Ana içeriğe geç
Sözlük
/
cıvata

cıvata

TR → EN
"cıvata" kelimesinin İngilizcesi: bolt, bolt. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbolt
Genelbolt

Tanım

•birbirine bağlanmak istenen parçaların üzerine delik açıl arak ucuna somun takıl arak sıkıştırılan bir bağlantı elemanı
•Birbirine bağlanmak istenen ağaç veya demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida

Diğer Dillerde

to cut off (with a cutting weapon) · to leave abruptly, to do a runner · to crack up, to laugh one's head off
çekim: geçmiş haute ab · ortaç abgehauen · şimdiki haut ab · ulaç abhauend
köken: From Middle High German abehouwen, from Old High German abahouwan. Equivalent to ab- + hauen.
BOLZENSCHÜSSE — CIVATA TABANCALARI
Ich hau jetzt ab.
Hau bloß ab! Dich will ich nicht mehr sehen.
bolt (metal fastener)
çekim: çoğul boulons
köken: From boule + -on.
aile: boulonner, déboulonner
Ah oui. — - 1.7 x 4 numaralı cıvata.
Pieza metálica con forma de gancho que se introduce en otra con forma de anillo para cerrar puertas, ventanas etc.
PROYECTILES DE AIRE — CIVATA TABANCALARI
bullseye (in target shooting or archery) · a tub of lard (a fat person)
çekim: çoğul barilotti
köken: From barile + -otto.
Serrare i dadi di bloccaggio sui tensionamento bulloni — Sıkıştırma cıvataları kilitleme fındık sıkın
Rusçaболт, винт
ПЛЕННЫЕ БОЛТЫ — CIVATA TABANCALARI
Arapçaمِصْمَال
تشديد المكسرات قفل على البراغي التوتير — Sıkıştırma cıvataları kilitleme fındık sıkın
Farsçaبلت
Azericebolt, sürgü
bolt, screw
çekim: çoğul boltlar · tamlayan boltun
köken: Borrowed from Russian болт (bolt), from English bolt.
Tatarcaяшен
lightning
Felemenkçebout, schroef
Mount de verlichting in de juiste locatie — Ön cıvataları sıkın için anahtar anahtarı kullanın
to screw · to muse
çekim: geçmiş aparafusei · ortaç aparafusado · şimdiki aparafusa
eş: parafusar, parafusar
zıt: desaparafusar, desparafusar
köken: From a- + parafuso + -ar.
Aperte as porcas de travamento sobre os parafusos de tensão — Sıkıştırma cıvataları kilitleme fındık sıkın
to bolt, bar (a door, gate, etc)
çekim: geçmiş αμπάρωσα · ortaç έχοντας αμπαρώσει · şimdiki αμπαρώνει · ulaç αμπαρώνοντας
köken: From αμπάρα (ampára, “bolt”) + -ώνω (-óno, suffix for verbs).
Σ αυτό το σφαγείο, η σφραγισμένη και χωρίς κέρατα αγελάδα οδηγείται στο παχνί. αναισθητικά βέλη — CIVATA TABANCALARI
Japoncaボルト, 反物, 稲妻, 落雷, 金剛 /bo̞ɾɯ̟to̞/
a bolt (metal fastener)
eş: ねじ
köken: Borrowed from English bolt.
「コンベア」というラベルの付いたコンセントに電気ケーブルを接続 — Sıkıştırma cıvataları kilitleme fındık sıkın
Korece볼트 /po̞ɭtʰɯ/
bolt
köken: Borrowed from English bolt.
Tensioning 볼트에 잠금 너트를 조여 — Sıkıştırma cıvataları kilitleme fındık sıkın
İsveççeblixt c vigg, bult, bunt c packe, fästa, fly, förbinda
bolt (metal fastener)
çekim: çoğul bultar · tamlayan bults
köken: From Low German bolt, from Middle Low German bolte, from Old Saxon bolt, from Proto-West Germanic *bolt.
aile: bultsax, spindelbult
BULTPISTOL — CIVATA TABANCALARI
Lehçeantaba, bełt, grom, piorun, rygiel, ryglować (dişil) /anˈta.ba/
bar, bolt, latch · door handle, doorknocker
çekim: çoğul antaby · tamlayan antaby
eş: kołatka
köken: Etymology tree German Handhabebor. Polish antaba Borrowed from German Handhabe.
"Pistolety z tzw. zablokowanymi bolcami" — CIVATA TABANCALARI
Ukraynacaза́сов, за́совка, за́сув, за́сувка
Використання ключових гайковий ключ для затягування передній гвинти — Ön cıvataları sıkın için anahtar anahtarı kullanın
Hintçeपेंच, बाण, बिजली, बोल्ट, सिटकनी
screw
köken: Borrowed from Classical Persian پیچ (pēč).
Fincejalkarauta, kahle, karata, livahdus, livistys, lukko /ˈjɑlkɑˌrɑu̯tɑ/
leg irons · bolt (iron to fasten the legs of a prisoner)
çekim: çoğul jalkaraudat · tamlayan jalkaraudan
köken: jalka (“leg, foot”) + rauta (“iron”)
Kiristä lukitus Tensioning pultit mutterit — Sıkıştırma cıvataları kilitleme fındık sıkın
Çekçešroub (eril) /ˈʃrou̯p/
bolt (fastener) · screw (simple machine)
çekim: çoğul šrouby · tamlayan šroubu
köken: Cognates include German Schraube, Dutch schroef , English screw.
Střela do mozku. — CIVATA TABANCALARI
Rumencebolț (nötr)
bolt
çekim: çoğul bolțuri · tamlayan bolțului
köken: Borrowed from German Bolzen.
PIRONUL CAPTIV — CIVATA TABANCALARI
Macarcacsavar, csavaroz, elreteszel, retesz, tolózár, vég /ˈt͡ʃɒvɒr/
screw, wood screw (fastener) · bolt (fastener)
çekim: çoğul csavarok
köken: The verb was derived from an unattested stem + -r (frequentative suffix). The stem is of unknown origin. It has been proposed to be a borrowing from Oghur (compare Chuvash ҫавӑр (śavăr, “to turn”), ҫаврӑн (śavrăn, “to revolve”), ҫавра (śavra, “round”), Turkish çevirmek (“to turn over”)), although this is considered unlikely. First attested in c. 1456. The noun was created from the verb during the…
aile: csavaros, csavaroz, anyacsavar, csavaralátét, csavaranya, csavarfej, csavarfúró, csavargyár, csavarhúzó, csavarkerék
KÁBÍTÓSZEGECS — CIVATA TABANCALARI
İbraniceבורג \ בֹּרֶג, גְּלִילָה, הבריג
to screw, to bolt (to connect or assemble pieces using a screw or a bolt)
çekim: geçmiş הִבְרַגְתָּ
אקדחי השבי — CIVATA TABANCALARI
a bolt (of a door)
çekim: çoğul pessulī · tamlayan pessulī
köken: From Ancient Greek πάσσαλος (pássalos), from Proto-Indo-European *peh₂ǵ- (whence pangō). See also repāgulum.
aile: oppessulātus, *oppessulō
bolt
çekim: çoğul bundstykker
Stramme låsning Nuts på de Tensioning bolte — Sıkıştırma cıvataları kilitleme fındık sıkın
Norveççerigel, skrue, sluttstykke
Dette gjorde bilen lite brukbar for gatebruk, men sparte tid under pitstoper. — Bu tek civata yerleşimi sebebiyle araç yol kullanımına uyumsuz olmuş, ancak pit stoplarda zaman kazanılmıştır.
Vietnamcabu lông /ʔɓu˧˧ ləwŋ͡m˧˧/
bolt (metal fastener)
köken: Borrowed from French boulon.
Thắt chặt các hạt khóa trên các bu lông Tensioning — Sıkıştırma cıvataları kilitleme fındık sıkın
Bulgarcaзакрепвам с болт, залоствам, ма́ндало, мъ́лния, офейквам, резе́
Натегнете заключване на Обтягащ болтове — Sıkıştırma cıvataları kilitleme fındık sıkın

Etimoloji

İtalyanca

Örnek Cümleler

Cıvataları sıktım.
I tightened the bolts.
CIVATA TABANCALARI
CAPTlVE BOLTS
O civatayı dik durdurdu.
She stood bolt upright.
Sami cıvataları çıkardı.
Sami removed the bolts.
Bazı cıvatalar sıkılmalı.
Some bolts need to be tightened up.
Bu civata bu somuna uyuyor.
This bolt fits this nut.
Bu civatayı sıkmak zorundayım.
I have to tighten these bolts.
...2 x 8 numaralı cıvatalar, sabitle.
Bolts 2 x 8, fasten...
- 1.7 x 4 numaralı cıvata. - Anlıyorum.
- Bolt 1.7 x 4 - I see.
Sıkıştırma cıvataları kilitleme fındık sıkın
Tighten the Locking Nuts on the Tensioning Bolts
O civataya uyacak bir somuna ihtiyacımız var.
We need a nut that will fit that bolt.
Ön cıvataları sıkın için anahtar anahtarı kullanın
Use the hex key wrench to tighten the front screws
cıvata ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod