Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kulluk

küllük

/cylːyc/
noun
TR → EN
↔ ters çevir
"küllük" kelimesinin İngilizcesi: servanthood, ashtray, servitude, yoke, peonage. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelservanthoodnoun
Genelashtraynoun
Genelservitude
Genelyoke
Genelpeonage
Genelashtray
Genelashtray
Genelashtray

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kulluğu
Yönelme (-e)kulluğa
Bulunma (-de)kullukta
Çıkma (-den)kulluktan
Tamlayan (-in)kulluğun
Çoğul (-ler)kulluklar

Tanım

Banyo, kalorifer kazanıyla ve sobada küllerin döküldüğü yer veya kap.
çöplük
Elazığ ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
Iğdır ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
karakol
kul olma durumu, kölelik, ubudiyet
Kulluk bakımından da o kimseden daha âciz ve itaatlisi olamaz." - Necip Fazıl Kısakürek
kulun yaptığı iş

Diğer Dillerde

AlmancaAschenbecher, Joch, Kreuz, Last, Zug (eril) /ˈaʃənˌbɛçər/
ashtray
çekim: çoğul Aschenbechern · tamlayan Aschenbechers
eş: Aschbecher, Ascher, Eschenbacher
köken: From Asche (“ash”) + -n- + Becher (“can, mug”).
Und vertrau auf Gott!Allah'a kulluk edin.
Fransızcacendrier, joug, manche, manche à balai (eril) /sɑ̃.dʁi.je/
ash pan · ashtray
çekim: çoğul cendriers
eş: cendar, cendrière, charrier
köken: From cendre (“ash”) + -ier.
Prête donc à Allah.Allah'a kulluk edin.
ashtray
çekim: çoğul ceniceros
köken: From ceniza + -ero.
Los cielos eran oscurecidos por bandadas de ellos.Gök cisimlerine taparak onlara kulluk etti.
to yoke (animals) · to subjugate (people)
çekim: geçmiş aggiogàto · ortaç aggiogàto · şimdiki aggióga · ulaç aggiogànte
eş: legare, mettere sotto il giogo, asservire, assoggettare, dominare, piegare
köken: From a- + giogo (“yoke”) + -are.
aile: aggiogamento, aggiogatore
Vi accostate con desiderio agli uomini piuttosto che alle donne.Halklar sana kulluk etsin, uluslar boyun eğsin.
ashtray
çekim: çoğul пе́пельницы · tamlayan пе́пельницы
köken: From пе́пел (pépel, “ash”) + -ница (-nica).
Поклоняйтесь Аллаху.Allah'a kulluk edin.
ربهم وانهم عباد له .Ona kulluk etsin.
Farsçaیوغ /ˈjuːɣ/
yoke
çekim: çoğul یوغها
köken: From earlier جغ (joġ), from Middle Persian ywg (juğ, “yoke”), from Proto-Iranian *yugám, from Proto-Indo-Iranian *yugám, from Proto-Indo-European *yugóm. From the same root are جفت (joft) and, via Greek and Arabic, زُوج (zowj), both meaning “pair, couple; partner; even number”. Cognate with English yoke.
Azericeboyunduruq, külqabı /bojunduˈruχ/
yoke (a bar or frame of wood by which two draught animals are joined at the heads or necks enabling them to pull a plough, cart etc) · yoke (a burden; something which oppresses or restrains a person)
çekim: çoğul boyunduruqlar · tamlayan boyunduruğun
köken: From Proto-Turkic *bōńduruk (“yoke”). By surface analysis, izafet I compound of boyun + duruq. Cognate with Turkish boyunduruk, Kyrgyz моюнтурук (moyunturuk), Uzbek boʻyinturuq, etc.
grit, cereal · yoke
çekim: çoğul жармалар · tamlayan жарманың
Tatarcaкамыт
Felemenkçeasbak, asbak, vuilnisbak, afvalbak (eril) /ˈɑsbɑk/
ashtray
çekim: çoğul asbakken
eş: assenbak
köken: From as (“ash”) + bak (“container”).
aile: asbaktegel
Maar het volk verklaarde opnieuw: "Wij kiezen voor de HERE!"Halk, ‹‹Hayır! RABbe kulluk edeceğiz›› diye karşılık verdi.
Portekizcecinzeiro, jugo, jungir, junta, unir (eril) /sĩˈze(j).ɾu/
ashtray (receptacle for tobacco ashes) · ash pan (tray to capture ashes below a grate)
çekim: çoğul cinzeiros
köken: From cinzas + -eiro.
Servi ao Senhor com alegria, e apresentai-vos a ele com cântico.Ona neşeyle kulluk edin, Sevinç ezgileriyle çıkın huzuruna!
even · twin
çekim: çoğul ζυγοί · tamlayan ζυγού
köken: From Ancient Greek ζυγόν (zugón), ζυγός (zugós), from Proto-Hellenic *dzugón, ultimately from Proto-Indo-European *yugóm (“yoke”).
Δουλευσατε εις τον Κυριον εν ευφροσυνη ελθετε ενωπιον αυτου εν αγαλλιασει.Ona neşeyle kulluk edin, Sevinç ezgileriyle çıkın huzuruna!
2, 4, 6 … είναι ζυγοί αριθμοί
μονά ή ζυγά
Japonca灰皿, 頸木 /ha̠iza̠ɾa̠/
an ashtray
köken: 灰 (hai, “ash”) + 皿 (sara, “plate”). The sara changes to zara as an instance of rendaku (連濁).
(後有員と字す)明神に随遂せしむ。Allah'a kulluk edin.
Korece멍에, 재떨이 /mʌ̹ŋe̞/
yoke
köken: Of native Korean origin. Compare 메다 (meda).
그대가 시버(錫伯)·하라친 사람들한테 가서 청해 오도록 하라.Halklar sana kulluk etsin, uluslar boyun eğsin.
İsveççeaskfat, askkopp, ok, oka (nötr)
an ashtray
çekim: çoğul askfats · tamlayan askfats
köken: aska + fat, since 1804, inspired by German Aschengefäss.
Men folket sade till Josua: »Icke så, utan vi vilja tjäna HERREN.»Halk, ‹‹Hayır! RABbe kulluk edeceğiz›› diye karşılık verdi.
Lehçejarzmo, popielniczka (nötr) /ˈjaʐ.mɔ/
yoke (wooden bar) · yoke (something that restrains) · iron bar surrounding the wind shaft that the windmill passes through
çekim: çoğul jarzma · tamlayan jarzma
eş: gw. (Śląsk Cieszyński) jarmo, ciężar, brzemię, niewola, klamra
köken: Etymology tree Proto-Slavic *arьmò Old Polish jarzmo Polish jarzmo Inherited from Old Polish jarzmo, from Proto-Slavic *arьmò.
aile: jarzemny, jarzmowy, ujarzmiać, ujarzmić
Zbliż się do Boga przez modlitwę.Allah'a kulluk edin.
у роботі не лїниві; духом горючі, Господеві служачі;Gayretiniz eksilmesin. Ruhta ateşli olun. Rabbe kulluk edin.
gambling
çekim: çoğul जुए
köken: Inherited from Sauraseni Prakrit 𑀚𑀽𑀤 (jūda), from Sanskrit द्यूत (dyūta, “gambling”).
aile: जुआख़ाना
जुआ खेलते मैंने अपना सारा पैसा नष्ट किया।
yoke (bar or frame by which two draught animals are joined at their necks) · yoke, restraint, burden, load; repression, slavery, oppression, persecution, tyranny
çekim: çoğul ikeet · tamlayan ikeen
köken: From Proto-Finnic *iges, borrowed from Proto-Slavic *jьgo (gen. *jьga, *jьžese; compare Old East Slavic иго (igo), gen. ига (iga), *ижесе (*ižese)), from earlier *jъgo (gen. *jъga, *jъgese), from Proto-Balto-Slavic *juga-, from Proto-Indo-European *yugóm.
aile: iestää, jarruies
Mutta kansa sanoi Joosualle: "Ei niin, vaan me palvelemme Herraa".Halk, ‹‹Hayır! RABbe kulluk edeceğiz›› diye karşılık verdi.
ikeen alla
Çekçejařmo, jho, popelník (nötr) /ˈjar̝mo/
yoke (bar or frame of wood by which two oxen are joined) · yoke (burden, constraint)
çekim: çoğul jařma · tamlayan jařma
eş: jho, jarmo, tíhlo, krumpolec, jařmice, chomout
köken: Inherited from Proto-Slavic *arьmò.
Obyvatelé tohoto nebe jsou nazývání Tusitá.Gök cisimlerine taparak onlara kulluk etti.
to yoke
çekim: geçmiş înjugat · ortaç înjugat · şimdiki înjugă
zıt: dejuga
köken: From jug or possibly from în + Latin iugāre.
Poporul a zis lui Iosua: ,,Nu! căci vom sluji Domnului``.Halk, ‹‹Hayır! RABbe kulluk edeceğiz›› diye karşılık verdi.
Macarcahamutartó, iga, járom /ˈhɒmutɒrtoː/
ashtray (a receptacle for ash and butts from cigarettes and cigars)
çekim: çoğul hamutartók
köken: hamu (“ash”) + tartó (“holder, container”)
Szolgáljatok az Úrnak örvendezéssel; menjetek eléje vígassággal.Ona neşeyle kulluk edin, Sevinç ezgileriyle çıkın huzuruna!
ויאמר העם אל יהושע לא כי את יהוה נעבד׃Halk, ‹‹Hayır! RABbe kulluk edeceğiz›› diye karşılık verdi.
Latinceiugum /ˈjʊ.ɡũː/
a yoke (for oxen or cattle) or collar (for a horse) · a yoke, pair, team of draft oxen; a pair of horses; a chariot · a pair of anything
çekim: çoğul iuga · tamlayan iugī
köken: From Proto-Italic *jugom, from Proto-Indo-European *yugóm, from *yewg- (“to yoke, harness, join”) + *-óm. Cognate with Sanskrit युग (yuga), Ancient Greek ζῠγόν (zŭgón), and Gothic 𐌾𐌿𐌺 (juk). Equivalent to a substantivization of the adjective iugus (“belonging together”).
aile: bīga, biiugus, iugālis, iugārius, *iugaster, iugō, iugōsus, iugulum, quadrīga, quadriiugis
Nos onera quibusdam bestiis, nos iuga inponimus; […]
Quod addit asinos, qui stercus vectent, treis, asinum molarium; in vinea iugerum iugum boum, asinorum iugum, asinum molarium; […]
Lucage, nulla tuos currus fuga segnis equorum prodidit aut uanae uertere ex hostibus umbrae: ipse rotis saliens iuga deseris.
Dancaåg, askebæger /ɔːv/
yoke
çekim: çoğul ågene · tamlayan ågs
köken: From Old Norse ok, from Proto-Germanic *juką, from Proto-Indo-European *yugóm (“yoke”).
Da sagde Folket til Josua: "Nej HERREN vil vi tjene!"Halk, ‹‹Hayır! RABbe kulluk edeceğiz›› diye karşılık verdi.
Norveççeåk, askebeger
(Svar:) Be for oss til Gud.Allah'a kulluk edin.

Etimoloji

Eski Türkçe kül + lük

Örnek Cümleler

O'na kulluk edin.
He is God, your Lord, so worship Him.
Paraya kulluk etme.
Don't be a slave to money.
Allah'a kulluk edin.
Worship the Only True God.
Allah'a kulluk edin.
To Thamud We Sent their brother Saleh.
Biz ancak O'na kulluk ederiz.
Him alone we worship."
Biz yalnız O'na kulluk ederiz.
Him alone we worship."
Babacığım! Şeytana kulluk etme!
Why do you worship Satan, O father?
Siz ve kulluk ettiğiniz şeyler,
So neither you nor those you worship
"Babacığım, şeytana kulluk etme!
Why do you worship Satan, O father?
"Biz yalnız O'na kulluk ederiz."
Him alone we worship."
Kulluk ve esareti sona erdirelim!
We shall care and keep honoured the reputation.
"Biz O'na kulluk edenleriz" deyin.
Him alone we worship."
küllük ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod