ekşitilen ve alındıkça su eklenerek çoğaltılan üzüm veya üzüm, elma, armut karışımı bir tür içecek
•Peynirli bir tür çorba
•Sonsuz
•Tükenmeyen, bitmeyen
•Tükenmeyen; bitmeyen
•Sonu olmayan, hep kalacak olan, ölümsüz
•Ucunda küçük bir bilyesi bulunan ve içi özel bir mürekkeple dolu ince bir borucuktan oluşan bir kalem türü

Atasözü & Deyim

“Adamakla mal tükenmez”

Diğer Dillerde

endless
çekim: karşılaştırma endloser · üstünlük am endlosesten
eş: ewig, immerwährend, unendlich, lang, unaufhörlich, lang
köken: From Middle High German endelos, from Old High German endilōs, from Proto-Germanic *andijalausaz. Structurally Ende (“end”) + -los (“-less”)
Das ist die Spitze eines Kugelschreibers. — Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.
Fransızcaéternel, infini, sans fin, un nombre infini de /e.tɛʁ.nɛl/
eternal (ever-lasting)
eş: non fini, sans fin, interminable, illimité, infini, intarissable
köken: Borrowed from Latin aeternālis.
aile: devant l'Éternel
Le stylo à bille est sur la table. — Tükenmez kalem masanın üstünde.
C'est que, rompant avec l'imitation des siècles précédents, ils retournent à l'éternelle inspiratrice, à la nature . . .
İspanyolcainfinito, interminable /infiˈnito/
infinite · unlimited, boundless, unbounded · endless, countless
çekim: çoğul infinitos
köken: From Latin īnfīnītus.
aile: recursividad infinita
Y según Forrito, "... — "Tükenmez dedikse...".
Rusçaбезграни́чный, бесконе́чный, бескра́йний, беспреде́льный, бесчи́сленный, несме́тный
Это кончик шариковой ручки. — Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.
Kazakçaақырсыз
Felemenkçeeindeloos, oneindig /ˈɛi̯n.dəˌloːs/
endless
çekim: karşılaştırma eindelozer · üstünlük meest eindeloos
zıt: eindig, begrensd, beperkt
köken: From Middle Dutch endeloes, from Old Dutch *endilōs, from Proto-Germanic *andijalausaz, equivalent to einde (“end”) + -loos (“-less”).
aile: eindeloosheid
Ik heb meer dan genoeg van zijn eeuwige gezeur. — Onun bitmez tükenmez dırdırından bıktım.
Het uitzicht over de oceaan leek eindeloos te zijn.
Na een lange wandeling waren er nog eindeloze paden te verkennen.
Het gesprek ging door met een eindeloze stroom van vragen en antwoorden.
infinity
çekim: tamlayan απείρου
Αυτό είναι το μέγεθος της μύτης ενός στυλό. — Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.
Japonca巨大な, 果てしない, 無限の, 途方もない /ha̠te̞ɕina̠i/
eternal, endless, perpetual, everlasting
köken: 果てし (hateshi, emphatic form of 果て (hate)) + ない (nai, “not any”)
血液の供給がなければ — Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.
Korece무한 /muɦa̠n/
infinity, infinitude, unlimitedness, boundlessness
köken: Sino-Korean word from 無限, from 無 (“nothing, no-, non-”) + 限 (“boundary”).
aile: 무한하다
이 볼펜의 끝의 크기죠. — Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.
endless, never-ending
köken: ända (“end”) + -lös (“-less”)
Jordbruket blev en riktig energifest. — Tarım bir tükenmez bir enerji kaynağı oldu.
Lehçenieskończony /ɲɛ.skɔɲˈt͡ʂɔ.nɘ/
infinite · everlasting · unfinished
eş: bezkresny, bezgraniczny, bezmierny, niezmierzony, wieczny, bezkresny
zıt: skończony
köken: Etymology tree Old Polish nie Old Polish nie- Polish nie- Polish skończony Polish nieskończony From nie- + skończony.
Na próżno...”. — "Tükenmez dedikse...".
Ukraynacaбезконе́чний, незліче́нна кі́лькість, неося́жний, нескінче́нний
Це — розмір кінчика кулькової ручки. — Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.
endless, infinite, never-ending
köken: From अंत (ant, “end”) + हीन (hīn, “without”).
Finceääretön, loputon, päättymätön /ˈæːretøn/
infinite · limitless · boundless
çekim: karşılaştırma äärettömämpi · üstünlük äärettömin
köken: ääri + -tön
aile: äärettömyys, äärettömästi, ääretön-merkki
Viljelystä tuli energiakultakaivos. — Tarım bir tükenmez bir enerji kaynağı oldu.
Çekçenekonečný /ˈnɛkonɛt͡ʃniː/
infinite
eş: neohraničený, bezmezný, neomezený, nesmírný
zıt: konečný
köken: From ne- + konec + -ný.
aile: nekonečno
To odpovídá hrotu kuličkového pera. — Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.
Rumencefără limită, infinit, nelimitat, nesfârșit
endless, ceaseless, unending
çekim: çoğul infinituri · tamlayan infinitului
köken: Borrowed from Latin īnfīnītus or French infini. Equivalent to in- + finit.
Aceasta e vârful unui stilou. — Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.
Latinceīnfīnītus
Norveççeendeløs, grenseløs, uendelig
Herrens miskunnhet er det at det ikke er forbi med oss; for hans barmhjertighet har ennu ikke ende. — RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››
Endonezcenirbatas /nirˈbatas/
infinite; limitless; unlimited
çekim: karşılaştırma lebih nirbatas · üstünlük paling nirbatas
köken: From nir- + batas.
Sebesar ujung bolpen. — Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.
Vietnamcabất tận, vô bờ, vô hạn /ʔɓət̚˧˦ tən˧˨ʔ/
unfathomably vast, almost seemingly infinite
köken: Sino-Vietnamese word from 不盡.
Nó bằng đầu bi của bút bi. — Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.
Cánh đồng bất tận
Bulgarcaбезконе́чен, безкраен, безкра́ен, безчислен, неопределен /bɛsˈkraɛn/
endless, ceaseless, interminable, infinite, boundless, unbounded, unending, perpetual, never-ending, everlasting
çekim: karşılaştırma безкра́йни
köken: без- (bez-, “without”) + край (kraj, “end”) + -ен (-en, in-stem adjectival suffix)
Колкото връхчето на химикалка. — Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.
Slovenceneskončen
To je velikost konice kemičnega svinčnika. — Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.
Taycaไม่มีที่สิ้นสุด, อนันต์ /ʔa˨˩.nan˧/
perpetual, continual; endless, ceaseless; boundless, limitless; tremendous, enormous · infinite
köken: Borrowed from Pali ananta (“endless; boundless”), ultimately from Sanskrit अनन्त (ananta, “idem”).
aile: กรุปอนันต์, จุด ณ อนันต์, ช่วงอนันต์, เชิงอนันต์, เซตอนันต์, ณ อนันต์, ปริพันธ์อนันต์, ผลคูณอนันต์, ลำดับอนันต์, เส้น ณ อนันต์
İrlandacaéigríochta
endless, infinite · aorist, indefinite
çekim: karşılaştırma níos éigríochta · üstünlük is éigríochta
köken: From Old Irish éccríchdae, from é- + crích + -dae. By surface analysis, éigríoch + -ta.
Ermeniceանվերջ /ɑnˈveɾt͡ʃʰ/
never-ending, endless, infinite, perpetual
köken: Inherited from Old Armenian անվերջ (anverǰ), from ան- (an-) + վերջ (verǰ).
bottomless, boundless, limitless, open-ended, unbounded, unlimited
çekim: karşılaştırma უფრო უსაზღვრო · üstünlük ყველაზე უსაზღვრო
aile: უსაზღვროდ
Tagalogcaawangganin
Malaycatidak terbatas, tidak terhad

Etimoloji

From Ottoman Turkish توكنمز (tükenmez), morphologically tüken- (“to run out, to be exhausted”) + -mez (negative aorist participle suffix). The noun comes from a clipping of tükenmez kalem.

Örnek Cümleler

Bitmez tükenmez.
There is no end to it.
E bitmez tükenmez.
It is endless.
Tükenmez kalemin var mı?
Do you have a biro?
Tükenmez kalemi bana ver.
Give me the ballpoint pen.
Tükenmez kaleminiz var mı?
Do you have a biro?
Bu tükenmezkalem senin mi?
Is that your biro?
Bu tükenmez kalem ne kadar?
How much is this biro?
Bizim bu rızkımız tükenmez.
This is surely Our provision never-ending.
Bir tükenmez kalem ile yazın.
Write with a ballpoint pen.
Tükenmez kalemle yazar mısın?
Will you write with a ballpoint pen?
Bir tükenmez kaleminiz var mı?
Do you have a ballpen?
Formu tükenmez kalemle doldurun.
Fill out the form in ballpoint.
tükenmez ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelballpoint pen
Genelballpoint pen