avoid
/əˈvɔɪd/2 hece
verb
A2 seviye
EN → TR
"avoid" kelimesinin Türkçesi: kaçınmak, sakınmak, çekinmek, kaçınmak, feshetmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkaçınmakverb
Genelsakınmak
Genelçekinmek
Genelkaçınmak
Genelfeshetmek
Genelsakınılır
Geneliçtinap
Genelkaçınmak
Genelkaçınmak
Genel(huk.) iptal.
Geneliçtinap olunur
Genelbertaraf edilir
Genelfesholunur avoidance sakınma
Geneluzak durmak
Genel(huk.) bertaraf etmek
Geneliçtinap etmek
Geneliptal etmek. avoidable kaçınılır
Tanım
•declare invalid
Diğer Dillerde
İtalyancaevitare, schivare
Rusçaаннули́ровать, избега́ть, избежа́ть, отмени́ть, отменя́ть, уклони́ться
Arapçaتَجَنَّبَ
Farsçaپرهیزیدن
Azericesaqınmaq
Kazakçaаулақ болу, жалтару, жоламау
Felemenkçevermijden
Yunancaαποφεύγω
İsveççeundvika
Ukraynacaуника́ти, уни́кнути, ухили́тися, ухиля́тися
Hintçeटालना
Norveççeunngå
Vietnamcané, tránh, tránh xa
Bulgarcaанулирам, отбягвам, отменям, страня от
Slovakçavyhnúť sa pf vyhýbať sa
Taycaหลีกเลี่ยง
Etimoloji
From Middle English avoiden, from Anglo-Norman avoider, Old French esvuidier (“to empty out”), from es- + vuidier, from Vulgar Latin *vocitāre < Vulgar Latin *vocitum, ultimately related to Latin vacuus. Displaced native Old English forbūgan (literally “to bend away from”).
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
O önlenebilir.
That's avoidable.
Bu kaçınılamaz.
This can't be avoided.
Çiğ et alırlar.
Try to avoid red meat.
-Albert Einstein
It should transcend personal God and avoid dogma and theology - Albert Einstein
O benden sakınır.
She avoids me.
Sorumu savuşturma.
Don't avoid my question.
O, yemden kaçındı.
He avoided the bait.
Bazen kaçınılamaz.
Sometimes it can't be avoided.
Gözlerini kaçırdı.
He avoided her eyes.
Ondan kaçınıyoruz.
We're avoiding him.
Bunu önleyemezsin.
You can't avoid it.
O, sorudan kaçındı.
He avoided the question.