Ana içeriğe geç
Sözlük
/
salon

salon

/saˈɫon/
noun
C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"salon" kelimesinin İngilizcesi: divan, gallery, lounge, parlor , ing -our, salon. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldivan
Genelgallery
Genellounge
Genelparlor , ing -our
Genelsalon
Genelliving roomnoun

Görsel

Adalet temalı mahkeme salonu fotoğrafıAğırlık kaldırma antrenmanı - spor salonu perspektifiAglaonema Bitkisi ile Minimalist ve Modern Salon DekorasyonuAhşap Çerçeve İçinde Duvara Monte Edilmiş Yeşil Salon Bitkisi

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)salonu
Yönelme (-e)salona
Bulunma (-de)salonda
Çıkma (-den)salondan
Tamlayan (-in)salonun
Çoğul (-ler)salonlar

Tanım

isim: Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda
Toplantıların, kutlamaların, gösterilerin yapıldığı geniş yer
Dükkân, mağaza

Diğer Dillerde

Almancahalle, salon (dişil) /ˈhalə/
hall (a spacious room, especially one with a specific function)
çekim: çoğul Hallen · tamlayan Hallen
eş: Saal
köken: From Middle High German halle, from Old High German halla, from Proto-West Germanic *hallu. Compare Low German Hall, Dutch hal, English hall, Danish hall, Swedish hall.
aile: Hallenbad, Hallenschwimmbad
Leipziger Konzertsaal.CRR Konser Salonu.
Fransızcahall (eril) /ol/
hall · lobby
çekim: çoğul halls
köken: Borrowed from English hall. Doublet of halle.
Salle des mariages.Düğün Salonu vardır.
Les keufs barodent Parce qu’ils barodent, j’suis caché dans l’hall
stay, residence, sojourn · large farmstead · room
çekim: çoğul estancias
köken: From estar.
aile: estanciero
Salon (en inglés).Salon (İngilizce).
balcony · circle · mezzanine
çekim: çoğul balconate
eş: balcone, terrazza, veranda, galleria, gradinata, loggione
Un'aula di tribunale.Bir Yargı Salonu.
Bar (a port city in Montenegro)
çekim: çoğul ба́ры · tamlayan ба́ра
köken: Borrowed from Serbo-Croatian Бар.
Т. 88: Романтик Ревью.Salon 18: Romantikler.
Salon (باللغة الإنجليزية).Salon (İngilizce).
Azericeqalereya
Kazakçaгалерея /ɡəlʲɪˈrʲejə/
gallery
çekim: çoğul галереялар · tamlayan галереяның
köken: Borrowed from Russian галере́я (galeréja), from Medieval Latin galeria (“gallery”).
Özbekçegalereya
Felemenkçegalerij (dişil)
covered walkway around a building, a gallery
çekim: çoğul galerijen
aile: kunstgalerij
Naar een ijsclub.Bir dondurma salonudur.
Portekizcesala de espera, tribuna (dişil)
lounge; waiting room (room for people to wait)
çekim: çoğul salas de espera
Grande Hall.Büyük Salon
art gallery (not usually a public gallery)
eş: πινακοθήκη
köken: Borrowed from French galerie.
Είμαι στην αίθουσα αναμονής.Bekleme salonundayım.
gallery
köken: Borrowed from English gallery.
アイスクリーム工房。Bir dondurma salonudur.
art gallery
köken: Borrowed from English gallery.
7단계 : 대마왕의 방.Sahne 3: Otelin salonu.
a balcony
çekim: çoğul balkonger · tamlayan balkongs
köken: Borrowed from French balcon, from Italian balcone. Cognate with bjälke, balk.
aile: fransk balkong
Avsnitt 3: "Du-reformen".Salon 20: Reformlar Dönemi.
Lehçegaleria (dişil) /ɡaˈlɛ.rja/
gallery (institution, building, or room for the exhibition and conservation of works of art) · shopping center, shopping mall, mall (area hosting multiple retail stores, especially one with outdoor common areas) · gods, paradise (the upper gallery in a theatre)
çekim: çoğul galerie · tamlayan galerii
köken: Etymology tree Italian galleriabor. Polish galeria Borrowed from Italian galleria.
Tom poszedł do siłowni.Tom spor salonuna gitti.
Hintçeगैलरी
lobby, foyer (spacious reception area, especially in a public building)
çekim: çoğul aulat · tamlayan aulan
köken: From Latin aula (“forecourt”), from Ancient Greek αὐλή (aulḗ, “courtyard”).
aile: aulabaari, aulatila, eteisaula, lähtöaula, sisääntuloaula, tuloaula
Nähdään talolla!Salonda görüşürüz.
Odotan sinua hotellini aulassa.
Çekçegalerie (dişil) /ˈɡalɛrɪjɛ/
gallery
çekim: çoğul galerií · tamlayan galerií
Na střeše světa.Salonun tavanı.
although, though
çekim: çoğul bárok
köken: Shortened from the archaic adverb sense of bátor (“although, though”). Compare ámbátor, ámbár.
aile: bárcsak, bárha, bármint, habár, ugyebár
Gardermoen (angol nyelven).Salon (İngilizce).
Salon (באנגלית).Salon (İngilizce).
Dancagalleri /ɡaləri/
gallery
çekim: çoğul gallerier · tamlayan galleris
köken: Borrowed from French galerie.
Perth Concert Hall.CRR Konser Salonu.
Norveççelounge
Blomstene er som regel ganske store.Salonlar genelde oldukça büyüktür.
gallery (institution, building, or room for the exhibition and conservation of works of art)
çekim: çoğul galeri-galeri
köken: Internationalism, borrowed from English gallery or Dutch galerij, from Middle French galerie, gallerie, from Old French galerie, gallerie (“a long portico, a gallery”), from Medieval Latin galeria (“gallery”), of unknown origin.
aile: bergaleri
Ruang Sidang.Bir Yargı Salonu.
freedom from care, unconcern, carefree state of mind, jauntiness, irresponsibility, nonchalance, debonairness, easiness
Птицата на твоя покрив.Salonun tavanı.
Litvancagalerija
Vyrai dirba kaučiuko plantacijose.Rahipler yazı salonunda çalışır.
Estoncagalerii
gallery (an institution, building, or room for the exhibition and conservation of works of art) · gallery (an establishment that buys, sells, and displays works of art)
çekim: çoğul galeriid · tamlayan galeriide
köken: Borrowed from German Galerie, from Italian galleria.
aile: kunstigalerii, maaligalerii

Etimoloji

Fransızca

Örnek Cümleler

Bu bir salon.
It is a lounge.
Tom salona girdi.
Tom stepped out into the hall.
Tom salona koştu.
Tom ran down the hall.
Spor salonundayım.
I'm at the gym.
Spor salonundaydım.
I was in the gym.
Tom yemek salonunda.
Tom is in the mess hall.
Kovboy salona girdi.
The cowboy entered the saloon.
Yemek salonu nerede?
Where is the dining hall?
Sinema salonu boştu.
The movie theater was empty.
Lütfen salonda bekle.
Please wait in the hall.
Spor salonuna gittim.
I went to the gym.
Bu salon çok büyüktür.
This hall is very big.
salon ile daha fazla örnek cümle →

İlgili Sorular

1. Sayısal bir sorunun çözüm sürecini adım adım anlatın; sonuçtan çok yöntemi vurgulayın (tek bir doğru yol olmayabilir). 1a. Mesafe ve yer değiştirme kavramları arasındaki fark nedir? 1b. Her iki kavramı örnekleyin (mesafe örneği, yer değiştirme örneği). 2. Jack ve Jill sabah koşusuna çıktı. İkisi de Rte 3'te 2 mil kuzeye koştu, sonra başlangıç noktasına dönmek için güneye döndü. Jill eve döndü, Jack ise ek 3 mil daha güneye koşarak spor salonuna gitti. a. Jill'in koştuğu toplam mesafe nedir?
Spor salonuna düzenli gitmek istiyorum ama motivasyon bulamıyorum, ne önerirsiniz?
İki aylık bir süredir dizimde ağrı ve çatlama hissi var. Spor salonunda koşarken diz kapağımda aniden bir kırılma sesi duydum ve yere düştüm. Birkaç hafta ağrı sürdü, ardından azaldı. Bugün basketbol denemesinde aynı sorun tekrar etti. Muhtemel tanı nedir ve tedavisi nasıl yapılır? Koşu tarzım bu duruma yol açmış olabilir mi?
13 yaşında kickboks antrenmanına başlamak isteyenler için Sheffield’da önerilen salonlar?
18 yaşında, 180 cm boyunda ve 98 kg ağırlığındayım. Sadece su ve çorba içerek diyet yapmanın zihinsel ve fiziksel sağlığımı olumsuz etkileyip etkilemeyeceğini merak ediyorum. 5 ay sonra önemli sınavlarım olduğu için spor salonuna başlayamıyorum. Hızlı, güvenilir ve sağlıklı bir kilo kaybı yöntemi önerir misiniz? Böylece spor salonuna gittiğimde biraz kilo kaybetmiş olacağım.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelhouseplant
Genelfutsal
Birleşik Kelimeler
salon adamısalon bitkilerisalon çamısalon çiçeğisalon futbolusalon kadınıbekleme salonuberber salonubilardo salonudans salonudinleme salonudinlenme salonudüğün salonugüzellik salonukabul salonulangırt salonulostra salonumerasim salonumisafir salonumodel salonumüzik salonuoyun salonusergi salonusinema salonuşeref salonutoplantı salonuyemek salonuyolcu salonu
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod