sapmış
C2 seviye
TR → EN
"sapmış" kelimesinin İngilizcesi: astray, devious. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelastray
Geneldevious
Diğer Dillerde
Almancaabwegig, doppelzüngig, durchtrieben, gewunden, heimtückisch, hinterhältig /ˈapˌveːɡɪç/
erroneous · perverse, wayward · eccentric
çekim: karşılaştırma abwegiger · üstünlük am abwegigsten
eş: absurd
Ihre Enden sind abgerundet. — Sonradan amaçlarından sapmışlardır.
Fransızcaroublard, rusé, sournois /ʁu.blaʁ/
wily, artful, cunning
çekim: çoğul roublards
köken: Uncertain.
On ignore leur sort ultérieur. — Sonradan amaçlarından sapmışlardır.
İspanyolcaartero, desvioso, engañoso, enrevesado, extraviado, marrullero /aɾˈteɾo/
artful, skillful · devious, cunning, sly, underhanded
köken: From arte (“skill”) + -ero.
aile: arteramente, artería
Si en verdad he errado, conmigo permanecerá mi error — Yanlış yola sapmışsam, Bu benim suçum.
İtalyancafuori dalla retta via, fuori strada, sviato, traviato (eril)
alternative form of fuoristrada
köken: Literally, “out of road”.
E' poi vero che io abbia mancato e che persista nel mio errore — Yanlış yola sapmışsam, Bu benim suçum.
Rusçaзаблуди́вшись, кова́рный, неи́скренний, непрямо́й, нече́стный, око́льный
В дальнейшем их след теряется. — Sonradan amaçlarından sapmışlardır.
Arapçaبِضَلَال, ضَالًّا, عَلَى ضَلَال
وهبني ضللت حقا. عليّ تستقر ضلالتي. — Yanlış yola sapmışsam, Bu benim suçum.
Felemenkçeheimelijk, kronkelend, onoprecht, op een dwaalspoor
secretive · furtive, stealthy
çekim: karşılaştırma heimelijker · üstünlük heimelijkst
köken: From Middle Dutch heimelijc, fro Proto-West Germanic *haimalīk. Equivalent to heim + -lijk.
aile: verheimelijken
Trouwens, als ik inderdaad verkeerd was, is dat in de eerste plaats mijn zorg. — Yanlış yola sapmışsam, Bu benim suçum.
Japonca道に迷って
sneaky, devious ((marked by) secretly harboring ill intentions) · insidious, treacherous (appearing (somewhat) harmless but having hidden bad effects, of a disease or poisonous mushroom or the like)
çekim: karşılaştırma lömskare · üstünlük lömskast
köken: Inherited from Old Swedish liomsker, lömsker. Compare Icelandic lúmskur, lymskur. More distantly related to Icelandic lauma.
aile: lömsk flugsvamp
Om så är, att jag verkligen har farit vilse, då är förvillelsen min egen sak. — Yanlış yola sapmışsam, Bu benim suçum.
Ukraynacaзвивистий, непрямий, підступний, хитрий /pʲid͡zˈstupnei̯/
guileful, insidious, sly, sneaky, underhand · perfidious, treacherous (exhibiting treachery)
köken: Most likely borrowed from Polish podstępny. By surface analysis, пі́дступ (pídstup) + -ний (-nyj). Compare Belarusian падсту́пны (padstúpny).
Вже бо деякі звернули слїдом аа сатаною. — Kimisi zaten sapmış, Şeytanın ardına düşmüştür.
Finceepäsuora, harhaan, katala, kiero, kiertävä, kiertelevä /ˈepæˌsuo̯rɑ/
indirect
çekim: karşılaştırma epäsuorempi · üstünlük epäsuorin
zıt: suora
köken: epä- (“un-”) + suora (“direct”)
aile: epäsuorasti, epäsuoruus
Olenko todella hairahtunut, yöpyykö hairahdukseni minun luonani? — Yanlış yola sapmışsam, Bu benim suçum.
Çekçeklikatý, křivolaký, na scestí, nečestný, prohnaný, s cesty
nerovnoměrně a často se na mnoha místech ostře zakřivující
eş: křivolaký, klikatící se
Ale nechť jest tak, že jsem zbloudil, při mně zůstane blud můj. — Yanlış yola sapmışsam, Bu benim suçum.
İbraniceעַרְמוּמִי
ואף אמנם שגיתי אתי תלין משוגתי׃ — Yanlış yola sapmışsam, Bu benim suçum.
Latinceerrāns, pālāns
Endonezcetersasar, tersesat
bentuk pasif dari menyasarkan
Seandainya salah perbuatanku, itu tidak merugikan kamu — Yanlış yola sapmışsam, Bu benim suçum.
Bulgarcaлъкату́шен, неи́скрен, непря́к, нече́стен, око́лен
Даже ако наистина съм съгрешил, Грешката ми остава с мене. — Yanlış yola sapmışsam, Bu benim suçum.
Katalancadesencaminadament
İrlandacaar seachrán /əɾˠˈʃaxɾˠanˠ/
astray, adrift
İzlandacavilltur /ˈvɪl̥tʏr/
wild, unruly, savage · lost · barbaric, savage
çekim: karşılaştırma villtari · üstünlük villtastur
eş: hamslaus
köken: From Old Norse villtr. Past participle of villa, from Proto-Germanic *wilþijaną. Has mostly replaced earlier villur (< *wilþijaz), from which the verb is ultimately derived.
aile: áttavilltur, villimaður, villidýr, villigöltur, villiköttur
Erum við villt?
Hann er villtur.
Esperantofiruza, ruza, trompema /ˈruza/
ruse; cunning, sly
köken: Borrowed from French ruse, perhaps derived from Latin recūsāre, from recūsō (“to decline, refuse; to object to, protest, reject”).
aile: ruzaĵo, ruzeco, ruzi, ruzo, ruzulo, senruza, superruzi
Yidişכיטרע, ממזריש
Örnek Cümleler
Zulme sapmıştınız siz.
Though you had committed a wicked transgression,
Çünkü o, sapmışlardandır."
(His paternal uncle)
Çünkü kalpleriniz sapmıştı.
Your hearts have sinned.
Bunlar, alabildiğine sapmışlardır.
They have gone far astray.
Sonradan amaçlarından sapmışlardır.
And Their Aftermath.
Onlar sapmışlardır, yol bulamazlar.
They are lost and cannot find the way.
Onlar, sapmışların ta kendileridir.
And these! they are the transgressors
Yanlış yola sapmışsam, Bu benim suçum.
If it is true that I have erred, my error remains with myself.
Hayır, siz, yoldan sapmış kişilersiniz.
In fact they are a people who turn away (from the truth).
Hayır, azıp sapmış bir topluluk bunlar.
In fact, they are a rebellious people.
Ama onların çokları yoldan sapmışlardır.
But many of them are immoral.
Çünkü o, küfre sapmış bir topluluktandı.
Indeed, she was from a disbelieving people."