eli sıkı
/eˈli.sɯ.kɯ/
adj
TR → EN
"eli sıkı" kelimesinin İngilizcesi: miserly, stingy, tight-fisted. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelmiserlyadj
Genelstingyadj
Geneltight-fistedadj
Çekim Tablosu
Çoğul (-ler)eli sıkılar
Tanım
•Elindeki parayı harcamaya kıyamayan
Diğer Dillerde
Almancageizig, gierig, knauserig, knausrig, stech-, stechend /ɡaɪ̯tsɪç/
ungenerous; stingy; cheap (greedy to keep one’s own for oneself; unwilling to share) · miserly; closefisted (unwilling to spend one’s money; excessively economical) · greedy; avaricious; rapacious
çekim: karşılaştırma geiziger · üstünlük am geizigsten
eş: knauserig, knickerig, sparsam
köken: Alteration (due to German Geiz) of Middle High German gītic, gītich, gītec, from Old High German gītag, equivalent to Geiz + -ig. Doublet of geitig.
stingy, miserly
çekim: çoğul avares
eş: fesse-mathieu, grippe-sou, harpagon, juif, parcimonieux, picsou
köken: From a modification of the older popular form aver after the original etymology, Latin avarus.
İspanyolcaagarrado, amarrado, amarrete, cerracatín, cicatero, mezquino /aɡaˈrado/
stingy
eş: robusto
köken: Past participle of agarrar.
İtalyancaavaro, taccagno, tirchio /aˈva.ro/
mean, stingy
çekim: üstünlük avarissimo
eş: parco, parsimonioso, spilorcio, taccagno, tirchio, pidocchio
köken: From Latin avārus.
aile: avaramente
Rusçaа́лчный, жа́дный, жалящий, прижи́мистый, ска́редный, скупо́й /ˈʐalʲɪɕːɪj/
present active imperfective participle of жа́лить (žálitʹ)
Arapçaبَخِيل
stingy, niggard, miserly
köken: Borrowed from Arabic بَخِيل (baḵīl).
stingy, greedy
çekim: karşılaştırma daha dargöz · üstünlük ən dargöz
zıt: əliaçıq, comərd, səxavətli
köken: From dar (“narrow”) + göz (“eye”).
Portekizcemesquinho, pão-duro, sovina /mesˈkĩ.ɲu/
stingy, mean, miserly, niggardly
köken: From Arabic مِسْكِين (miskīn, “poor”). Compare Galician mesquiño, Spanish mezquino, French mesquin.
aile: mesquinhar, mesquinhez, mesquinhice
Yunancaτσιγκούνης /t͡siŋˈɡu.nis/
miserly, stingy, penny-pinching, scrooge-like, tight-fisted
eş: εξηνταβελόνης, σπαγκοραμμένος, σπάγκος, σφιχτοχέρης, τσιφούτης, φιλάργυρος
zıt: γαλαντόμος
köken: Borrowed from Ottoman Turkish چنگانه, چنكانه (çingane, çingene), from Classical Persian چنگانه (čingāna), likely ultimately from Ancient Greek ἀθίγγανος (athínganos). Compare the etymological script τσιγγούνης (tsingoúnis) after τσιγγάνος (tsingános, “Gypsy”) and αθίγγανος (athínganos), described as a repatriated term by some dictionaries.
aile: ατσιγκούνευτα, ατσιγκούνευτος, τσιγκούναρος, τσιγκουνεύομαι, τσιγκουνιά, τσιγκούνικα, τσιγκούνικος
Japoncaけちくさい, けちな, 刺しそうな, 吝嗇な
いかにもけちである。
Korece인색하다, 인색한 /insʰɛkʰa̠da̠/
stingy, tight-fisted, cheap
köken: 인색(吝嗇) (insaek) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving adjectives).
greedy (having greed; consumed by selfish desires) · eager (to have something)
çekim: karşılaştırma girigare · üstünlük girigast
köken: From Old Swedish girugher, gerogher (compare Norwegian girug), to an earlier Old East Norse *girugr ← *girugʀ, potentially to a Proto-Norse *ᚷᛁᚱᚢᚷᚨᛉ (*girugaʀ); in root akin to *girį̄ + *-gaz; via pattern from Old Danish girig, Middle Low German gerich, Old High German girig (compare German gierig). First recorded in the 13th century Westrogothic law (Westgöta-Lagen). Related to Old Swedish giri…
frugal, sparing, thrifty
çekim: karşılaştırma oszczędniejszy · üstünlük najoszczędniejszy
eş: skrzętny, nierozrzutny, gw. (Górny Śląsk) szporobliwy, gw. (Śląsk Cieszyński) szanobliwy, ekonomiczny, oszczędnościowy
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₃ebʰi Proto-Balto-Slavic *ab Proto-Slavic *o(b) Proto-Slavic *o(b)- Old Polish o- Polish o- Proto-Slavic *ščęditi Polish szczędzić Polish oszczędzić Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish oszczędny From oszczędzić + -ny.
aile: oszczędność
Ukraynacaжаді́бний, жа́дібний, жадли́вий, жадни́й, жа́дний, скупи́й
miserly, stingy
köken: Of unknown origin. McGregor tentatively postulates a combination of कान (kān, “ear”) + चूसना (cūsnā, “to suck”), lit. "ear-sucked"; compare मक्खीचूस (makkhīcūs, “miser”, literally “fly-sucker”) for a similar formation.
aile: कंजूसी
stingy (covetous, meanly avaricious)
çekim: karşılaştırma itarampi · üstünlük itarin
köken: Unknown. Related to Karelian itara.
aile: itarasti, itaruus
greedy
çekim: karşılaştırma chamtivější · üstünlük nejchamtivější
eş: hrabivý, chtivý, lakomý, lačný
Byl jsem chamtivý a objednal si spoustu jídla.
Rumenceavar, ciufút, înțepător, pișcător, zgârcit (eril)
miser · greedy
çekim: çoğul avari · tamlayan avarului
köken: Borrowed from French avare, from Latin avarus.
Macarcafösvény, fukar, szűkmarkú, zsugori /ˈføʃveːɲ/
stingy (covetous, meanly avaricious)
çekim: karşılaştırma fösvényebb · üstünlük legfösvényebb
köken: First attested in 1372. Of unknown origin. Perhaps a derivative with the noun-forming suffix -vény.
aile: fösvénység
greasy · slippery · sticky
eş: slesk
köken: From fedt (“grease”) + -et or the past participle of fedte (“to grease”).
Norveççegjerrig
Endonezcepelit
ungenerous, stingy, mean
çekim: karşılaştırma lebih pelit · üstünlük paling pelit
köken: Borrowed from Betawi pelit (“stingy”), probably from Sundanese pelit (“deceiving, fraudulent”).
aile: kepelitan, terpelit
Vietnamcabo bo như thần giữ của, bủn xỉn, hà tiện, keo, keo kiệt /ʔɓun˧˩ sin˧˩/
stingy; miserly; parsimonious
köken: Possibly non-Sino-Vietnamese reading of Chinese 貧賤 (SV: bần tiện).
Bulgarcaжилещ, скъпернически, стиснат
Slovakçaskúpy
Slovenceomamen, pohlepen /pɔxlèːpən/
avaricious, greedy (who has a passionate desire to appropriate goods)
çekim: karşılaştırma pohlẹ̄pnejši · üstünlük nȁjpohlẹ̄pnejši
köken: From pohlȅp + -en.
Etimoloji
From el (“hand”) + -i (“possessive suffix”) + sıkı (“tight, tightened, squeezed”).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
İnsanoğlu da pek eli sıkıdır!
The human being has always been stingy.
Tom'un eli sıkı biri olduğunu biliyorum.
I know that Tom is stingy.
Yahudiler: "Allah'ın eli sıkıdır" dediler.
The Jews say: "Bound are the hands of God."
Azerbaycan'da en cimri, eli sıkı milyonerlerden biri olarak görülüyordu.
He was considered in Azerbaijan as one of the most stingy, tight-fisted millionaires.
Yahudiler, "Allah'ın eli sıkıdır" dediler; dediklerinden ötürü elleri bağlandı, lanetlendiler.
And the Jews say: the hand of God is fettered.
İlgili Sorular
On altı yaşındayım ve birkaç yıldır çok güzel bir kızla sevgiliyim. Onunla buluştuğumda kendimi bir rüyada gibi hissediyorum; hiç tartışmadık ve elini tutmak bile hâlâ beni nefes kesiyor. İkimiz de sıkı Hristiyanız. Geçenlerde evlenip ileride bir aile kurmayı konuştuk. Ancak bir engel var: Kız on beş ve nadir bir kalp hastalığı var; bazen çok hasta olduğundan hareket edemiyor ve aşırı yorgun, güçsüz hissediyor. Ona tamamen bağımlı olduğum için endişeliyim.
On altı yaşındayım ve birkaç yıldır çok güzel bir kızla aşıkım. Onunla buluştuğumda adeta bir rüyada gibi hissediyorum; hiç tartışma yaşamadık ve elini tutmak bile beni hâlâ heyecanlandırıyor. İkimiz de sıkı Hristiyanız. Geçenlerde evlenip ileride bir aile kurmayı konuştuk. Ancak bir problem var: Kız on beş ve nadir bir kalp rahatsızlığı var; bazen çok hasta olduğundan hareket edemiyor ve çok yorgun, halsiz hissediyor. Ona tamamen bağımlı olduğum için korkuyorum.
On altı yaşındayım ve birkaç yıldır çok güzel bir kıza aşığım. Onunla buluştuğumda sanki bir rüyada gibi hissediyorum; hiç tartışmadık ve elini tutmak bile beni hâlâ nefessiz bırakıyor. İkimiz de sıkı Hristiyanız. Geçenlerde evlenip ileride bir aile kurmayı konuştuk. Mükemmel gibi görünse de bir sorun var: O on beş yaşında ve nadir bir kalp hastalığı var; bazen hareket edecek kadar bile gücü yetmiyor, sık sık çok yorgun ve halsiz oluyor. Ona tamamen bağımlı olduğum için korkuyorum.
ABD'de hamburger yerken iki elinizle sıkıca tutup mümkün olduğunca çabuk yemeli ve yemeği bitirene kadar sohbet etmeye çalışmamalısınız. Bu doğru mu?
Parmakla burun kazıyan birinin kanı elimize temas ederse HIV geçirme olasılığı nedir? El sıkışma konusunda ne kadar kaygı duymalıyız?