foreign
/ˈfɒɹən/2 hece
A2 seviye
EN → TR
"foreign" kelimesinin Türkçesi: yabancılık, münasebetsizlik., uygunsuzluk, dış, ecnebi. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyabancılık
Genelmünasebetsizlik.
Geneluygunsuzluk
Geneldış
Genelecnebi
Genelharici
Genelyabancı
Genelyabancı
Genelecnebi. foreignness ecnebilik
Genelilgisi olmayan. foreign accent yabancı aksanı. foreign affairs dışışleri. foreign-born ikamet ettiği memleketten başka bir memlekette doğmuş. foreign exchange döviz
Geneldöviz alım satımı. foreign minister dış işleri bakanı. foreign office dışişleri bakanlığı. foreign to one' nature kendi tabiatına aykırı. foreign trade dış ticaret. foreigner yabancı
Tanım
•not belonging to that in which it is contained; introduced from an outside source
Diğer Dillerde
Almancaausländisch, fremd
Fransızcaétranger, étrangère
İtalyancastraniera, straniero
Rusçaвне́шний, заграни́чный, зарубе́жный, инозе́мный, иноро́дный, иностра́нный
Arapçaأَجْنَبِيّ, غَرِيب
Azericeəcnəbi, xarici
Kazakçaшетелдік
Özbekçebegona, chet, xorijiy
Felemenkçeallochtoon, buitenlands, vreemd, vreemd (aan)
Portekizceestrangeiro, estranho
Yunancaαλλοδαπός, αλλοεθνής, ξένος
Japonca外国の, 外来の
Korece다른 나라의, 외국(外國)의, 외래(外來)의
İsveççefrämmande, utländsk
Ukraynacaзакордо́нний, зарубі́жний, зо́внішній, інозе́мний, чужи́й
Çekçecizí, zahraniční
Rumencestrăin
Macarcakülföldi
İbraniceזר, זָר
Dancafremmed, fremmedartet, udenlandsk, udlænding
Norveççeutenlandsk
Endonezceasing, luar negeri
Kelime Ailesi
antiforeign
chamber foreign
doctrine of foreign equivalents
foreign accent syndrome
foreign affairs
foreign agent
foreign aid
foreign body
foreign correspondent
foreign country
foreign currency
foreign debt
foreign devil
foreign direct investment
foreign exchange
foreign exchange certificate
foreign exchange market
foreign exchange risk
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Sonraki yıl
from the Greek'xenos' for foreigner, stranger, strange.
Yabancı üye
Foreign members of the Royal Society (ForMemRS)
Dış politika
Foreign policy
Dış ilişkiler
Foreign relations
Onlar yabancı.
They're foreigners.
O bir yabancı.
He's a foreigner.
SESSİZLİK! ...
[PRlEST: "BE QUlET!"] [Speaking Foreign Chants]
Diğer tepkiler
Foreign reactions
Yabancı Üyeler
Foreign Members (ForMemRS)
Yabancı diller
Foreign languages
Yabancı üyelik
Foreign membership
Ben yabancıyım.
I am a foreigner.
İlgili / Bileşik Terimler
Geneldöviz
Genelyabancı dil
Geneluluslararası döviz piyasası
Geneluluslararası döviz piyasası
Genelyurtdışı istihbarat servisi
Geneldış istihbarat servisi
Genelyabancı anahtar
Genelyabancı dil
Geneldış işleri bakanı
Geneldış siyaset
Geneldış politika