Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bayağılık

bayağılık

TR → EN
"bayağılık" kelimesinin İngilizcesi: inferiority, mediocrity, platitude, shoddy, vulgarism. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelinferiority
Genelmediocrity
Genelplatitude
Genelshoddy
Genelvulgarism

Tanım

•bayağı olma durumu ya da bayağıca davranış, adilik
•Basit, değersiz, ahlaksız davranışlar sergileme durumu veya bu tür davranışlar

Diğer Dillerde

appropriate, meet, fair · cheap (low-priced) · cheap (of low quality, mediocre)
çekim: karşılaştırma billiger · üstünlük am billigsten
eş: preiswert, günstig, preisgünstig, wohlfeil, minderwertig
zıt: teuer, hochpreisig, edel, hochwertig
köken: From Middle High German billich, from Old High German billīh (“appropriate”), from a suffixed form of Proto-West Germanic *bil(i) (“merciful, kind, decent, fair”).
aile: spottbillig
- Welch bezaubernde Schlichtheit. — Ne hoş bir bayağılık.
Die Strafe ist billig und recht.
In Deutschland sind Lebensmittel billiger als in andern europäischen Ländern.
Das Vorgehen der Regierung ist ein billiges Ablenkungsmanöver.
Fransızcaeffiloché, médiocrité /e.fi.lɔ.ʃe/
past participle of effilocher
Quelle charmante simplicité — Ne hoş bir bayağılık.
coarse, rough · crude · rude, uncouth
eş: basto, grosero, tosco, basto, tosco, vil
köken: From Late Latin burdus (“bastard, mule”), probably of Celtic origin.
verdaderos burdos
İtalyancamediocrità, scadente (dişil) /me.djo.kriˈta/
mediocrity
eş: piccolezza, bassezza, pochezza, limitatezza, modestia, scarsa abilità
köken: Borrowed from Latin mediocritātem.
Lasciami in pace. — Ne hoş bir bayağılık.
Rusçaобычность, заурядность
Оставьте меня в покое. — Ne hoş bir bayağılık.
Felemenkçemiddelmatigheid, nagemaakt (dişil) /mɪdəlˈmaːtəxˌɦɛi̯t/
mediocrity: being mediocre · the quality of being at the golden mean
eş: doorsnee, middelmaat, mediocriteit, alledaagsheid
köken: From Middle Dutch middelmaticheit. Equivalent to middelmatig + -heid.
Charmante eenvoud. — Ne hoş bir bayağılık.
Portekizcemediocridade, ruim (dişil) /me.d͡ʒi.o.kɾiˈda.d͡ʒi/
mediocrity (condition of being mediocre) · a mediocre thing or aspect
çekim: çoğul mediocridades
A maior parte, em mãos privadas. Combina banalidade com políticas fortemente anti-chavistas. — Çoğunlukla kişilerin sahip olduğu, bayağılık dolu ve aşırı sağcı anti-Chávez politikaları savunan medyayı...
Yunancaκακής ποιότητας, μετριότητα, φτηνός (dişil) /me.tɾiˈo.ti.ta/
mediocrity
çekim: çoğul μετριότητες · tamlayan μετριότητας
köken: From Ancient Greek μετριότης (metriótēs), equivalent to μέτριος (métrios, “moderate, mediocre”) + -ότητα (-ótita, “-ity, -ness”).
Αφήστε με ήσυχη. — Ne hoş bir bayağılık.
Japonca凡庸, 劣等な, 平凡, 見掛け倒しの /bõ̞ɰ̃jo̞ː/
mediocre; ordinary
eş: 平凡, 普通, つきなみ
私は完全にしらふです。 — Ne hoş bir bayağılık.
Korece재생모, 조잡하다
İsveççemedelmåttlighet, slarvig, tafflig
sloppy, careless (careless or imprecise)
çekim: karşılaştırma slarvigare · üstünlük slarvigast
köken: slarv + -ig
Låt mig vara. — Ne hoş bir bayağılık.
Hon blir alltmer slarvig i sitt arbete
Undersökningen avslöjade slarviga övervakningsförfaranden
Slarviga människor handlar utan tillbörlig omsorg
bad (not good) · synonym of wadliwy · lame
eş: niedobry, marny, niedoskonały, lichy, nie najlepszy, zły
köken: Etymology tree Proto-Slavic *kъpъ Polish kiep Proto-Indo-European *-iskos Proto-Balto-Slavic *-iškas Proto-Slavic *-ьskъ Old Polish -ski Polish -ski Polish kiepski From kiep + -ski.
Proszę zostawić mnie w spokoju. — Ne hoş bir bayağılık.
substandard, base (of inferior quality)
çekim: karşılaştırma ala-arvoisempi · üstünlük ala-arvoisin
köken: ala- + arvoinen
aile: ala-arvoisesti, ala-arvoisuus
Jätä minut rauhaan. — Ne hoş bir bayağılık.
Çekçeprůměrnost (nötr) /ˈpruːmɲɛrnost/
mediocrity
çekim: çoğul průměrnosti · tamlayan průměrnosti
köken: From průměrný + -ost.
Okouzlující jednoduchost... — Ne hoş bir bayağılık.
Latincemalefactus, scadens
harmed
köken: From Proto-Italic *maledfaktos, perfect passive participle of malefaciō.
Dancaskod /skɔd/
stump, butt
çekim: çoğul skoddene · tamlayan skods
köken: From Jutish skod, a variant of skud (“shot”).
aile: cigaretskod, skodde
Lad mig være. Jeg ved, hvor klaveret er. — Ne hoş bir bayağılık.
Norveççemiddelmådighet, slurvet, slurvete
Bulgarcaдолнопробен, посредственост
Очарователен простота. — Ne hoş bir bayağılık.
Estoncakeskpära, keskpärasus /ˈkesk(ˌ)pærɑsus/
mediocrity (quality of being mediocre) · something mediocre
çekim: çoğul keskpärasused · tamlayan keskpärasuse
köken: keskpärane + -us
Katalancamediocritat
Galiçyacaruín, trapalleiro /ruˈiŋ/
mean, miserly, stingy · shoddy, of bad quality
köken: From ruína, or from a Vulgar Latin root *ruīnus, ultimately from Latin ruīna. Compare Portuguese ruim, Spanish ruin, Catalan roí.
As veces ruyn gadela roy boa correa
İrlandacalagmheasarthacht (dişil)
poorishness, mediocrity · rather small amount
çekim: tamlayan lagmheasarthachta
köken: lagmheasartha (“rather poor, indifferent”) + -acht
Ermeniceմիջակություն
Tagalogcadampat, kadampatan, karampatan /kaɾamˈpatan/
fair; reasonable
köken: From dapat + ka- -an. Compare karapatan.
Belarusçaпасрэднасць
Makedoncaмедиокрите́т, про́сечност

Örnek Cümleler

Ne hoş bir bayağılık.
Charming simplicity.
Kükrüyor, çirkin müzik çalıyor, üzücü, çirkin, bayağılık ve para kokuyor. " [2]
It bellows, it plays ugly music, it's sad, it's ugly, it smells of vulgarity and money."[126]
bayağılık ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod