harçlık

/hɑɾtʃˈɫɯk/
noun
C2 seviye
TR → EN
"harçlık" kelimesinin İngilizcesi: allowance, pocket money, pocket money, pocket money. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelallowance
Genelpocket moneynoun
Genelpocket money
Genelpocket money

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)harçlığı
Yönelme (-e)harçlığa
Bulunma (-de)harçlıkta
Çıkma (-den)harçlıktan
Tamlayan (-in)harçlığın
Çoğul (-ler)harçlıklar

Tanım

•Çocukların ailelerinden aldıkları maaş
•Harç karma işleminin yapıldığı yer...
•Ufak tefek gereksinimler için ayrılmış para

Diğer Dillerde

AlmancaAnerkennung, Aufwandsentschädigung, Erlaubnis, finanzielle Abgeltung, Goodwill-Abzug, handelsüblicher Abzug (dişil)
appreciation (a just valuation or estimate of merit, worth, weight, etc.; recognition of excellence) · recognition
çekim: çoğul Anerkennungen · tamlayan Anerkennungen
eş: Achtung, Akzeptanz, Ansehen, Ehrfurcht, Hochachtung, Lob
zıt: Aberkennung, Nichtanerkennung
aile: Grenzanerkennung, Vaterschaftsanerkennung, Zeugnisanerkennung
Taschengeld lehrt Kinder falsches Verhalten. — Harçlıklar çocuklara yanlış alışkanlıklar kazandırır.
Fransızcaindemnité, jeu (dişil) /ɛ̃.dɛm.ni.te/
indemnity · compensation
çekim: çoğul indemnités
köken: Learned borrowing from Latin indemnitās, from indemnis (whence indemne).
Dis, papa... j'ai de l'argent de poche pour toi. — Baba. Ne? Biraz harçlık.
indemnité de licenciement
Acción y resultado de acostar o de acostarse (poner en posición horizontal, generalmente descansando sobre una superficie).
Arena en los bolsillos. — Cebine harçlık konur.
present participle of attenuare
eş: attenuativo, discriminante, scusante, giustificazione, discarico
Le paghette insegnano ai ragazzi abitudini sbagliate. — Harçlıklar çocuklara yanlış alışkanlıklar kazandırır.
Rusçaкарманные деньги
Приключение в кармане. — Cebine harçlık konur.
Felemenkçespeling, toestemming (dişil) /ˈspeː.lɪŋ/
ruimte tussen twee of meer onderdelen van een constructie, zodat deze, gewenst of ongewenst, ten opzichte van elkaar kunnen bewegen
çekim: çoğul spelingen
köken: From spelen + -ing.
Zakgeld leert kinderen verkeerde gewoontes. — Harçlıklar çocuklara yanlış alışkanlıklar kazandırır.
Portekizceatenuante, permissão (dişil) /a.te.nuˈɐ̃.t͡ʃi/
mitigating; attenuating; extenuating (that lessens severity)
çekim: çoğul atenuantes
zıt: agravante
As mesadas ensinam maus hábitos às crianças. — Harçlıklar çocuklara yanlış alışkanlıklar kazandırır.
Japoncaこずかい, 給与 /kʲɨːjo̞/
salary · an allowance, a grant
çekim: geçmiş 給与した
お小遣いというのは — Harçlıklar çocuklara yanlış alışkanlıklar kazandırır.
Korece주머니돈
용돈은 아이들에게 잘못된 습관을 들입니다. — Harçlıklar çocuklara yanlış alışkanlıklar kazandırır.
İsveççetillåtelse
permission
çekim: çoğul tillåtelser · tamlayan tillåtelses
köken: tillåta + -else
Flickorna ska då återgälda pojkarna genom godis eller pengar. — Büyükler çocuklara şekerleme ikram ederler veya harçlık verirler.
Jag bad om tillåtelse att gå
Du har min tillåtelse
Ukraynacaдо́звіл
Попускання навчає дітей дурних звичок. — Harçlıklar çocuklara yanlış alışkanlıklar kazandırır.
Hintçeअनुज्ञा (dişil) /ə.nʊɡ.jɑː/
permission, authorization, consent · license, leave, sanction
çekim: çoğul अनुज्ञाएँ
köken: Borrowed from Sanskrit अनुज्ञा (anujñā).
portion (allocated amount) · serving (portion of food) · dose (measured portion of medicine)
çekim: çoğul annokset · tamlayan annoksen
köken: From Proto-Finnic *andos. Equivalent to antaa (“to give”) + -os.
aile: -annoksinen, annoksittain, annostaa, alkoholiannos, annosaika, annosjakelu, annoskateus, annosmalja, annosmittari, annosmäärä
permission
çekim: çoğul încuviințări · tamlayan încuviințări
köken: From încuviința + -re.
Alocaţiile îi învaţă pe copii conduite greşite. — Harçlıklar çocuklara yanlış alışkanlıklar kazandırır.
Macarcaelnézés /ˈɛlneːzeːʃ/
verbal noun of elnéz, the act of looking away · leniency, forgiveness, allowance · the act of overlooking, seeing something incorrectly by mistake (i.e. "mis-looking" or "misseeing")
çekim: çoğul elnézések
köken: From elnéz (“to overlook; excuse, forgive”) + -és (“-ing”, noun-forming suffix).
aile: elnézést, elnézést kér
A zsebpénz rosszra tanítja a gyereket. — Harçlıklar çocuklara yanlış alışkanlıklar kazandırır.
Endonezcetunjangan /tʊnˈd͡ʒaŋan/
allowance, abatement
çekim: çoğul tunjangan-tunjangan
köken: Affixed tunjang + -an. * Displaced Dutch toelage (“grant-in-aid, subsidy”) by Komisi Bahasa Indonesia as published on Kanpō/Berita Pemerintah No.38 Year III Month 3 (2604) in 1944.
aile: tunjangan anak, tunjangan fungsional, tunjangan hari raya, tunjangan istri, tunjangan kemahalan, tunjangan khusus, tunjangan kinerja, tunjangan pengangguran, tunjangan perceraian, tunjangan profesi
Bulgarcaвземане предвид, допускане, отстъпка, позволение, признаване, разрешение
Сълзи в джобовете. — Cebine harçlık konur.
Malaycaelaun
Malayalamcaഅനുമതി /ɐnumɐd̪i/
permission · license · allowance
köken: Borrowed from Sanskrit अनुमति (anumati).

Etimoloji

From harç + -lık.

Örnek Cümleler

Harçlık mı?
Pocket money?
Biraz harçlık.
Some pocket money
Çocuklarına harçlık verir.
He gives his children an allowance.
Neredeyse harçlık kadar." dedi.
It's almost pocket money," she told SETimes.
Onun yaşına göre harçlık vermelisin.
You should make allowances for her age.
Babam bana haftalık on dolar harçlık verir.
My dad gives me an allowance of $10 a week.
Tom anne ve babasından aldığı harçlıkla yaşıyor.
Tom is living on an allowance from his parents.
Ben harçlıkta bir artış hakkında babamla görüştüm.
I approached my father about an increase in allowance.
Harçlıklar çocuklara yanlış alışkanlıklar kazandırır.
Allowances teach kids the wrong habits.
Harçlıklar doğası gereği çocuklara bir iş hakkında düşünmeyi öğretir.
Allowances, by nature, are teaching kids to think about a job.
Harçlık çocuklara küçük yaşta düzenli bir maaş çeki beklemeyi öğretir.
Allowance is breeding kids at a young age to expect a regular paycheck.
Çocuklar ise bir araya toplanarak evleri dolaşır,bayramlaşarak şeker ve harçlık toplarlar.
The devotees then break their fast, by sharing food and sweets.
harçlık ile daha fazla örnek cümle →