şaşırtı ile cümle
şaşırtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Karının itiraz etmesi şaşırtıcı.It is surprising that your wife should object.
Ödülü kazanman şaşırtıcı.It is amazing that you won the prize.
Şaşırtıcı; ödülü kazanmalıydın.It is amazing; you should have won the prize.
Havanın ağırlığa sahip olma fikri çocuklara şaşırtıcı geldi.The idea that air has weight was surprising to the child.
Şaşırtıcı şekilde, onun bir hırsız olduğu ortaya çıktı.Surprisingly enough, he turned out to be a thief.
Borsa bugün şaşırtıcı biçimde sakindi.The stock market was surprisingly quiet today.
Hanako'nun şaşırtıcı şekilde hoş bir insan olduğu ortaya çıktı.Hanako turned out to be a surprisingly nice person.
Doktorlar bazı şaşırtıcı gerçekleri keşfettiler.Doctors have discovered some startling facts.
Bu kitabı okumak şaşırtıcı biçimde kolay, değil mi?This book is surprisingly easy to read, isn't it?
Bill şaşırtıcı bir akıcılık ile Japonca konuştu.Bill spoke Japanese with surprising fluency.
Kaç tane mutsuz evliliğin olması şaşırtıcıdır.It is surprising how many unhappy marriages there are.
Annenin altı dil konuşması ne kadar şaşırtıcı.How amazing that your mother speaks six languages!
Bu şaşırtıcı.That is surprising.
İlacın etkisi şaşırtıcıydı.The effect of the medicine was amazing.
O şaşırtıcıdır.It's amazing.
Bu şaşırtıcı bir keşif.This is a surprising discovery.
Şaşırtıcı bir şekilde, soğuk günlerde bile yüzer.Surprisingly, he swims even on cold days.
Okulunuzun 8.30'da başlaması ve 3.30'da bitmesini bilmek şaşırtıcı.It's surprising to know that your school starts at 8:30 and ends at 3:30.
Yetmiş yaşındaki bir adam için o hala şaşırtıcı bir enerjiye sahip.For a man of seventy, he still has surprising vigour.
Trafik kazalarında ölen insan sayısı şaşırtıcıdır.The number of people who die in traffic accidents is surprising.
Çocuğun ne kadar hızlı büyüdüğünü görmek şaşırtıcıydı.It was surprising to see how fast the child grew up.
Çocukların, çiftliği ziyaret etmeyi sevmeleri hiç şaşırtıcı değil.It is no wonder that the children love to visit the farm.
Onun on dokuz yaşındayken şampiyon olması şaşırtıcı.It's amazing that he won the championship at the age of nineteen.
Onun buraya gelmesi şaşırtıcı.That he comes here is surprising.
Onun bunu bilmemesi gerektiği şaşırtıcıdır.It is surprising that he should not know this.
Onun nasıl kaçtığı hâlâ bizi şaşırtıyor.How he escaped still puzzles us.
Onun istifa etmesi şaşırtıcı değildir.It is not surprising that he resigned.
Onun başarısız olması hiç şaşırtıcı değil.It is no wonder that he has failed.
Onun hafızası beni şaşırtıyor.His memory amazes me.
Onun tekniği eşsiz ve kesinlikle şaşırtıcıydı.His technique was unique and absolutely amazing.
En şaşırtıcı akrobasi hareketlerini yapabilir.He can do the most amazing acrobatics.
Onun bunu söylemesi şaşırtıcıydı.It was surprising that she said that.
Onun yeteneği şaşırtıcıdır.Her talent is amazing.
Onun ayağı ile yazma yeteneği şaşırtıcı.Her ability to write with her foot is amazing.
Onun akıllılığı sık sık beni şaşırtır.Her cleverness often amazes me.
O, şaşırtıcı şekilde güzeldi.She was astonishingly beautiful.
Şaşırtıcı bir şey buldum.I've found something amazing!
Bu kesinlikle şaşırtıcı.This is certainly surprising.
Evet, o şaşırtıcıydı. İnanılmaz!Yes, that was amazing. Unbelievable!
Yabancılar beni şaşırtır.Foreigners astound me.
Onun hareketleri beni şaşırtıyor.His actions confuse me.
Şaşırtıcı,bugün hoş bir soğuk hava var.Wow, it's pretty cold today.
O, onların teklifine şaşırtıcı bir öneri ile karşılık verdi.He countered their proposal with a surprising suggestion.
Sorman hiç şaşırtıcı değil.It's no wonder you ask.
Alışılmış olandan farklı bir bağlamda bir şey görmek şaşırtıcı olabilir.Seeing something in a different context than the accustomed one can be surprising.
Bahçenin sanatsal güzelliği gerçekten şaşırtıcı.The artistic beauty of the garden is truly amazing.
Şaşırtıcı, değil mi?Astounding, isn't it?
Şaşırtıcı darbe maçı bitirdi.The astonishing blow finished the match.
Onun belleği beni şaşırtıyor.His memory baffles me.
Senin İngilizcenin akıcılığı şaşırtıcı.The fluency of your English is amazing.
Hapishane gardiyanının bir kadın olduğunu görmek çoğu insanı şaşırtır.It surprises most people to find out that the prison warden is a woman.
Onun mantığı şaşırtıcı netliğe sahiptir.His logic possesses astonishing clearness.
Fiyatlar şaşırtıcı şekilde düştü.Prices went to amazingly low levels.
Şaşırtıcı biçimde, şarkı söylemede iyiydi.Surprisingly, he was good at singing.
Onun aristokrat tavırları beni şaşırtıyor.His aristocratic manners amaze me.
Bu oldukça şaşırtıcı bir yerdir.This is a pretty amazing place.
Onun düğünü hakkında bir şey duymamış olman şaşırtıcı.It's surprising that you haven't heard anything about her wedding.
Tom oldukça şaşırtıcı bir kişidir.Tom is a pretty amazing person.
Tom'un başını bu kadar çok belaya sokması şaşırtıcı.It's amazing how much trouble Tom is able to get into.
Tom'un arabasını yıkamasının bu kadar çok zaman alması şaşırtıcı.It's amazing how much time it takes Tom to wash his car.