grudge

/ɡɹʌdʒ/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"grudge" kelimesinin Türkçesi: kin, istememek, haset, kıskanmak, kin. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkin
Genelistememek
Genelhaset
Genelkıskanmak
Genelkin
Genelhınç
Genelçok görmek
Geneldiş bileme. to carry (bear
Genelhave) a grudge (against) kin beslemek. grudgingly istemeyerek
Genelkıyamayarak .
Genelisteksizce vermek
Geneldiş bilemek

Görsel

Renkli Avokadolu Kinoalı Sağlıklı Buddha Bowl Tarifi ve SunumuThe Little King Sandwich Shop Vintage Logosu ve 1967den Beri Süren LezzetYumurtalı Kinoa Salatası: Besleyici ve Lezzetli Bir Kase Dengeli BeslenmeAvokadolu Kinoalı Buddha Kase: Besleyici ve Lezzetli Sağlıklı Öğün Fikri

Tanım

•a resentment strong enough to justify retaliation
•accept or admit unwillingly

Atasözü & Deyim

“Kılıç kınını kesmez”

Diğer Dillerde

Fransızcarancune
İspanyolcadiñar de mala gana, manía, ojeriza, rencor
Rusçaжа́дничать, жале́ть, зло́ба, неприя́знь, оби́да
Arapçaبُغْض, ضَغِينَة
Portekizcerancor, ressentimento
Japonca恨み
İsveççeagg
Lehçeuraza
Hintçeडाह
Fincekauna, närä
Çekçeaverze, nevraživost, zášť, zdráhat
Macarcaellenérzés, ellenszenv, harag, irigyel, neheztelés, sajnál
Dancaikke unde, misunde, nag, uvilje
Bulgarcaнедоволство, неприязън, свиди ми се
Litvancapagieža
Estoncavimm
Katalancarancúnia, recar
Galiçyacaxenreira
İrlandacafala, olc
Arnavutçamëllë
Tagalogcahinanakit
Malaycadendam

Kelime Ailesi

begrudge
grudgement
grudger
grudgery
grudgingly
misgrudge

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Kin beslemem.
I don't hold grudges.
Tom kin tutmaz.
Tom doesn't hold a grudge.
Tom kin tutuyor olabilir.
Tom might be holding a grudge.
Sana karşı kin tutmuyorum.
I don't hold a grudge against you.
Sana karşı bir garezim yok.
I don't hold a grudge against you.
Tanrım, sende deve kini var.
Aigoo, you have a grudge.
Onun size karşı bir kini var.
He has a grudge against you.
Tom kesinlikle kin tutabilir.
Tom sure can hold a grudge.
Lisa Stan'a karşı kin taşıyor.
Lisa bears a grudge against Stan.
Lisa Stan'a karşı kin besliyor.
Lisa holds a grudge against Stan.
O bana karşı bir kin besliyordu.
He bore a grudge against me.
Patronumun kini olduğu kişi benim.
The person my boss has a grudge against is me.