relentless
/ɹɪˈlɛntləs/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"relentless" kelimesinin Türkçesi: şefkatsiz, insafsızlık., yumuşamak bilmez, amansız. relentlessly merhametsizce. relentlessness merhametsizlik. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelşefkatsiz
Genelinsafsızlık.
Genelyumuşamak bilmez
Genelamansız. relentlessly merhametsizce. relentlessness merhametsizlik
Tanım
•never-ceasing
Diğer Dillerde
Almancaunablässig, unbarmherzig, unerbittlich, unermüdlich, unnachgiebig, unnachsichtig
Fransızcaimpitoyable, implacable, tenace
İspanyolcano relenteciente
İtalyancaimplacabile
Rusçaбезжа́лостный, беспоща́дный, неослабева́ющий, непрекло́нный, неумоли́мый, упо́рный
Arapçaعَدِيم الشَّفَقَة, قَاسٍ
Felemenkçemeedogenloos, voortdurend
Portekizceimplacável, inexorável
Ukraynacaбезжа́лісний, безжа́льний, невпи́нний
Çekçenekonečný, nelítostný, nemilosrdný, neochabujicí, nepolevující, nepřetržitý
Rumencesever
Latinceinexōrābilis
Norveççenådeløs
Bulgarcaнеотсла́бващ, непрекло́нен, неумоли́м
Katalancainexorable
Galiçyacadesapiadado, implacábel, incesante, inexorábel
İrlandacagan staonadh, síorleanúnach
Gürcüceდაუღალავი, დაუცხრომელი, ულმობელი
Etimoloji
Etymology tree English relent Proto-Indo-European *lewh₁- Proto-Indo-European *lewHs-der. Proto-Germanic *leusaną Proto-Germanic *lausaz Proto-Germanic *-lausaz Proto-West Germanic *-laus Old English -lēas Middle English -les English -less English relentless From relent + -less.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
unappeasable
unrelenting
Örnek Cümleler
Onlar acımasızlar.
They're relentless.
Yağmur bütün gün durmadan yağdı.
The rain fell relentlessly all day long.
Bu, sabit, tutarlı ve süreklidir.
It's constant, it's consistent, and it's relentless.
Yaptıkları iş nedeniyle takıntılı ve acımasızdırlar.
They're just relentless and obsessive about what they do.
Boş yere bana düşman olanlar bir kuş gibi avladılar beni.
They have chased me relentlessly like a bird, those who are my enemies without cause.
Şimdi ise acımasızca ilerliyorlar Dunedain'in kuzey köyleri.
Even now they move relentlessly toward the northernmost villages of the Dúnedain.
Kaizen faaliyetlerini yürütmek için yumuşamadan gayret sarf edin.
Relentlessly strive to conduct kaizen activities.
Mensur tevhidler genellikle ağır ve tumturaklı bir dille yazılmıştır.
Harsh and relentless, a tough but worthy read."
O rüya görüntülerinde, aklıma acımasızca giren... ezici bir şey vardı.
There was something overpowering in these dream images that bored relentlessly into my mind.
(Şeytanların) dostlarına gelince, şeytanlar onları azgınlığa sürüklerler.
but the followers of devils are led relentlessly into error by them.
Her konuda çok istekli olan Manuel bildiği çok az İngilizceden gurur duyar.
He is relentlessly enthusiastic and is proud of what little English he knows.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.
In one, I was the classic Asian student, relentless in the demands that I made on myself.