şaşırtı

TR → EN
"şaşırtı" kelimesinin İngilizcesi: astonishment. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelastonishment

Görsel

Yeşil Uzaylı Maskotu İçindeki Çocuğun Etkinlikteki Komik ve Şaşırtıcı AnısıAskeri hangarda çocuğun naylonla sarılmış askere şaşırtıcı tepkisiSevimli balon balığı karakterinin sunum tabağındaki şaşırtıcı ve neşeli haliOfis Ortamında Zombi Makyajı Yapmış Kadının Komik ve Şaşırtıcı Görünümü

Tanım

•sürpriz
•Beklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum

Diğer Dillerde

AlmancaErstaunen, Staunen, Verwunderung /ʔɛɐ̯ˈʃtaʊ̯nən/
to astonish, astound
çekim: geçmiş erstaunte · ortaç erstaunt · şimdiki erstaunt · ulaç erstaunend
eş: verblüffen, verdutzen, verwundern
köken: er- + staunen
aile: erstaunlich
Es ist erstaunlich. — Bu şaşırtıcı.
Fransızcaétonnement (eril) /e.tɔn.mɑ̃/
astonishment, amazement
çekim: çoğul étonnements
köken: From étonner + -ment.
Il est étonnant. — Bu şaşırtıcı.
İspanyolcaasombro, estupefacción, extrañeza, sorpresa (eril) /aˈsombɾo/
amazement, astonishment, stupefaction · wonder, awe, wonderment · fear, dread
çekim: çoğul asombros
köken: Deverbal from asombrar.
aile: asombroso
Es increíble. — Bu şaşırtıcı.
astonishment, amazement
çekim: çoğul attonimenti
E 'incredibile. — Bu şaşırtıcı.
Rusçaизумле́ние, удивле́ние
Это удивительно. — Bu şaşırtıcı.
Arapçaتَعَجُّب, دَهْشَة, ذُهُول
كورت أندرسون:صدمة! — KA: Şaşırtıcı!
Farsçaتعجب /ta.ʔad.ˈd͡ʒub/
astonishment
köken: Borrowed from Arabic تَعَجُّب (taʕajjub).
aile: تَعَجُّب کَردَن, عَلامَتِ تَعَجُّب
شاهزاده در تعجب مانده بود / کز من او عقل و نظر چون در ربود
Azericetəəccüb
amazedness, amazement, surprise
çekim: çoğul təəccüblər · tamlayan təəccübün
köken: Borrowed from Arabic تَعَجُّب (taʕajjub).
aile: təəccübləndirmək, təəccüblənmək
Portekizcesurpresa (dişil) /suʁˈpɾe.zɐ/
surprise (something not expected) · surprise (feeling that something unexpected has happened) · a present; a gift
çekim: çoğul surpresas
zıt: esperado, previsto
köken: Borrowed from French surprise, from Old French surprendre (“to overtake”), from sur- (“over”) + prendre (“to take”), from Latin prendere (“to seize”).
aile: de surpresa
É incrível. — Bu şaşırtıcı.
Yunancaέκπληξη, κατάπληξη, σοκ (dişil) /ˈekpliksi/
surprise
çekim: çoğul εκπλήξεις · tamlayan έκπληξης
köken: From Ancient Greek ἔκπληξις (ékplēxis).
Είναι καταπληκτικό. — Bu şaşırtıcı.
Japonca驚き, 驚愕 /o̞do̞ɾo̞kʲi/
surprise; astonishment; shock
aile: 驚き馬, プロ驚き屋
驚くべき結末 — Şaşırtıcı Bitiş
Korece놀라움, 놀람 /ˈno̞(ː)ɭɭa̠um/
surprise; astonishment
KA: 놀랍군요! — KA: Şaşırtıcı!
İsveççeförvåning, häpenhet, överraskning
surprise (at something unexpected happening)
çekim: tamlayan förvånings
köken: förvåna + -ing
Häpnadsväckade avslutning — Şaşırtıcı Bitiş
Lehçedziw, osłupienie, zdumienie, zdziwienie (eril) /ˈd͡ʑif/
wonder
çekim: çoğul dziwy · tamlayan dziwu
eş: cudo, gw. (Śląsk Cieszyński) sumeryja
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *dʰeyh₂-der.? Proto-Indo-European *dyew-der. Proto-Slavic *divìtider. Proto-Slavic *divъ Polish dziw Inherited from Proto-Slavic *divъ.
To jest niesamowite. — Bu şaşırtıcı.
Ukraynacaздивува́ння, по́див
Це дивно. — Bu şaşırtıcı.
Fincehämmästyminen, hämmästys, kummallisuus, kummastuminen, kummastus /ˈhæmːæstys/
surprise, awe, astonishment
çekim: çoğul hämmästykset · tamlayan hämmästyksen
köken: hämmästyä + -ys
On hämmästyttävää. — Bu şaşırtıcı.
Çekçepodiv, údiv, úžas (eril) /ˈpoɟɪf/
astonishment, surprise, amazement
çekim: çoğul podivy · tamlayan podivu
köken: Deverbal from podivit.
Je to úžasné. — Bu şaşırtıcı.
Je s podivem', že...
vyvolat podiv
Rumencesurprindere, uimire (dişil)
surprise (the feeling that something unexpected has happened)
çekim: çoğul surprinderi · tamlayan surprinderi
köken: From surprinde + -re.
Este uimitor. — Bu şaşırtıcı.
Dancaforbavselse
Det er forbløffende. — Bu şaşırtıcı.
Bulgarcaучу́дване
Това е невероятно. — Bu şaşırtıcı.
Katalancaestorament
Galiçyacaabraio, aglaio, infento, medoña (eril)
amazement; astonishment, in awe · astounded, stunned
çekim: çoğul abraios
köken: From abraiar (“to astonish”).
İrlandacauafás (eril) /uəˈfˠɑːsˠ/
horror, terror · astonishment, cause of astonishment · vast or astonishing number or amount
çekim: çoğul uafáis · tamlayan uafáis
köken: From Middle Irish úathbás (“horror, terror”), from Old Irish úath (“fear, horror, terror”) (modern fuath) + bás (“death”).
aile: uafásach
İzlandacaundrun /ˈʏntrʏn/
wonder, amazement, astonishment
çekim: tamlayan undrunar
köken: From undra + -un.
Ermeniceզարմանք /zɑɾˈmɑnkʰ/
astonishment, surprise, wonder, amazement · wonder, marvel, prodigy
çekim: çoğul զարմանքներ
köken: From Old Armenian զարմանք (zarmankʻ).
Malaycakekaguman
astonishment, amazement
çekim: çoğul kekaguman-kekaguman
köken: kagum + ke- -an
Bengalceবিস্ময়
Belarusçaздзіўле́нне, падзі́ў

Örnek Cümleler

O şaşırtıcı.
That's amazing.
Bu şaşırtıcı.
That is surprising.
Şaşırtıcı mı?
Is that surprising?
Su şaşırtıcı.
Water is amazing.
Bu şaşırtıcı.
It is amazing.
Tom şaşırtıcı.
Tom's amazing.
Aaa şaşırtıcı.
Oh! Amazing.
O şaşırtıcıdır.
It's amazing.
O şaşırtıcıydı.
That was amazing.
Fark şaşırtıcı.
The difference is staggering.
Şaşırtıcı Bitiş
Amazing Finish
Onlar şaşırtıcı.
They're amazing.
şaşırtı ile daha fazla örnek cümle →