sarkık
/saɾˈkɯk/
adj
C2 seviye
TR → EN
"sarkık" kelimesinin İngilizcesi: beetle, flabby, pendent, slack, hanging loosely. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbeetle
Genelflabby
Genelpendent
Genelslack
Genelhanging looselyadj
Görsel







Çekim Tablosu
Çoğul (-ler)sarkığız
Tanım
•Aşağı doğru uzanmış, sarkmış, sölpük, salpa, gevşek
•Aşağı doğru uzanmış veya uzanmış; sarkmış; sölpük; salpa; gevşek
Diğer Dillerde
Almanca(anstrengende) Arbeit scheuen, bummeln, faul sein, faulenzen, Holzhammer, Käfer /ˈbʊml̩n/
to slack, to dawdle · to stroll, to ramble · archaic form of baumeln (“to hang slack, dangle”)
çekim: geçmiş bummelte · ortaç gebummelt · şimdiki bummelt · ulaç bummelnd
eş: flanieren, promenieren, schlendern, auf der faulen Haut liegen, faulenzen, trödeln
köken: 17th century, for “to swing, waver” (of the clapper of a bell), iterative formation from onomatopoeic bim-bam-bum for the sound of a bell; compare bimmeln (“to ring”). From this Low German bummeln (18th c.) in the contemporary sense. Related with baumeln (likely an alteration after Baum) and Bommel (“bobble”).
aile: Bummel, Bummelzug, Bummelant, Bummelantin, Bummelantentum, bummelig
Stop it! — Bu taraf mı sarkıktı?
FransızcaCoccinelle, glander, gravier, lâche, mailloche, scarabée (dişil) /kɔk.si.nɛl/
ladybird, ladybeetle, ladybug
çekim: çoğul coccinelles
eş: Volkswagen
köken: Adaptation of Scientific Latin Coccinella, formed based on coccinus, from coccum.
- Prends mon épée. - Peste... vise ce que tu peux. — Bu taraf mı sarkıktı?
Cualquiera de numerosas especies de coleópteros que forman pelotas de excremento para depositar sus huevos.
eş: escarabajo pelotero
Hey, es este lado? — Bu taraf mı sarkıktı?
past participle of allentare
eş: affievolito, attenuato, lento
I fiori sono piccoli, bianchi o rosa, e disposti a ombrella. — Çiçekler beyaz veya pembe, sarkık şemsiyedir.
Rusçaсвисающий, отвисший
Эта больше? — Bu taraf mı sarkıktı?
Arapçaخُنْفُسَاء
توقّف — Bu taraf mı sarkıktı?
Azericeböcək
beetle
çekim: çoğul böcəklər · tamlayan böcəyin
köken: Inherited from Proto-Common Turkic *bȫgček, a derivation Proto-Common Turkic *bȫg.
Kazakçaқоңыз /qoˈŋʊz/
beetle, Coleoptera
çekim: çoğul қоңыздар · tamlayan қоңыздың
köken: From Proto-Turkic *koŋuŕ. Cognate with Yakut хомурдуос (qomurduos), Kyrgyz коңуз (koŋuz), etc.
Özbekçeqoʻngʻiz
Tatarcaбөҗәк, коңгыз
Felemenkçekever, Kever, kolengruis, slap, slecht gemaakt, tam (eril) /ˈkeːvər/
beetle (insect of the order Coleoptera)
çekim: çoğul kevers
eş: tor
köken: From Middle Dutch kever, from Old Dutch kevero, from Proto-West Germanic *kefrō. Akin to English chafer, German Käfer.
aile: bladkever, frambozenkever, johanneskever, juweelkever, mestkever, prachtkever, rietkever, rozenkever, tuinkever, vlokever
Hey, is het deze kant? — Bu taraf mı sarkıktı?
Portekizcebesouro, carocha, enrolar, escaravelho, frouxo (eril) /biˈzo(w).ɾu/
beetle (any of numerous species of insect in the order Coleoptera)
çekim: çoğul besouros
köken: From Old Galician-Portuguese abesouro (“beetle”), of unknown origin. Maybe from Latin avis aurea (“golden bird”) or from Spanish abejorro, from abeja (“bee”) + -orro (“augmentative suffix”). Or, possibly imitative of the wing's sounds. Cognate with Galician abesouro (“bumblebee”).
aile: besourão, besourar, besourinho, besouro-bombardeiro, besouro-da-batata, besouro-escorpião, besouro-hércules, besouro-verde
Pare com isso! — Bu taraf mı sarkıktı?
Yunancaσκαθάρι, Σκαθάρι, Σκαραβαίος (nötr)
beetle
çekim: çoğul σκαθάρια · tamlayan σκαθαριού
Σταμάτα! — Bu taraf mı sarkıktı?
Japonca甲虫
beetle
eş: 兜虫, かぶとむし, カブトムシ, ビートル, 鬼虫, 源氏虫
引き裂かれ植物を垂れ。 メギの華麗な果物は単に私の目のために同様に食でしたが、私が収集さ — Ne olursa olsun, kasaplar Yani çayır çimen komisyon, bizon, dilleri, parçalanmış ve bitki sarkık.
Korece갑충 /ka̠p̚t͡ɕʰuŋ/
beetle
köken: Sino-Korean word from 甲蟲 (“beetle”)
에 관계없이 정말 정육점 인디언의 땅 밖으로 긁어 들소의 방언을 찢어진과 식물을 처진. — Ne olursa olsun, kasaplar Yani çayır çimen komisyon, bizon, dilleri, parçalanmış ve bitki sarkık.
İsveççebagge, bubbla, folka, folkvagn, skalbagge, Volkswagen Typ 1
ram (male sheep) · beetle
çekim: çoğul baggar · tamlayan bagges
köken: Cognate with Old Norse and Icelandic baggi, Old Norse bǫggr, Middle English bagge. The hypothesis for the shift in sense from "bag" to "ram" is by reference to the testicles of an unneutered ram. Doublet of bagage and packe.
Hej, är det denna sida? — Bu taraf mı sarkıktı?
skalbagge
Coleoptera, zamieszkujący różnorodne środowiska rząd owadów posiadający osłonięte skrzydła i odwłok
çekim: çoğul chrząszcze · tamlayan chrząszcza
eş: garbus, chrabąszcz
köken: Etymology tree Proto-Slavic *xrǫščь Polish chrząszcz Inherited from Proto-Slavic *xrǫščь.
aile: chrząszczowaty
Przestań! — Bu taraf mı sarkıktı?
Ukraynacaджук, розсла́блений, твердокри́лий, хрущ /xruʃt͡ʃ/
cockchafer
çekim: çoğul хрущі́ · tamlayan хруща́
köken: From Proto-Slavic *xrǫščь.
Припини це! — Bu taraf mı sarkıktı?
Fincehiilimurska, hiilipöly, hiljainen, huolimaton, huolimattomasti, kluuvi /ˈhiːliˌmurskɑ/
coal slack · granulated carbon
çekim: çoğul hiilimurskat · tamlayan hiilimurskan
köken: hiili + murska
aile: hiilimurskarata
Lopeta se! — Bu taraf mı sarkıktı?
Çekçebrouk (eril) /ˈbrou̯k/
beetle · sweetheart, love, honey
çekim: çoğul brouci · tamlayan brouka
köken: Inherited from Old Czech brúk. Cognate of Lower Sorbian bruk.
aile: broučí, broučátko, brouče, brouček, broučice, broučíček, broučínek
Hele, je to tahle půlka? — Bu taraf mı sarkıktı?
diminutive of broască; small frog
çekim: çoğul broscuțe · tamlayan broscuțe
köken: From broască + -uță.
Oprește-te! — Bu taraf mı sarkıktı?
beetle, bug
çekim: çoğul bogarak
aile: bogaras, cserebogár, csodabogár, katicabogár, krumplibogár, levélbogár, szarvasbogár, szentjánosbogár, temetőbogár
Hagyd abba! — Bu taraf mı sarkıktı?
Minden bogár rovar, de nem minden rovar bogár.
İbraniceחיפושית, חִפּוּשִׁית (dişil)
beetle · Volkswagen Beetle (a car)
çekim: çoğul חיפושיות
köken: Sense #2 is a semantic loan from German Käfer.
יפסיק עם זה! — Bu taraf mı sarkıktı?
Latincelaxus /ˈɫak.sʊs/
wide, spacious, roomy · yielding · loose, slack, free
çekim: karşılaştırma laxior · üstünlük laxissimus
köken: Inherited from Proto-Indo-European *(s)leg-s-ós (“weak, faint; to slacken”). Possibly cognate with Sanskrit लक्ष (lakṣa). See also langueō.
aile: laxāmentum, laxē, laxitās, laxō
Dancabille (nötr)
beetle
çekim: çoğul biller · tamlayan billes
köken: From English beetle; equivalent to bide (“to bite”) + -le. See also Icelandic bitil, bitul (“a bite, bit”), Faroese bitil (“small piece, bittock”).
Stop det! — Bu taraf mı sarkıktı?
Norveççeboble
Endonezcekumbang /kumˈbaŋ/
beetle (insect)
çekim: çoğul kumbang-kumbang
köken: From Malay kumbang, from Proto-Malayic, from Proto-Malayo-Polynesian, from Proto-Austronesian *-bəŋ.
Hei, apakah sisi ini? — Bu taraf mı sarkıktı?
Etimoloji
From Ottoman Turkish صارقق (ṣarḳıḳ, “pendulous, hanging loosely”), from Ottoman Turkish صارقمق (ṣarḳmaḳ, “to hang loosely, to drop or lag astern”), from Proto-Turkic *sark- (“to hang loosely, to swing, to drip”), morphologically sark- + -ık.
Örnek Cümlelersarkık ile daha fazla örnek cümle →
Onun sarkıkları var.
She has a roll.
Bu taraf mı sarkıktı?
Hey, is it this side?
Gök yarılmıştır; o gün o, zayıf, sarkıktır.
The sky will cleave asunder on that day and fall to pieces.
Sarı sarkık erkek çiçekleri Mart ayında doğar.
The showy red male flowers appear in spring.
O bacakları sarkık bir şekilde bir sandalyeye oturdu.
He sat on a chair with his legs dangling.
Sarkık göz kapakları kişide yorgun görünümü verebilir.
Droopy eyelids can give the appearance of fatigue.
Yumurtalık tek odacıklıdır ve tek bir sarkık yumurta içerir.
The ovary is one chambered and contains a single pendulous ovule.
Halteri tutarken kollarınızın önünüzde sarkık olmasını sağlayın
Let your arms hang in front of you as you hold the bar.
Küpe çiçeği, küpe gibi sarkık çiçekleri olan bir süs bitkisidir.
The plant has a high ornamental value as a climber with fragrant lily-like flowers.
Karakteristik olarak kulak memeleri küpelerden arınmış fakat sarkıktır.
So, you see the Buddha with the elongated earlobes and the jewels removed.
Slat veya sarkık flapların aksine, ana kanat üst yüzeyi ve burnu değiştirilmez.
Unlike slats or droop flaps, the main wing upper surface and its nose is not changed.
Erkek çiçekler sarkık amentumlar halinde, bunlar uzun saplı ve küresel başçıklardan meydana gelir.
When the flowers of the wiliwili tree, That is the time when the shark-god bites.
İlgili Sorular
Kollarımın altındaki sarkık cildi nasıl azaltabilirim?
Kollarımdaki sarkık yağları çabucak yok etmenin yolu nedir?
Kol altındaki sarkık deriyi gidermek için hangi hareketleri denemeliyim?
Bacak ve karın bölgesindeki sarkık deriyle mücadele ederken kalçalarımı da küçültmek istiyorum. Hangi egzersizler bu konuda etkili olur?
30 yaşlarında, 5'5 boyunda ve 200 pound ağırlığındayım. 2 çocuğum var ve 50 pound vermek istiyorum. Kilo verdikten sonra sarkık deri sorunu olur mu?