Ana içeriğe geç
Sözlük
/
çıldırmış

çıldırmış

C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"çıldırmış" kelimesinin İngilizcesi: insane, ravening, distraught. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelinsane
Genelravening
Geneldistraught

Tanım

•çıldırmak fiilinin bildirme kipi öğrenilen geçmiş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi

Diğer Dillerde

past participle of auflösen
çekim: karşılaştırma aufgelöster · üstünlük am aufgelöstesten
Das ganze Land war wahnsinnig. — Bütün ülke çıldırmıştı.
present participle of aberrer
eş: absurde, anormal, atypique, déraisonnable, extravagant, fou
Tu es fou ! — Çıldırmışsın sen!
sorrowful; grief-stricken
eş: amarrido
köken: Past participle of afligir.
¿Qué, estás loco! — Ne? Çıldırmışsın sen!
İtalyancacolpito, distrutto, folle, pazzo /kolˈpi.to/
past participle of colpire
eş: bastonato, battuto, centrato, contuso, ferito, malato
Sono fuori! — Bunlar çıldırmış!
Sono rimasto molto colpito da Tom.
past passive perfective participle of огорчи́ть (ogorčítʹ)
Они сумасшедшие! — Bunlar çıldırmış!
ماذا، أنت مجنون — Ne? Çıldırmışsın sen!
Farsçaدیوانه, مجنون /deː.waː.ˈna/
mad, insane, crazy
çekim: karşılaştırma دیوانهتَر · üstünlük دیوانهتَرین
köken: Inherited from Middle Persian [script needed] (dyw'nk' /⁠dēwānag⁠/, “demonic; crazy, insane”), from Proto-Iranian *daywánah (“demon possessed; insane, crazy”). By surface analysis, دیو (dēw /div, “demon”) + ـانه (-āna /-âne, “adjective-forming suffix”).
گلها پرپرن ای وای، یک دیوانه در باغه
Azericedəli /dæˈli/
crazy, mad
köken: Inherited from Old Anatolian Turkish دلو (delü), from Proto-Turkic *tēlbe (“mad, stupid”). Cognate with Turkish deli, Uzbek telba, Turkmen däli and telbe, Southern Altai тели (teli), Tatar тилбә (tilbä, “foolish person”), Chuvash тилӗр (tilĕr, “become enraged”) etc.
aile: dəlixana, dəlibəng
mad, crazy, insane
çekim: çoğul есалаңдар · tamlayan есалаңның
köken: From ес (es, “memory”) + алаң (alañ, “unrest”).
Özbekçejinni
past participle of storen
çekim: karşılaştırma gestoorder · üstünlük gestoordst
aile: contactgestoord, knettergestoord
Wat, Je bent gek! — Ne? Çıldırmışsın sen!
shaken, stunned, dazed · confused · upset, perturbed, unsettled
köken: From abalar.
Todo o país enlouqueceu. — Bütün ülke çıldırmıştı.
που έχει χάσει τα λογικά, τη διανοητική και ψυχική του ισορροπία
eş: τρελός, παρανοϊκός, ψυχασθενής
Είναι τρελοί! — Bunlar çıldırmış!
Japonca気が狂った, 狂しい, 頭がおかしい /kɯ̟ɾɯ̟o̞ɕiː/
alternative form of 狂おしい
文化大革命のマイナス面を — Bütün ülke çıldırmıştı.
나라 전체가 엉망이었죠 — Bütün ülke çıldırmıştı.
past participle of förkrossa
çekim: karşılaştırma mer förkrossad · üstünlük mest förkrossad
Vad Du är galen! — Ne? Çıldırmışsın sen!
Han blev förkrossad när han inte fick sitt drömjobb.
Det offer du begär är ett förkrossat hjärta, en krossad och nedbruten människa förkastar du inte, o Gud.
Varifrån talar vi, när vi ber? Från vårt högmods och vår egenviljas höjd, eller ur ett ödmjukt och förkrossat hjärtas "djup"?
loony, nuts, out there, wacky
çekim: karşılaştırma bardziej jebnięty · üstünlük najbardziej jebnięty
eş: walnięty, stuknięty, szurnięty, ciulnięty, pojebany
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₃yebʰ-der. Proto-Indo-European *h₃yébʰeti Proto-Balto-Slavic *jebtei Proto-Slavic *jetì Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *-eh₂yéti Proto-Balto-Slavic *-ā́ˀtei Proto-Slavic *-ati Proto-Slavic *jebàti Polish jebać Proto-Indo-European *-né-der. Proto-Slavic *-nǫti Polish -nąć Polish jebnąć…
Cały kraj oszalał. — Bütün ülke çıldırmıştı.
Я була божевільною, коли вирішила її розпочати. — Buna başalama kararı aldığımda çıldırmış olmalıyım.
obsessed · crazy, insane, mad
çekim: çoğul दीवाने
köken: Borrowed from Classical Persian دیوَانَه (dēwāna), from Middle Persian [script needed] (dyw'nk' /⁠dēwānag⁠/, “demonic; crazy, insane”). Compare Assamese দিৱানা (diwana), Bengali দেওয়ানা (deōẇana), Gujarati દીવાનું (dīvānũ), Marathi दिवाणे (divāṇe), Punjabi ਦਿਵਾਨਾ (divānā), ਦੀਵਾਨਾ (dīvānā).
मेरा दिल तेरे लिए दीवाना हो गया है।
जीने दो ज़ालिम बनाओ ना दीवाना
यह दिल दीवाना दीवाना है यह दिल yah dil dīvānā
crazy, mad, insane, lunatic
çekim: karşılaştırma hullumpi · üstünlük hulluin
köken: From Proto-Finnic *hullu.
aile: hullaantua, hulluilla, hullulla on halvat huvit, hullusti, hullutella, hullutus, hulluus, tulla hulluksi, filmihullu, hevoshullu
Tom on tullut hulluksi. — Tom çıldırmıştı.
Keitä munaa, et saa lientä; neuvo hullua, et saa mieltä.
Olen elokuvahullu.
Çekçešílený /ˈʃiːlɛniː/
mad, insane
çekim: karşılaştırma šílenější · üstünlük nejšílenější
eş: bláznivý, hrozný, děsný, strašný, značný, významný
köken: From šílet + -ený.
aile: nemoc šílených krav, šílenec, šílenost, šílenství, šílený vědec
Cože, ty ses zbláznil! — Ne? Çıldırmışsın sen!
lunatic
köken: Borrowed from French aliéné, from Latin alienatus.
Toată țara "înnebunise". — Bütün ülke çıldırmıştı.
crazy · silly, foolish
çekim: karşılaştırma bolondabb · üstünlük legbolondabb
köken: Borrowed from a Slavic language. Compare Polish błąd (“mistake”), Russian блуд (blud, “fornication”), from Proto-Slavic *blǫdъ. Compare also unrelated German blöd.
aile: bolondéria, bolondít, bolondos, bolondozik, bolondság, bolondul, bolondgomba, bolond lyukból bolond szél fúj
Az egész ország megőrült. — Bütün ülke çıldırmıştı.
İbraniceבלתי־שפוי
כל המדינה השתגעה. — Bütün ülke çıldırmıştı.
past participle of knuse
Var de også skøre, og vidste vi det ikke? — Onlar çıldırmıştılardı da, biz bunu bilmiyor muyduk?
Norveççesinnsyk
Agrippa var rasende og hans sinne bøtela de lokale med 100 000 drakmer. — Agrippa çıldırmıştı ve öfkesi o bölgenin yerlilerine 100,000 drahmi ceza olarak döndü.
Endonezceedan, gila, sinting /ˈedan/
crazy, mad · insane. · frantic, wild.
çekim: karşılaştırma lebih edan · üstünlük paling edan
köken: Inherited from Malay edan (“crazy”), from Javanese édan (“crazy, mad; wild”).
aile: edan-edanan, keedanan, seedan, edan eling, edan kasmaran, edan turun
Seluruh negara menjadi kacau. — Bütün ülke çıldırmıştı.

Örnek Cümleler

O çıldırmış.
That is insane.
Tom çıldırmıştı.
Tom was distraught.
Bunlar çıldırmış!
They're crazy!
Sami çıldırmıştır.
Sami is insane.
Dünya çıldırmış mı?
Has the world gone mad?
Tamamen çıldırmışım.
I'm completely crazy.
Çıldırmış olmalıyım.
I must be out of my mind.
Ne? Çıldırmışsın sen!
What, you're crazy!
Tom çıldırmış olmalı.
Tom must be crazy.
Tom ve Mary çıldırmış.
Tom and Mary are mad.
Tom çıldırmış olabilir.
Tom may be mad.
Bütün ülke çıldırmıştı.
The whole country went mad.
çıldırmış ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod